İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Ceza Dairesi

YARGITAY · 10. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2022/11810 K.2024/16733

Sanık ve müdafiinin yokluğunda verilen 17.06.2020 tarihli "hükmün eleştirilerek ve düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine" dair hükmün sanık müdafiine 06.07.2020 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği.

Esas2022/11810Karar2024/16733Tarih20 Mart 2024Okuma5 dk · 1.009 kelime

KÜNYE

10. Ceza Dairesi 2022/11810 E., 2024/16733 K.

Karar tarihi
20 Mart 2024
Konu
Uyusturucu Suclari
Mahkemesi
Ceza Dairesi
Sayısı
2019/2406 E., 2020/1166 K
Suç
Uyuşturucu madde ticareti yapma
Hüküm
Hükmün eleştirilerek ve düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi
Karar
Temyiz isteminin reddi
Tebliğname görüşü
Ret

Karar Detayı

1.009 kelime·5 dk okuma·4 bölüm

Sanık ve müdafiinin yokluğunda verilen 17.06.2020 tarihli "hükmün eleştirilerek ve düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine" dair hükmün sanık müdafiine 06.07.2020 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği.

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 291 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen on beş günlük yasal temyiz süresi içinde temyiz edilmediğinden hükmün 04.09.2020 tarihinde kesinleştirildiği, sanığın 15.03.2021 tarihinde eski hale getirme ve temyiz talebinde bulunduğu, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi

4. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen ek kararı ile temyiz isteminin reddine karar verildiği anlaşılmakla, temyiz ve eski hale getirme isteğine ilişkin karar verme görevi, temyiz incelemesini yapacak olan Dairemize ait olduğundan, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi

4. Ceza Dairesi ek kararının hukuki değerden yoksun olduğu ve ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 29.03.2023 tarih, 2022/6-599 Esas ve 2023/192 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere sanığın yokluğunda verilmiş olan hükmün sanığa da tebliğ edilmesinin gerektiği anlaşıldığından, sanığın 15.03.2021 tarihli temyiz isteğinin öğrenme üzerine ve yasal temyiz süresi içinde yapılmış olduğu kabul edilerek yapılan incelemede.

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın.

5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ

A. İstanbul Anadolu

12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.04.2019 tarihli ve 2017/458 Esas, 2019/226 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

B İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümdeki hukuka aykırılıklar eleştirilerek ve düzeltilerek, hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanığın eski hale getirme ve temyiz sebepleri özetle. 1. Kararın kendisine tebliğ edilmemesi sebebiyle temyiz hakkını kullanamadığına, 2. Gizli soruşturmacı görevlendirilmesine ilişkin kurallara uyulmaması ve Cumhuriyet savcısının talimatı olmadan işlem yapılması suretiyle delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına, 3. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına,

4. HTS kayıtlarının getirtilmemesi ve tutanak düzenleyici tanıkların dinlenilmemesi sebebiyle eksik inceleme yapıldığına, İlişkindir.

III. GEREKÇE

Olay tutanağının içeriğine ve dosya kapsamına göre; sanığın uyuşturucu madde sattığına ilişkin kullandığı telefon numarasını ve uyuşturucu madde satışı yaptığı mevkiyi de içeren istihbari bilgi üzerine, olay günü saat 17:31 sıralarında sanığın kullandığı telefon numarasının kolluk görevlilerince arandığı, "10 gram bonzai karşılığı 200 TL'ye" anlaşıldığı, sanığın çağırdığı mevkiye gidildiğinde sanık ve hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan verilen mahkûmiyet hükmü Bölge Adliye Mahkemesince bozulan temyiz dışı sanık ...

A. ile buluşulduğu, sanığın ve temyiz dışı sanık ...'in gelen şahısların kolluk görevlisi olduğunu fark etmeleri üzerine sanığın yere attığı suç konusu uyuşturucu maddenin ele geçirildiği, şahısların büro amirliğine götürülmesinden sonra nöbetçi Cumhuriyet savcısına bilgi verilerek talimatlarının alındığı olayda.

5271 sayılı Kanun’un 2 nci maddesinin (e) bendi, 160 ıncı maddesi, 161 inci maddesinin ikinci fıkrası ile 2559 sayılı Polis Vazife ve Salâhiyet Kanunu’nun (2559 sayılı Kanun) Ek 6 ncı maddesi uyarınca, edinilen bilgi veya alınan ihbar veya şikâyet üzerine veya kendiliğinden bir suçla karşılaşan kolluğun olay yerinde kişilerin ve toplumun sağlığına, vücut bütünlüğüne veya malvarlığına zarar gelmemesi ve suçun delillerinin kaybolmaması ya da bozulmaması için gerekli acele tedbirleri aldıktan sonra durumu derhal Cumhuriyet savcısına bildirmesi ve Cumhuriyet savcısının talimatı doğrultusunda gerekli soruşturma işlemlerini yapması gereklidir.

Yani kolluk her somut olayda Cumhuriyet savcısının emri üzerine yetki kazanacaktır. 5271 sayılı Kanun'un 160 ıncı ve devamı maddeleri uyarınca Cumhuriyet savcısının emri ile görevlendirilen kolluk genel yetkileri ve görevi kapsamında, suç ve failini belirlemek ve suçla ilgili delili toplamak için kişileri suça kışkırtmadan veya yönlendirmeden soruşturma yapacaktır.

Dosya kapsamına göre; olay tutanağında, işlenmekte veya henüz işlenmiş olan ya da pek az önce işlenmiş bir suçun mevcudiyetini ortaya koyan somut şüphe sebepleri belirtilmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 2 nci maddesinin (j) bendi ile 2559 sayılı Kanun’un 13/A maddesi kapsamında suçüstü halinin varlığından bahsetmek mümkün olmadığı halde, sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yaptığına dair istihbari bilgi alınması üzerine Cumhuriyet savcısına haber verilerek emirleri doğrultusunda işlem yapılması gerekirken,

Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un 160 ıncı maddesine göre yaptığı yazılı veya sözlü bir görevlendirmesi bulunmaksızın sanık telefon ile aranarak uyuşturucu madde alışverişi konusunda anlaşılıp, buluşma sağlanılarak, uyuşturucu maddeler ele geçirildikten ve sanık yakalandıktan sonra Cumhuriyet savcısına haber verildiği, bu suretle sanığın uyuşturucu madde satışına teşvik edildiği,

Anayasamızın 38 inci maddesinin altıncı fıkrası ile 5271 sayılı Kanun'un 206 ıncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 217 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 289 uncu maddesinin birinci fıkrasının (i) bendi uyarınca bu suretle elde edilen deliller hükme esas alınamayacağı gibi hukuka aykırı yolla elde edilen delil ile bu delillerden hareketle elde edilen deliller de, zehirli ağacın meyvesi de zehirli olacağı olgusuyla hükme esas alınamayacağından, izah edilen nedenlerle sanığın beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür.

IV. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi

4. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Sanık hakkındaki hükmün kesinleştirilerek infaza verildiği anlaşıldığından, hükmün İNFAZININ DURDURULMASINA, sanık bu suç nedeniyle infaz kurumuna alınmış ise SALIVERİLMESİNE, başka bir suçtan hükümlü ya da tutuklu bulunmadığı takdirde salıverilmesinin sağlanması için ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına yazı yazılmasına, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İstanbul Anadolu

SONUÇ / HÜKÜM

12. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.03.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Detayı
  3. I. Hukuki Süreç
  4. II. Temyiz Sebepleri
  5. III. Gerekçe
  6. IV. Karar
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2022/11810
Karar No
2024/16733
Tarih
20 Mart 2024
Konu
Uyusturucu Suclari

İlgili Rehberler

  • Uyuşturucu Suçları Makaleleri
  • İnfaz Hesaplama Aracı

İlgili Kararlar

  • 10. Ceza Dairesi — Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2022/11213 K.2024/24345
  • 10. Ceza Dairesi — Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2022/10361 K.2025/4470
  • 10. Ceza Dairesi — Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2022/5752 K.2025/8572
  • 10. Ceza Dairesi — Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2025/5054 K.2026/121
  • 10. Ceza Dairesi — Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2025/5053 K.2025/14600
  • 10. Ceza Dairesi — Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2025/5052 K.2025/13420

Tüm Arşiv

Karar Arşivine Dön
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.