Karar Özeti
10. Ceza Dairesi 2022/12522 E. , 2024/24065 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, tem
Karar Detayı
10. Ceza Dairesi 2022/12522 E. , 2024/24065 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanık ve müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: A. Dinar Ağır Ceza Mahkemesince, sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir. B. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 2. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, 3. Eylemin teşebbüs aşamasında kaldığına, 4. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, 5. Arama kararının hukuka aykırı olduğuna, 6. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, 7. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 8. Delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına, İlişkindir. Atılı suça ilişkin "hukuka aykırı yöntemlerle elde edilmiş" deliller, Anayasa'nın 38. maddesinin altıncı fıkrası ile 5271 sayılı CMK'nın 206. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 217. maddesinin ikinci fıkrası, 230. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ve 289. maddesinin birinci fıkrasının (i) bendi uyarınca hükme esas alınamaz. 5271 sayılı CMK'nın 2. maddesinin (e) bendi, 160. ve 161. maddeleri ile 2259 sayılı Polis Vazife ve Salâhiyet Kanunu'nun Ek 6. maddesi uyarınca, edinilen bilgi veya alınan ihbar ya da şikâyet üzerine yahut kendiliğinden bir suçla karşılaşan kolluk, kişilerin ve toplumun varlığına, vücut bütünlüğüne veya malvarlığına zarar gelmemesi ve suçun delillerinin kaybolmaması ya da bozulmaması için gerekli acele tedbirleri aldıktan sonra durumu derhal Cumhuriyet savcısına bildirip, Cumhuriyet savcısının talimatları doğrultusunda genel yetkileri ve görevi kapsamında suç ve failini belirlemek ve suçla ilgili delil toplamak için soruşturma yapacaktır. Yani kolluk her somut olayda Cumhuriyet savcısının emri üzerine yetki kazanacak ve hukuka uygun yöntemlerle işlem tesis edecektir. Tanık .'in sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığını ihbar etmesi üzerine görevlilerce sanık hakkında soruşturma başlatıldığı, kolluk görevlileri nezaretinde ihbarı yapan tanık'in sanığı telefonla arayarak uyuşturucu istemesi üzerine sanığın da belirli bir ücret karşılığında uyuşturucu madde satacağını söylediği, 'in uyuşturucu maddeyi almak için kolluk görevlileri eşliğinde sanık ile buluştuğu, sanığın e parayı verince uyuşturucuyu vereceğini belirtmesi üzerine 'in sanığı bahçe dışına çağırdığı, bu sırada sanık uyuşturucu maddeyi tanığa vermeden sanığın üzerinde suça konu uyuşturucu madde ile hassas terazinin kolluk görevlilerince ele geçirildiği, daha sonra Cumhuriyet savcısından alınan yazılı arama emri ile sanığın ikametinin arandığı ve uyuşturucu maddeler ile aparatların ele geçirildiği olayda; Suç işlendiği ihbarı alan kolluk görevlilerinin Cumhuriyet savcısına haber vermeden, görev ve yetkileri dışına çıkarak delil üretmek ve soruşturma başlatmak için kişiyi suç işlemeye sevk etme yönünde davranışlar sergileyip ihbar eden'i yönlendirerek kışkırtıcı ajan gibi hareket etmek suretiyle suça teşvik etmiş olduğu anlaşılmakla; bu şekilde sanığın iradesi üzerinde etkili olan yöntemlerle elde edilen delillerin hukuka aykırı olduğu ve hükme esas alınamayacağı gözetilmeden, mahkûmiyetine yeterli başkaca delil bulunmayan sanığın beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür. Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Bozma nedenine göre sanığın SALIVERİLMESİNE, başka bir suçtan hükümlü ya da tutuklu bulunmadığı takdirde salıverilmesinin sağlanması için ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına yazı yazılmasına, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Dinar Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.10.2024 tarihinde karar verildi.