KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2023/3441 E., 2023/7248 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Aralık 2023
- Mahkemesi
- Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/241 E., 2023/511 K.
- Hüküm/karar
- Ret / Esastan Ret
- İlk derece mahkemesi
- Kayseri 8. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/269 E., 2022/437 K.
Karar Metni
603 kelime·3 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; tarafların kardeş olduğunu, mirasbırakan babalarının 1967 yılında vefat ettiğini, o tarihte tarafların 2-5 yaş aralığında olduklarını, mirasbırakılan taşınmazların davacılardan habersiz şekilde davalı adına tescil edildiğini belirterek davaya konu Kayseri ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde bulunan 18 adet taşınmazın tapularının iptali ile davacılar adına miras hissesi oranında tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının davaya konu taşınmazları 2005 yılında yapılan kadastro çalışmaları ile mülkiyetini kazandığını belirterek davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 17.11.2022 tarihli ve 2020/269 Esas, 2022/437 Karar sayılı kararıyla; dava konusu 18 adet taşınmazın kadastro tespitinde davalı adına 11.05.2005 tarihinde tescil edildiği, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3 üncü maddesi gereğince 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davada ileri sürdüğü hususları tekrarla İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili tarafından istinaf sebepleri tekrar edilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması istenilmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3 üncü ve 14 üncü maddeleri
3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. 2005 tarihinde yapılan kadastro çalışmaları sonucu dava konusu 103 ada 160, 106 ada 15, 108 ada 31, 110 ada 58, 339, 564, 590, 813, 113 ada 1, 114 ada 169, 115 ada 159, 164, 118 ada 3, 124 ada 36, 173 ada 2, 174 ada 5, 15, 18 parsel sayılı taşınmazlar senetsizden davalı adına tespit edilmiş, tespitler 16.08.2005 tarihinde kesinleşmiş ve taşınmazlar tapuya tecil edilmiştir. Eldeki davanın açıldığı 20.11.2020 tarihi ile kadastro tespitinin kesinleştiği tarih arasında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3 üncü maddesinde belirlenen 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği anlaşılmıştır.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 89,95 TL onama harcının temyiz eden davacılara yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2023/3441, K. 2023/7248, 7 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama