KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2025/2720 E., 2026/1809 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Mart 2026
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/329 E., 2023/425 K.
Karar Metni
388 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Dava, tapusuz taşınmazın tescil istemine ilişkindir.
Dava konusu taşınmaz, 1967 yılında yapılan kadastro çalışmasında tespit harici bırakılmıştır.
Davacı vekili; ... ili, ... ilçesi, ... (...) Mahallesinde bulunan ve kadastro çalışmaları sırasında tespit harici bırakılan, üzerinde ev ve müştemilat bulunan taşınmazın uzun yıllardır davacı tarafından malik sıfatıyla, nizasız ve fasılasız şekilde eklemeli zilyetlikle kullanıldığını, taşınmazın imar ve ihya edildiğini ve 4721 sayılı Kanun’un 713. maddesinde düzenlenen zilyetlikle kazanım koşullarının oluştuğunu ileri sürerek taşınmazın davacı adına tescilini talep etmiştir.
Davalı ... vekili; taşınmazın TMK’nın 713/6. maddesi uyarınca Hazine adına tesciline karar verilmesini taleple davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... Belediye Başkanlığı vekili; davanın reddini savunmuştur. Bozma sonrası davalı ... vekili; taraflarına husumet yöneltilmemesi gerektiğini, dava takibinin ... tarafından sağlanmasını ve davalı olarak onların yer alması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece 2015/293 Esas, 2016/83 Karar sayılı kararı ile; kadastro ile imar planına alınma tarihi arasında 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı süresinin dolmadığı ve imar-ihya olgusunun gerçekleşmediği gerekçesi ile davanın reddine ve taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 2016/9334 Esas, 2019/4443 Karar sayılı ilamı ile; taraf teşkilinin eksik olduğu ve taşınmazın niteliği ile zilyetliğin başlangıcı, süresi ve imar-ihya durumunun yeterince araştırılmadığı gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde; davacı lehine uzun süreli, kesintisiz ve malik sıfatıyla zilyetliğin bulunduğu, bilirkişi raporları ve somut veriler ile imar-ihyanın tamamlandığı ve yasal kazanım koşullarının oluştuğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- KARAR -
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden usul ve kanuna ve bozma kararının gereklerine uygun olan kararın ONANMASINA,
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2025/2720, K. 2026/1809, 5 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama