İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2015/3290 K.2017/5756

Taraflar arasında birleştirilerek görülen el atmanın önlenmesi ve yıkım davası sonunda, yerel mahkemece asıl davanın kabulüne, birleştirilen davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar asıl davada davalı vekili, birleştirilen davada davacı vekili…

Esas2015/3290Karar2017/5756Tarih25 Ekim 2017Okuma4 dk · 737 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2015/3290 E., 2017/5756 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
25 Ekim 2017
Dava türü
ELATMANIN ÖNLENMESİ-YIKIM
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

737 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında birleştirilerek görülen el atmanın önlenmesi ve yıkım davası sonunda, yerel mahkemece asıl davanın kabulüne, birleştirilen davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar asıl davada davalı vekili, birleştirilen davada davacı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'un raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.

-KARAR-

Davacı, maliki olduğu 15 parsel sayılı taşınmaza, davalının taşkın şekilde ek fabrika binası duvar yapmak ve tel örgü çekmek suretiyle el attığını, ayrıca inşaatın imar mevzuatına ve komşuluk hukukuna aykrı şekilde yapılması nedeniyle mevcut enerji hatlarının yıkılması tehlikesi oluşturduğunu ileri sürerek, el atmasının önlenmesi, yıkım ve tehlikenin giderilmesi isteklerinde bulunmuştur.

Davalı, davanın reddini savunmuş, birleştirilen davasında ise davacının kaçak hafriyat yaptırması sonucunda zeminin 11 metre altına inerek sınırı ortadan kaldırmak ve kot farkı oluşturmak suretiyle tehlike yarattığını ve sınırda fiili tecavüzünün de bulunduğunu belirterek el atmanın önlenmesini ve tehlikenin istinat duvarı yapılarak ortadan kaldırılmasını istemiştir.

Mahkemece, asıl ve birleştirilen davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar, Dairece; ‘... Her iki haksız eylem nedeniyle dava kabul edilerek el atmanın önlenmesine, davalının taşkın yapısının yıkılmasına karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur. Tarafların bu yöne değinen temyiz itirazları yerinde değildir, reddine. Ancak davalının, davacı yapısı yönünden yıkım isteği olmadığı halde yıkım kararı verilmesi doğru değildir.

Öte yandan, birleştirilen davada komşuluk hukuku yönünden çekişmenin giderilmesi isteği bulunduğu halde bu konuda da olumlu olumsuz bir karar verilmemiş olması da isabetsizdir. Hal böyle olunca.

15 parsel sayılı taşınmazın maliki tarafından yapılan hafriyat nedeniyle karşı davacının 1 nolu parseldeki binasının temellerinin açığa çıkıp çıkmadığı, açığa çıkmışsa bir tehlike oluşturup oluşturmadığı, tehlike var ise hangi önlem veya önlemlerle giderilebileceği konularında yerinde keşif yapılarak yukarıdaki ilke ve olgular doğrultusunda uzman bilirkişilerden denetime elverişli rapor ve kroki alınması sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekir.’gerekçesiyle bozulmuş, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda asıl davanın kabulüne, birleştirilen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Duruşmanın bittiği bildirildikten sonra hakimin, 6100 sayılı HMK' nın 298. (1086 sayılı HUMK' nun 388.) maddesi uyarınca kararı gerekçesi ile birlikte tam olarak yazması ve hüküm sonucunu 6100 sayılı HMK' Nın 297/2. (1086 sayılı HUMK'nun 389.) maddesinde öngörülen biçimde tefhim etmesi asıldır. Ne var ki, uygulamada 1086 sayılı HUMK''nun 381.maddesinin son fıkrasının 6100 sayılı HMK' Nın 294.maddesinin getirdiği imkândan faydalanarak bazı zorunlu nedenlerle sadece hükmün sonucu tutanağı geçirilip tefhim edilmekte, gerekçeli karar daha sonra yazılmaktadır.

İşte bu gibi hallerde, tarafların hak ve yükümlülüklerini açıkça gösteren tefhim ile aleniyet ve hukuki varlık kazanan kısa karara daha sonra yazılan gerekçeli kararın uygun olması zorunludur. Esasen kısa kararı yazıp, tefhim etmekle davadan elini çekmiş olan hakimin artık bu kararını değiştirmesine yasal olanak yoktur.

Öte yandan, kısa kararla gerekçeli kararın çelişkili olması, yargılamanın aleniyeti, kararların alenen tefhim edilmesine ilişkin Anayasanın l4l. maddesi ile HMK’nın yukarıda değinilen buyurucu nitelikteki maddelerine de aykırı bir durum oluşturur. Ayrıca anılan husus kamu düzeni ile ilgili olup, gözetilmesi yasa ile hakime yükletilmiş bir ödevdir.

Aksine düşünce ve uygulama yargının,hakimin ve kararlarının her türlü düşünceden uzak, saygın ve güvenilir olması ilkesi ile de bağdaşmaz.

Somut olayda, mahkemece, kurulan kısa kararın 3. fıkrasında, “...15 nolu parsel malikinin kuzey sınırında yol kotunu muhafaza etmek için yaptığı istinat duvarının komşu parsel sınırında da kazı zemininde teşkil ettiği 1.50 m’lik ihata duvarını içine alacak şekilde statik ve betonarme projeye göre boyutlandırıp istinat peredesini yaptırılarak önlem alınmasına, bilirkişiler ..., ... tarafından tanzim olunan 6.1.2005 tarihli rapor ve krokinin kararın eki sayılmasına” karar verilmiştir.

Gerekçeli kararda ise 6100 sayılı HMK’nun 26.(HUMK’ nun 74.) maddesi hükmü göz ardı edilerek istek dışına da çıkılmak suretiyle "...15 nolu parsel malikinin kuzey sınırında yol kotunu muhafaza etmek için yaptığı istinat duvarının komşu parsel sınırında da kazı zemininde teşkil ettiği 1.50 m’lik ihata duvarını içine alacak şekilde statik ve betonarme projeye göre boyutlandırıp istinat peredesini yaptırılarak önlem alınmasına, bilirkişiler ..., .... tarafından tanzim olunan 6.1.2005 tarihli rapor ve krokinin kararın eki sayılmasına,

ayrıca duvar örmek suretiyle 7.03m’ tecavüz ettiğinden müdahalenin men’ine ve tecavüzlü duvarın kaldırılmasına “ denilmek denilmek suretiyle kısa kararla gerekçeli karar arasında çelişki yaratılmıştır.

SONUÇ / HÜKÜM

10.04.1992 tarihli 1991/7-1992/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu kararı ile kısa kararla gerekçeli kararın çelişkili bulunmasının bozma nedeni oluşturacağı;bozmadan sonra yerel mahkemenin önceki kısa kararla bağlı olmaksızın çelişkiyi kaldırmak kaydı ile karar verebileceği öngörülmüştür. Değinilen ilke ve yasa hükümleri gözardı edilerek kısa karara çelişkili olarak gerekçeli karar yazılması doğru değildir. Anılan gerekçe ile (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 25.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2015/3290, K. 2017/5756, 25 Ekim 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2015/3290
Karar No
2017/5756
Tarih
25 Ekim 2017

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2015/3301 K.2017/5745
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2015/3303 K.2017/5733
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2015/3317 K.2017/5797
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2015/3321 K.2017/5787
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2015/3327 K.2017/5793
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2015/3333 K.2017/5791

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.