KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2015/10038 E., 2018/9423 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Nisan 2018
- Dava türü
- TENKİS
Karar Metni
388 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen tenkis davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı tarafından yasal süre içerisinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 24.04.2018 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı vekili Avukat ... ile temyiz edilen davacı vekili Avukat ... geldiler, duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi ...'in tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
-KARAR-
Dava, tenkis isteğine ilişkindir.
Davacı, murisleri ... ve ...'ın düzenleme şeklindeki vasiyetnameleri ile ...'taki paralarını Türk EğitimVakfı'na vasiyet ettiklerini; ayrıca, yarı yarıya maliki oldukları 1308 sayılı parseldeki 1 nolu meskenin çıplak mülkiyetini ...'na koşulsuz hibe suretiyle devrettiklerini ileri sürerek tenkis isteğinde bulunmuştur.
Davalı Vakıf, hak düşürücü sürenin geçtiğini, ayrıca saklı payı zedeleme kastının da bulunmadığını belirtip davanın reddini savunmuştur.
Davanın kısmen kabulüne ilişkin mahkeme kararı Dairece araştırma noksanlığından bozulmuş; mahkemece, bozmaya uyularak tamamlanan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ne var ki, bozmaya uyulduğu halde bozma gereklerinin yerine getirildiğini söyleyebilmek mümkün değildir.
Somut olayda, bilirkişi raporlarının hükme yeterli bulunmadığı Daire bozma ilamında vurgulanmasına rağmen; bozma sonrasında, yeterli görülmeyen bilirkişi raporları üzerinden hesap bilirkişilerine düzenlettirilen raporlar esas alınarak hüküm kurulmuştur.
Diğer taraftan, hükmün kuruluşu bakımından infaza elverişli bulunmadığı görülmektedir. Hemen belirtilmelidir ki, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 297. maddesi uyarınca kararın gerekçesi ile birlikte (tam olarak) yazılması ve hüküm sonucunun 294. maddede öngörülen şekilde tefhim etmesi asıldır. Hükmün sonuç bölümünde de, istek sonuçlarından her biri hakkında taraflara yüklenen borç ve hakların birer birer açıkça, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak biçimde yazılması zorunludur.
Hal böyle olunca; konusunda uzman hukukçu bilirkişilerden oluşacak heyetten bozma ilamında açıklanan ilkeler çerçevesinde tenkis yönünden; hesap bilirkişilerinden de uyarlama yönünden raporlar alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bozma gerekleri yerine getirilmeksizin yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru olmadığı gibi; kabule göre de, hükmün infazda şüphe ve tereddüt uyandıracak biçimde yazılması isabetsizdir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2015/10038, K. 2018/9423, 24 Nisan 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama