İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2016/17176 K.2020/1653

Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil, tenkis, bedel davası sonunda, yerel mahkemece 14 ve 2 parsel sayılı taşınmazlar yönünden davanın reddine, 59 ve 5 parsel sayılı taşınmazlar yönünden davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davacılar…

Esas2016/17176Karar2020/1653Tarih9 Mart 2020Okuma6 dk · 1.137 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2016/17176 E., 2020/1653 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
9 Mart 2020
Dava türü
TAPU İPTALİ VE TESCİL-TENKİS
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.137 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil, tenkis, bedel davası sonunda, yerel mahkemece 14 ve 2 parsel sayılı taşınmazlar yönünden davanın reddine, 59 ve 5 parsel sayılı taşınmazlar yönünden davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davacılar vekili ile davalılar ... ve Ayhan tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...’un raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;

-KARAR-

Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tenkis ve bedel isteğine ilişkindir.

Davacılar, mirasbırakan babaları ...’in maliki olduğu 455 (yeni 119 ada 14 parsel), 389 (yeni 59) parsel sayılı taşınmazları davalı ikinci eşi ...’ya, 441 (yeni 5 parsel) sayılı taşınmazdaki paylarını davalı oğlu Ayhan’a, 388 (yeni 2 parsel) sayılı taşınmazı davalı oğlu ...’a satış suretiyle devrettiğini, temliklerin mirasçılardan mal kaçırmak amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile miras payları oranında adlarına tesciline, olmadığı takdirde tenkise karar verilmesini istemişler,

dava tarihinden önce 14 parsel sayılı taşınmazın ...’a devredilmiş olması nedeniyle 13.04.2012 tarihli dilekçe ile anılan kişinin davaya dahil edilerek, 14 parsel sayılı taşınmaz yönünden tapu iptali ve tescil ile olmadığı takdirde miras paylarına isabet eden değerin tahsilini istemişlerdir.

Davalı ..., babasından kalan miras haklarını satarak 59 ve 2 parsel sayılı taşınmazları ...’den satın aldığını fakat taşınmazların eşi Sabri adına tescilinin yapıldığını, taşınmazların gerçek maliki olduğu için Sabri tarafından kendisine devredildiğini, bir dönem mirasbırakanın rahatsızlıkları nedeniyle çalışamadığını, tüm bakım ve sağlık giderlerinin kendisi tarafından karşılanması nedeniyle mirasbırakan tarafından 455 parsel sayılı taşınmazın kendisine devredildiğini, 59, 2 ve 455 parsel sayılı taşınmazları 4 yıl önce Saliha Bal’a sattığını, Saliha’nın satış bedelinin tamamını ödeyemediği için taşınmazları iade ettiğini,

maddi sıkıntılar nedeniyle 455 parsel sayılı taşınmazı ...’a sattığını, mirasbırakanın ağır rahatsızlıklarının olması, kendisinin de yaşlanması nedeniyle 2 parsel sayılı taşınmazı muris ve kendisine bakması karşılığında oğlu Yusuf’a sattığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

Davalı ..., mirasbırakanın minnet duygusu ile hareket ettiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

Davalı ..., taşınmazı tapu kaydına güvenerek 110.000 TL bedelle satın aldığını, satış bedelinin 5.000 TL’sini elden nakit olarak, 56.000 TL'sini banka havalesi ile ödediğini, 49.000 TL için ise 06.04.2011 vade tarihli çek verdiğini ve çek bedelinin ödendiğini, taşınmazı imar ve ihya ettiğini, iyi niyetli olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, 14 ve 2 parsel sayılı taşınmazlar yönünden temliklerin muvazaalı olduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine, 59 ve 5 parsel sayılı taşınmazlar yönünden iddiaların ispatlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Dosya içeriği ve toplanan delillerden. 1934 doğumlu mirasbırakan ...’in 10.10.2010 tarihinde ölümü ile geride mirasçı ilk eşinden olma davacı çocukları ...,..,..,...,.. ile davalılar ikinci eşi ... ve ...’dan olma çocukları ...ve ... ile ...’dan olma dava dışı çocukları ...ve ...’nin kaldığı,

mirasbırakan ...’in 388 (yeni 2), 389 (yeni 59) parsel sayılı taşınmazlarını 25.08.1997 tarihinde, 455 ( yeni 14 ) parsel sayılı taşınmazını 26.02.2001 tarihinde ikinci eşi olan davalı ...’ya, 5 parsel sayılı taşınmazdaki 3/20 payını 20.08.2009 tarihinde davalı ...’a satış suretiyle temlik ettiği, ...’nın mirasbırakandan temlik aldığı 455(yeni 14), 388(yeni 2), 389 (yeni 59) parsel sayılı taşınmazları 19.10.2006 tarihinde dava dışı Saliha Bal’a devrettiği, Saliha’nın da 10.08.2009 tarihinde 388 (yeni 2 ) parsel sayılı taşınmazı davalı ...’a,

455 (yeni 14) ve 389 (yeni 59) parsel sayılı taşınmazları davalı ...’ya satış suretiyle temlik ettiği, ...’nın temlik aldığı 455 ( yeni 14) parsel sayılı taşınmazı 27.10.2010 tarihinde dahili davalı ...’a satış yoluyla devrettiği anlaşılmaktadır.

Bilindiği üzere; muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı uyuşmazlıkların sağlıklı, adil ve doğru bir çözüme ulaştırılabilmesi davalıya yapılan temlikin gerçek yönünün, diğer bir söyleyişle mirasbırakanın asıl irade ve amacının duraksamaya yer bırakmayacak biçimde ortaya çıkarılmasına bağlıdır.

Bir iç sorun olan ve gizlenen gerçek irade ve amacın tespiti ve aydınlığa kavuşturulması genellikle zor olduğundan bu yöndeki delillerin eksiksiz toplanılması yanında birlikte ve doğru şekilde değerlendirilmesi de büyük önem taşımaktadır.

Bunun için de ülke ve yörenin gelenek ve görenekleri, toplumsal eğilimleri, olayların olağan akışı, mirasbırakanın sözleşmeyi yapmakta haklı ve makul bir nedeninin bulunup bulunmadığı, davalı yanın alış gücünün olup olmadığı, satış bedeli ile sözleşme tarihindeki gerçek değer arasındaki fark, taraflar ile mirasbırakan arasındaki beşeri ilişki gibi olgulardan yararlanılmasında zorunluluk vardır.

Ölünceye kadar bakıp gözetme karşılığı yapılan temlikin muvazaa ile illetli olup olmadığının belirlenebilmesinde de, sözleşme tarihinde murisin yaşı, fiziki ve genel sağlık durumu, aile koşulları ve ilişkileri, elinde bulunan mal varlığının miktarı, temlik edilen malın tüm mamelekine oranı, bunun makul karşılanabilecek bir sınırda kalıp kalmadığı gibi bilgi ve olguların göz önünde tutulması gerekir.

Öte yandan; bedeli mirasbırakan tarafından ödenerek "gizli bağış" şeklinde gerçekleştirilen işlemler hakkında 01.04.1974 tarih 1/2 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının uygulama yeri bulunmadığı, koşullarının oluşması halinde tenkis yönünden değerlendirme yapılabileceği yargısal uygulama ile kararlılık kazanmıştır.

Hemen belirtilmelidir ki; mahkemece, çekişme konusu taşınmazlardan 441 (yeni 5) parsel sayılı taşınmazdaki payların davalı ...’a ve 389 (yeni 59) parsel sayılı taşınmazın davalı ...’ya temlikinin mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu saptanarak, bu parseller yönünden davanın kabul edilmesinde kural olarak bir isabetsizlik yoktur. Davalıların yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün bu yönüyle ONANMASINA,

Davacıların temyiz itirazlarına gelince;

Bilindiği üzere, tapu iptal tescil davalarının kayıt maliki ya da malikleri aleyhine açılması zorunludur. Öte yandan, 6100 sayılı HMK'da davaya dahil (dahili davalı – dahili davacı) diye bir müessese bulunmayıp, ıslah suretiyle dahi tarafın değiştirilemeyeceği genel usul kuralıdır. Bir başka anlatımla zorunlu dava arkadaşlığı hariç bir kimseye dahili dava yoluyla taraf sıfatı verilmesi olanaksızdır. Davada taraf olmayan kimse veya kişi hakkında hüküm kurulamaz. (HUMK. 388, 389 md, HMK. 297. md. )

Somut olaya gelindiğinde, çekişme konusu 455(yeni 14) parsel sayılı taşınmazın mirasbırakan tarafından davalı ikinci eşi ...’ya, ...’dan dava dışı Saliha Bal’a, Saliha tarafından tekrar ...’ya ve ... ‘dan da 27.10.2010 tarihinde ...’a satış suretiyle devredildiği, eldeki davanın ise 01.11.2010 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır. Bir başka söylemle anılan taşınmaz yönünden ... aleyhine usulüne uygun biçimde açılmış bir dava bulunmamaktadır. Bu nedenle anılan parsele yönelik davanın reddine karar verilmiş olması bu gerekçe ve sonucu itibariyle doğrudur. Davacıların bu taşınmaza yönelik temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddine.

Davacıların diğer temyiz itirazlarına gelince;

Çekişme konusu 388 (yeni 2) parsel sayılı taşınmaz mirasbırakan ... tarafından önce davalı eşi ...’ya devredilmiş, taşınmaz ... tarafından dava dışı Saliha’ya, Saliha’dan da davalı ...’a satış suretiyle temlik edilmiştir. Bu parsel yönünden dinlenilen davacı tanık beyanlarına itibar edilmeksizin, re’sen seçilen mahalli bilirkişi beyanlarına üstünlük tanınarak davanın reddine karar verilmiştir.

Bilindiği üzere bu tür davalarda, taraflarca getirilme ilkesi geçerlidir. Taraflar, mahalli bilirkişi deliline dayanmamışlardır. Mahkemece; mahalli bilirkişi sıfatıyla keşif mahallinde re'sen dinlenilen kişilerin beyanlarına itibar edilmesi hatalıdır. Dosyada mevcut tüm deliller yukarıda değinilen ilkeler çerçevesinde değerlendirildiğinde, 388 (yeni 2) parsel sayılı taşınmazın temlikinin de mirastan mal kaçırmak amacıyla gerçekleştirildiği sonuç ve kanaatine varılmaktadır.

Hâl böyle olunca, 388 (yeni 2) parsel sayılı taşınmaz yönünden davanın kabul edilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile reddedilmesi isabetsizdir.

SONUÇ / HÜKÜM

Davacıların açıklanan nedenlerle yerinde bulunan temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz eden davacılara geri verilmesine, aşağıda yazılı 1.663.29. TL bakiye onama harcının temyiz eden davalılar ... ve ...'den alınmasına, 09.03.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2016/17176, K. 2020/1653, 9 Mart 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2016/17176
Karar No
2020/1653
Tarih
9 Mart 2020

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2016/17178 K.2020/1554
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2016/17179 K.2020/1562
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2016/17190 K.2020/5010
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2016/17199 K.2020/1527
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2016/17201 K.2020/1532
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2016/17207 K.2020/964

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.