KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2015/6845 E., 2018/344 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Ocak 2018
- Dava türü
- ELATMANIN ÖNLENMESİ - ECRİMİSİL - TAZMİNAT
Karar Metni
387 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen el atmanın önlenmesi, ecrimisil ve tazminat davası sonunda, yerel mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davacı ... vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...’un raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, çaplı taşınmaza el atmanın önlenmesi, ecrimisil ve tazminat isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, davacıların aktif husumet ehliyetlerinin bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Hemen belirtilmelidir ki; iddianın içeriği ve ileri sürülüş biçiminden, davanın taşınmaz malın aynına yönelik olduğu ve konusunu oluşturan hakkın para ile değerlendirilmesinin mümkün bulunduğu; böyle bir davada, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 120/1. (1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 413.) ve 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 16. maddeleri uyarınca dava değerinin ve buna göre alınacak harcın, el atılan yerin değeri ile talep edilen ecrimisil toplamından ibaret olacağı kuşkusuzdur (4.3.1953 tarihli ve 10/2 sayılı İBK).
Dosya içeriği ve toplanan delillerden, davanın, hükmedilmesi istenen 5.000,00.-TL ecrimisil ve 5.000,00 TL tazminat miktarı üzerinden harç ödenmek suretiyle açıldığı, el atmanın önlenmesi yönünden dava değeri belirtilmediği gibi, harç da yatırılmadığı, yargılama sırasında da bu yönden harç ikmali yapılmadığı anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere, 492 sayılı Harçlar Kanunu, harcın alınmasını veya tamamlanmasını tarafların isteklerine bırakmayıp, anılan hususun mahkemece kendiliğinden gözetileceğini düzenlemiş ve buyurucu nitelikteki 32. maddesinde yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemlerin yapılamayacağını öngörmüştür.
Hâl böyle olunca, öncelikle davada ileri sürülen isteklerden el atmanın önlenmesi isteği ile ilgili olarak keşfen saptanan ya da saptanacak dava değeri üzerinden peşin harcın alınması, bu zorunluluk yerine getirildiği takdirde davaya devam edilmesi gerekir, anılan hususun gözardı edilmesi doğru değildir.
Kabule göre de, çekişmeli taşınmaz davacılardan ... ve dava dışı kişiler adına elbirliği mülkiyetine tabi olup, TMK’nın 702/4. maddesi uyarınca ortaklardan her biri topluluğa giren hakların korunmasını sağlayabilir ve bu korumadan bütün ortaklar yararlanır. Çekişmeli taşınmazda elbirliği halinde malik olan davacıların haksız eylem niteliğindeki el atmanın önlenmesi davasını tek başına açabileceğinde kuşku yoktur. Mahkemece, davacıların aktif husumet ehliyetlerinin bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddedilmesinin doğru olduğu söylenemez.
Hâl böyle olunca, öncelikle harcın tamamlanması, harç tamamlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2015/6845, K. 2018/344, 17 Ocak 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama