KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2025/2781 E., 2026/2093 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Mart 2026
- Mahkemesi
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1271 E., 2024/2428 K.
- İlk derece mahkemesi
- Gazipaşa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2016/367 E., 2021/874 K.
Karar Metni
541 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Dava, inançlı işlem hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmazsa bedel istemine ilişkindir.
Davacı; 1 45... ve 1 46... parsel sayılı taşınmazların maliki olduğunu, davalı damadı ...’nın 65 yaş aylığı alacağız, tapuları bana devret diye kendisini kandırdığını, gerçek satış olmadığı halde taşınmazları davalıya devrettiğini, okuryazar olmadığını, saflığından istifade edildiğini, satış işleminin taraf muvazaası nedeniyle geçersiz olduğunu, tescilin yolsuz olduğunu ileri sürerek tapu kaydının iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiş, 22.09.2016 tarihinde ölümü üzerine terekesine ... temsilci tayin edilmiş, tereke temsilcisi vekili 04.11.2019 tarihli dilekçe ile, dava devam ederken devredilen 15 parsel sayılı taşınmaz yönünden davayı yeni malike yönlendirdiklerini bildirmiştir.
Davalı ..., davacıyı kandırmadığını, taraf muvazaası olmadığını, dava dilekçesinin açık bulunmadığını, davanın hile mi yoksa taraf muvazaasına dayalı olduğunun net bildirilmediğini, hile ise hak düşürücü sürenin geçtiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ...; kimsenin kendi muvazaasına dayanamayacağını, davanın yazılı delille ispatlanması gerektiğini, taşınmazda yirminin üzerinde haciz bulunduğunu, kendisinin emlakçı ...’ye gönderdiği paralar ile hacizlerin kaldırıldığını, davacı ve davalıyı tanımadığını, ... Üniversitesinde öğretim görevlisi olduğunu, taşınmazı 280.000,00 TL’ye aldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarihi ve sayısı belirtilen kararı ile; dava dilekçesinde hile ve muvazaa iddiası ileri sürülmüş ise de yargılama sırasında inançlı işlem hukuksal nedenine dayanıldığının beyan edildiği, davacı tarafın iş bu iddiasını 05.02.1947 tarihli ve 20/6 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı gereği yazılı belge ile ispatlamasının gerektiği, dosya münderecatında davacı tarafın iddialarını ispatlayıcı yazılı delil niteliğinde bir belgenin mevcut olmadığı,
yine davalı ...'ın iyiniyetli olmadığına dair davacı taraf iddialarının da ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, kararın tereke temsilcisi vekili tarafından istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafın dava dilekçesinde davanın hukuki dayanağını genel muvazaa, cevaba cevap dilekçesinde ise inançlı temlik olarak gösterdiği, 02.10.20 20... .02.2020 tarihli duruşmalarda yine davanın dayanağını inançlı temlik olarak Mahkemeye bildirdiği,
dava ve cevap dilekçesindeki davacının taşınmazın yaşlılık maaşı almak için davalıya temlik edildiğine ilişkin beyanı ve davanın hileye dayandırılmadığı da dikkate alındığında davanın hukuki dayanağının inançlı temlik olarak değerlendirip sonuçlandırmasının yerinde olduğu, davacı tarafın inanç sözleşmesinin yazılı delil veya yazılı delil başlangıcının üstüne tanık dinleterek ispatlayamadığı, yemin deliline dayanılmadığı,
istinaf dilekçesinde ehliyetsizlik iddiası ileri sürülmüş ise de HMK'nın 357/1 maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmaların dinlenemeyeceği, bu nedenle anılan istinaf nedenine itibar edilmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı tereke temsilcisi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2025/2781, K. 2026/2093, 24 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama