KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2017/958 E., 2020/4331 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Eylül 2020
- Dava türü
- TAPU İPTALİ VE TESCİL
Karar Metni
495 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davada; Davacılar, mirasbırakan anneleri ...'nın 244, 322, 323 ve 375 parsel sayılı taşınmazlarını 09.12.1975 tarihinde satış göstermek suretiyle davalı oğluna devrettiğini, temliklerin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile miras payları oranında tescile karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı, davanın haksız olduğunu, satışların gerçek olup elden bedellerini defaten ödediğini, 33 yıl önce gerçekleşen işlemin ödemesinin banka kanalı ile yapılmasının beklenemeyeceğini, mirasbırakanın davacılara da taşınmaz devrettiğini, davacıların aldıkları yerleri ellerinden çıkardıklarını, çekişmeye konu taşınmazların değerlerinin artması üzerine bu davayı açtıklarını, muvazaa iddiasının doğru olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar Dairece,
“...Mirasbırakanın sağlığında hak dengesini gözeten kabul edilebilir ölçüde ve tüm mirasçıları kapsar biçimde bir paylaştırma yapmışsa mal kaçırmak kastından söz edilmeyeceğinden olayda 1.4.1974 tarih 1/2 sayılı Yargıtay İnançları Birleştirme Kararının uygulanamayacağı, bu durumda, miras bırakandan tüm mirasçılarına intikal eden taşınır taşınmaz mallar ve haklar araştırılmalı, tapu kayıtları ve varsa öteki delil ve belgeler mercilerinden getirtilmeli her bir mirasçıya nakledilen malların ve hakların nitelikleri ve değerleri hakkında uzman bilirkişiden rapor alınmalı,
böylece değinilen anlamda bir paylaştırma kastının bulunup bulunmadığı açıklığa kavuşturulmalıdır.
Hal böyle olunca, belirtilen ilkelere göre araştırma yapılması ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.”' gerekçesiyle bozulmuş; mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, mirasbırakanın davacılar ile davalıya yaptığı kazandırmalar arasında çok bariz fark bulunduğu, miras bırakanın sağlığında hak dengesini gözeten kabul edilebilir ölçüde ve tüm mirasçıları kapsar biçimde bir paylaştırma yaptığından söz edilmesinin mümkün olmadığından davalının denkleştirme savunmasına itibar edilmediği,
taşınmazların davalıya temlikinin muvazaalı olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne dair verilen karar Dairece, “... O hâlde dosya içeriğinden ve toplanan tüm delillerden, mirasbırakanın sağlığında tüm mirasçılarını kapsar bir biçimde paylaştırma yaptığı, dava konusu taşınmazları da paylaştırma kastı ile davalı oğluna aktardığı, davalıya yaptığı kazandırmanın kabul edilebilir ölçüde kaldığı, mirasçılardan mal kaçırmayı amaçlamadığı sonucuna varılmaktadır.
Hâl böyle olunca, davanın reddine karar verilmesi gerekirken delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı olduğu üzere karar verilmiş olması doğru değildir.” gerekçesiyle bozulmuş; mahkemece hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacılar vekili tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 22.09.2020 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacılar vekili Av.... ile temyiz edilen davalı vekilleri Av. M.Değer Topaloğlu, Av. ... Av.... geldiler duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
-KARAR-
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2017/958, K. 2020/4331, 22 Eylül 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama