KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2024/5584 E., 2026/1622 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Mart 2026
- Mahkemesi
- Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1811 E., 2024/934 K.
- İlk derece mahkemesi
- Maçka Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/69 E., 2023/209 K.
Karar Metni
756 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve mera olarak sınırlandırma istemine ilişkindir.
Kadastro sonucunda, ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 1033 parsel sayılı tarla ve çalılık vasfındaki taşınmaz tapu kaydına dayalı olarak dava dışı ... ... adına tespit ve tescil edilmiş, bilahare sırasıyla 06.06.1996 tarihinde dava dışı ... , 27.08.1996 tarihinde davalı ...'a satış yoluyla temlik edilmiş, uygulama kadastrosu sonucunda 2 69... parsel numarasıyla kayıt maliki davalı adına tapuya tescil edilmiştir.
Davacı Hazine vekili; çekişmeli taşınmazın kadimden beri köy halkı tarafından kullanılan mera vasfında olduğunu, dava konusu taşınmazın kadastro tespitine esas tapu kaydının değişebilir ve genişletilebilir sınırlı bulunduğunu, bu nedenle dayanak tapu kaydının miktarıyla geçerli olduğunu, hâl böyle olunca dayanak tapu kaydının miktarı kadar yer ayrıldıktan sonra geriye kalan kısmın tamamının mera olarak sınırlandırılması gerektiğini beyanla taşınmazın tespitine esas tapu kaydının kapsamı dışında kalan bölümünün tapu kaydının iptali ile mera olarak sınırlandırılması istemiyle eldeki davayı açmıştır.
Davalı taraf, yasal süresi içerisinde dosyaya cevap dilekçesi sunmamış ancak yargılama sırasındaki beyanlarında davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece; dava konusu taşınmaz hakkında ...
Köyü Tüzel Kişiliği tarafından aynı iddia ile taşınmazın önceki maliki aleyhine tapu iptali ve mera olarak sınırlandırma istemiyle açılıp Maçka Asliye Hukuk Mahkemesinin 17.06.1980 tarih ve 1978/3 Esas, 1980/126 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne hükmedilen ve derecattan geçerek kesinleşen hükme ilişkin krokinin yöntemince uygulanması suretiyle sonucuna göre karar verilmesi gereğine değinen kaldırma kararı uyarınca yapılan yargılama sonucunda;
dava konusu taşınmazın hükme esas fen bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen kısmının davalıya ait olup tarım arazisi olarak kullanıldığı ve taşınmazın tespitine esas tapu kaydının kapsamında kaldığı, aynı raporda (A) harfi ile gösterilen kısmın ise kadimden beridir mera olarak kullanıldığı ve taşınmazın tespitine esas tapu kaydının dışında kaldığı,
taraflar arasında daha evvel görülüp kesinleşen aynı mahiyetteki Maçka Asliye Hukuk Mahkemesinin 17.06.1980 tarih ve 1978/3 Esas, 1980/126 Karar sayılı kararının da benzer mahiyette olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile dava konusu 2 69... parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişi raporuna ekli krokide (A) harfi ile gösterilen 67.843,88 metrekarelik kısmının tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, mera vasfıyla sınırlandırılmasına, geriye kalan 4.000,00 metrekarelik kısmın davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
Kararın davalı tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, dosya içeriğine göre iddiaya konu bölümün kadimden beridir mera olarak kullanıldığı ve taşınmazın tespitine esas tapu kaydının dışında kaldığı, taraflar arasında daha evvel görülüp kesinleşen aynı mahiyetteki Maçka Asliye Hukuk Mahkemesinin 17.06.1980 tarih ve 1978/3 Esas, 1980/126 Karar sayılı kararının da benzer mahiyette olduğu buna karşılık, dava konusu taşınmaz bölümünün mera olduğu kabul edilerek hüküm kurulduğuna göre,
nizalı kısmın tapu kaydının iptali ile mera olarak sınırlandırılıp kamu orta malları siciline tesciline karar verilmesi gerekirken hükmün infazında tereddüt oluşturacak şekilde hem davacı adına tapuya tesciline, hem de mera olarak sınırlandırılmasına karar verilmesi,
ayrıca davaya konu edilen kısımla sınırlı olarak tapu iptali karar verilmesi gerekirken tapu kaydının tümden iptaline şeklinde hüküm kurulmasının isabetsiz olduğu belirtilerek davalı tarafın istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılması ve yeniden hüküm kurulması suretiyle davanın kabulüne, çekişmeli 2 69... parsel sayılı taşınmazın hükme esas bilirkişi kurulu raporuna ekli krokide (A) harfi ile gösterilen 67.843,88 metrekarelik kısmının tapu kaydının iptali ile ayrı bir parsel numarası verilmek suretiyle ve mera vasfıyla sınırlandırılarak kamu orta malları siciline tesciline,
kalan kısmın mevcut tapu maliki üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kararı davalı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 03.03.2026 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde, temyiz edilen davacı Hazine vekili Avukat ... geldi. Davetiye tebliğine rağmen başka gelen olmadı. Yokluğunda duruşmaya başlandı. Gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2024/5584, K. 2026/1622, 3 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama