KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2024/5055 E., 2025/4521 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/896 E., 2024/1239 K.
- İlk derece mahkemesi
- Cide Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/161 E., 2022/448 K.
Karar Metni
744 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava ve cevaba cevap dilekçesinde; dava konusu ................. köyünde kain 1 45... , 2 06... ve 3, 2 20... ,9 ve 13 parsel sayılı taşınmazların davacı ile davalıların murisi ...'ın babaları olan kök muris ...'a ait olduğunu, davacı İstanbul'da iken yapılan kadastro çalışmaları sırasında taşınmazların hatalı şekilde davacının kardeşi ve davalıların murisi olan ... adına tespit ve tescil edildiğini, davacının okuryazar olmadığını ve davalıların dayandığı 10.10.2003 tarihli harici satış senedinin sahte olduğunu ileri sürerek taşınmazların davalılar murisi ... adına tapu kayıtlarının iptali ile kök muris ... terekesi adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacı ...'in, annesi ve babası kök muris ...'ten kendisine intikâl eden tüm hisselerini 10.10.2003 tarihli harici satış senediyle kardeşi (davalılar murisi) ...'a 10.000 TL bedel karşılığında satıp zilyetliği devrettiğini, taşınmazların bir kısmının da kök muris terekesinde olmayıp ... tarafından kadastro öncesi dava dışı 3. kişiler olan ..., ..., amcası ... 'tan satın alındığını, tüm taşınmazlar üzerindeki nizasız, fasılasız ve malik sıfatıyla zilyetliğin ... ve mirasçıları olan davalılar tarafından sürdürüldüğünü belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarına dayanarak dava konusu 2 20... parselin davalılar murisi (tespit maliki) ... tarafından 3. kişi ...'ten alındığı.
2 06... parselin öncesinde .............a ait olup sonra ... tarafından kullanıldığı, bu parsellerin ortak kök muris ... terekesinde olmadığı, kök muris ... terekesinden gelen 1 45... , 2 06... , 2 20... , 2 20... parsellerle ilgili olarak ise davacının babasından gelen hisseleri kardeşi ...'a sattığına dair senetteki imzanın davacıya aitiyetinin Adli Tıp Kurumu raporuyla tespit edilemediğinden tanık beyanlarına başvurulduğu,
tanıkların davacı ile davalılar murisi (tespit maliki) ... arasında bir senet imzalandığını, tespit bilirkişisi ...'ün satış bedelinin verildiği ve senedin imzalandığını gördüğünü beyan ettikleri, haricen satış tarihinde tapusuz olan bu taşınmazların menkul hükmünde olduğu ve zilyetliğin devriyle mülkiyetin devredilebileceği, davacının, kardeşi ...'a babalarından kalan hisselerini sattığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve karar sayısı belirtilen kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dinlenen tanık ve bilirkişilerin çoğunluğunun beyanına göre dava konusu taşınmazların bir kısmının kök muris ...'ten geldiği, bir kısmının ise tespit maliki ... tarafından kadastro öncesinde 3. kişilerden satın alındığı,
davacının kök muristen gelen taşınmazlarda kendisine intikal eden hisselerini kardeşi (davalılar murisi) ...'a satıp zilyetliği devrettiği, taşınmazların zilyetlik nedeniyle ... adına tespit edildiği, öncesinde tapusuz olduklarından menkul hükmünde olup harici satış, bağış, devir ve teslimle mülkiyetin devredileceği, satış veya bağış olduktan sonra davalıların sunduğu senedin doğru olup-olmadığı veya geçerli nitelikte olup-olmadığının önemi bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; tanık beyanlarının duyuma dayalı olduğunu, erkek kardeşin babadan kalan yeri kullanmasının yöresel adetlere uygun olup satışı kanıtlamayacağını, tespit birlikişisi ..., davacı tanıkları ... ve ...'in taşınmazların bir kısmının kök muristen geldiğini teyit ettiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasını, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi irsen intikal hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Dosya kapsamından; ... köyünde kain 1 45... , 2 06... ve 3, 2 20... , 9 ve 13 parsel sayılı dava konusu taşınmazların kadastro tespiti sırasında 17.01.20 08... .01.2008 tarihlerinde kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği sebebiyle davalılar murisi (davacının kardeşi) ... adına tespit edildiği, 13.05.2008 ilâ 11.06.2008 tarihleri arasındaki aslı ilân süresi içinde itiraz edilmeksizin tespitlerin 12.06.2008 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının ayrı ayrı reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2024/5055, K. 2025/4521, 16 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama