KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2025/3081 E., 2026/1597 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Mart 2026
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/478 E., 2025/64 K.
Karar Metni
418 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Dava, tapusuz taşınmazın tescili ve mera sınırlandırmasının iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Kadastro sonucu dava konusu edilen ... ili, ... ilçesi, ... köyündeki 1 16... parselin kadimden beri köy halkınca mera olarak kullanılması sebebiyle mera olarak sınırlandırıldığı, tespitin itiraz edilmeksizin 28.01.2010 tarihinde kesinleştiği, davacının keşif sırasında gösterdiği bir kısım yerin de kadastro sırasında paftasında yol olarak tescil harici bırakıldığı anlaşılmaktadır.
Davacı; 1 16... parsel sayılı taşınmazın babasından kendisine taksimen kaldığını ve lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluştuğunu ileri sürerek taşınmazın mera sınırlandırmasının iptali ile adına tescilini istemiş, keşif sırasında dava konusu etmediği 1 14... , 1 65... ve 1 14... parseldeki ve kadastro harici bir kısım yerleri de göstermiştir.
Davalı Hazine; taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden mera vasfında olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemenin davanın reddine ilişkin kararı davacı vekilinin temyizi üzerine Dairece araştırma eksikliğinden bozulmuş.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; keşifte gösterilen 1 03... parsel yönünden tefrik kararı verildiği, bozma sonrası yapılan keşifte davacının dava dilekçesinde yer vermediği 1 65... parsel sayılı orman parselinde de hak iddia ettiği, ancak dava dilekçesinde yer verilmediğinden değerlendirilmediği, kaldı ki bu kısmın orman vasfında olduğunun tespit edildiği,
diğer 1 14... parseldeki (A) harfli, 1 16... parseldeki (C) harfli ve bu iki parsel arasındaki tescil harici yol olan (B) harfli kısımlar yönünden ziraat mühendisleri bilirkişi heyet raporunda bu kısımların mera vasfında olduğu, meraya özgü bitki örtüsüne sahip olduğu, mera ile bütünlük arz ettiği, mera ile sabit sınırlarının olmadığının belirtildiği, davacının dayandığı haricen satış senedinin taşınmaza uymadığı, meralarda ot biçme suretiyle sürdürülen zilyetliğin hukuki kıymeti olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2025/3081, K. 2026/1597, 3 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama