KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2024/5898 E., 2026/1619 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Mart 2026
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1922 E., 2024/1688 K.
- İlk derece mahkemesi
- Kandıra 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/597 E., 2022/158 K.
Karar Metni
484 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Kadastro sonucunda, ... ili, ... ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan 1 94... , 1 95... , 134, 139, 141, 1 96... , 2 12... , 2 18... , 2 74... , 48, 65, 2 79... ve 3 33... parsel sayılı taşınmazlar irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı ... adına tespit ve tescil edilmiş, 1 95... parsel sayılı taşınmaz ise dava dışı ... adına tespit ve tescil edilmiştir.
Davacı ...; çekişmeli taşınmazların müşterek muris ...’dan intikal ettiği iddiasıyla miras yoluyla gelen hakka dayalı olarak tapu iptali ve tescil isteğinde bulunmuştur.
Davalı ...; muristen intikal eden taşınmazların taksim edildiğini beyan ederek 09.09.2015 tarihli belgeye tutunmak suretiyle davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia ve savunmanın niteliği ile ispat külfeti gözetilerek yöntemince taksim araştırması yapılması gereğine değinen önceki tarihli kaldırma kararı uyarınca yapılan yargılama sonucunda, dava konusu taşınmazların tarafların kök murisi olan ...'dan geldiği, kadastro çalışmaları başlamadan önce muris ...'den kalan ve tapuda kayıtlı olmayan taşınmaz malların murisin mirasçıları olan davacı ile davalı arasında taksim edildiği, miras hissesine karşılık taksim neticesinde davacı adına dava dışı 1 96... , 1 95... parsel sayılı taşınmazların tespit ve tescil edildiği,
davalı tarafça taksim olgusunun ispat edildiği gerekçesiyle davanın reddine hükmedilmiş, kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine.
Bölge Adliye Mahkemesince; tarafların muris ...'ın 2000 yılında vefatından sonra murislerinden intikalen gelen taşınmazları aralarında paylaştıkları, taşınmazların bu paylaşıma göre kullanılmaya başladığı, taksim olgusunun davalı tarafça ispat edildiği, taşınmazların 2008 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında da kullanım durumlarına göre taraflar adına tespit ve tescil edildiği, yine davalı tarafça tespitten sonra düzenlenen 09.09.2015 tarihli belgenin sunulduğu,
bu sözleşmeye göre tarafların babalarından intikal eden tarlalardan birbirlerine hak talep etmeyeceklerini bildirdikleri gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine hükmedilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartları ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 03.03.2026 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde, temyiz eden davacı vekili Avukat ... geldi, davetiye tebliğine rağmen başka gelen olmadı. Gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- KARAR -
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 304,40 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2024/5898, K. 2026/1619, 3 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama