KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2025/3444 E., 2025/4490 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2025/531 E., 2025/647 K.
- İlk derece mahkemesi
- İnebolu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/272 E., 2024/470 K.
Karar Metni
669 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar dava dilekçesinde özetle; ...Mevkii, 1 61... parsel sayılı 557,80 m² yüz ölçümlü, üç adet ahşap samanlık ve bahçesi vasıflı taşınmazın babaları ............. ve amcaları ...............'ya ait olduğunu, amcasının oğlu olan davalı ...'nın 2008 yılı içerisindeki kadastro çalışmaları sırasında bu tapuda kayın babası olan .........'ı hak sahibi olarak gösterdiğini, muhtar..............'ün bir alt köyde oturduğunu, askıya alınan ilandan haberlerinin olmadığını,
usulsüzce bu tapunun ........... ve.............. adına olacağı yerde bu tapuya ............'ın hak sahibi olarak dahil olduğunu ileri sürerek dava konusu taşınmazın ..............'ın mirasçıları adına olan tapu kaydının iptali ile babaları ... ........ve amcaları ...................adına tesciline karar verilmesini istemişlerdir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın davayı yasal süresi içerisinde açmadığını, bu sebeple hak düşürücü süre itirazında bulunduğunu, Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesi gereğince ilk tapu tesis tarihi ile dava tarihi aralığında 10 yıldan fazla süre olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tüm dosya kapsamı, toplanan deliller, davacının iddiaları, taşınmazların tapu kaydı ve kadastro tespit tutanağı birlikte değerlendirildiğinde; davacının davasını 03.07.2024 tarihinde açtığı, dava konusu taşınmazların kadastro tespit tutanağının kesinleşme tarihinin 18.03.2008 tarihi olduğu, bu hali ile 3402 sayılı Kanunu'nun 12/3. maddesinde belirtilen 10 yıllık hak düşürücü süresinin geçtiği gerekçesiyle davanın hak düşürücü süre nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ..........ve ............... tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacıların, taşınmazın murisleri ...........'ya ait olduğunu iddia ederek kadastro tespitinden önceki sebebe dayandığı, davanın açıklanan bu niteliğine göre 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinde öngörülen hak düşürücü süreye tabi olduğu,
çekişmeli taşınmazın kadastro tespitinin 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 11. maddesine göre yapılan 30 günlük askı ilan süresi sonunda 18.03.2008 tarihinde kesinleştiği, eldeki davanın ise 03.07.2024 tarihinde açıldığı, davanın açılış tarihi ile kadastro tespitinin kesinleştiği tarihler arasında 10 yıldan fazla süre geçtiği, hak düşürücü süre geçtikten sonra açılan tapu iptali ve tescil davasının dinlenme olanağı bulunmadığından davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacıların istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı ... temyiz dilekçesi ile; dava dilekçesinde ve aşamalarda ileri sürdüğü iddialarını yineleyip verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, açtıkları davanın kadastro tespiti ile bir ilgisinin bulunmadığını, taleplerinin kadastro çalışmaları sırasında hak sahibi olmadığı halde ................... isimli şahsın tapuya hak sahibi olarak işlenmesi sebebiyle, bu şahsın tapu kayıtlarından hak sahipliğinin kaldırılması üzerine olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Dosya içeriğinden; dava konusu ...............köyü 1 61... parsel sayılı 557,80 metrekare yüz ölçümlü, üç adet ahşap samanlık ve bahçesi vasıflı taşınmazın 28.12.2007 tarihinde senetsizden 1/3'er paylarla davalı ... ve dava dışı ................ adlarına tespit edildiği, söz konusu tespitin 18.03.2008 tarihinde kesinleştiği, eldeki temyize konu davanın ise Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinde düzenlenen 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra 03.07.2024 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı ...'in temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple; Davacı ...'nın temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2025/3444, K. 2025/4490, 15 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama