İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Ceza Dairesi

YARGITAY · 10. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2022/14400 K.2023/11064

Başsavcılığı

Esas2022/14400Karar2023/11064Tarih14 Aralık 2023Okuma6 dk · 1.260 kelime

KÜNYE

10. Ceza Dairesi 2022/14400 E., 2023/11064 K.·Kanun Yararına Bozma

Karar tarihi
14 Aralık 2023
İncelenen kararın mahkemesi
Asliye Ceza Mahkemesi
Suç
Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
İnceleme konusu karar
Mahkûmiyet
Yoluna başvuran
Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.260 kelime·6 dk okuma·4 bölüm

Başsavcılığı

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ

İlgili kararın kanun yararına bozulması İzmir 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.05.2017 tarihli ve 2017/263 Esas, 2017/416 Karar sayılı kararı ile, hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun'un 51 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ertelenmesine karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 01.06.2017 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 05.08.2022 tarihli ve 2020/20719 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.10.2022 tarihli ve KYB-2022/112664 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.10.2022 tarihli ve KYB-2022/112664 sayılı kanun yararına bozma isteminin;

"Sanık hakkında evvelce 26.11.2016 tarihli uyuşturucu madde kullanmak eylemi nedeni ile İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 02.05.2017 tarihli ve 2017/15743 esas sayılı iddianame ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonunda, İzmir 28. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.10.2018 tarihli ve 2017/499 Esas, 2018/840 Karar sayılı kararı ile sanığın mahkûmiyetine karar verildiği,

yine 28.01.2017 tarihli inceleme konusu uyuşturucu madde kullanmak eylemi nedeni ile İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 14.03.2017 tarihli ve 2017/8789 esas sayılı iddianamesi ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonunda, İzmir 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.05.2017 tarihli ve 2017/263 Esas, 2017/416 Karar sayılı kararı ile mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmış ise de, sanığın her iki eyleminin ilk hukukî kesintiyi oluşturan 02.05.2017 tarihli iddianameden önce olması karşısında, sanığın,

bir suç işleme kararının icrası kapsamında 26.11.2016 ve 28.01.2017 tarihlerinde iki kez kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlediği ve bunların zincirleme suç oluşturduğu anlaşıldığından, davaların birleştirilmesine karar verilerek, tek bir kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan mahkûmiyet kararı verilip zincirleme suç hükümleri uygulanması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir."

Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE

A. İzmir 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/263 Esas ve 2017/416 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde:

1. Şüpheli hakkında, 28.01.2017 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 14.03.2017 tarihli ve 2017/24763 Soruşturma, 2017/8789 Esas, 2017/7196 sayılı iddianamesi ile, sanığın cezalandırılması istemiyle İzmir 27. Asliye Ceza Mahkemesine, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca doğrudan kamu davası açıldığı, iddianamede, şüpheli hakkında daha önce 23.11.2014 tarihli suç nedeniyle İzmir 5. Çocuk Mahkemesine 2016/626 Esas sayılı dava açıldığı, dava açıldıktan sonra işbu suçun işlendiği hususunun belirtildiği,

2. İzmir 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.05.2017 tarihli ve 2017/263 Esas, 2017/416 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın aynı Kanun’un 51 inci maddesi uyarınca ertelenmesine ve 2 yıl süre ile denetime tabi tutulmasına karar verildiği, kararın 01.06.2017 tarihinde istinaf edilmeksizin kesinleştiği,

3. Denetim süresi içerisinde 15.09.2017 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan cezalandırıldığının ihbar edilmesi üzerine, İzmir 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.03.2018 tarihli ve 2017/263 Esas, 2017/416 Karar sayılı ek kararı ile, 1 yıl 8 ay hapis cezasının aynen infazına karar verildiği, ek kararın 17.04.2018 tarihinde itiraz edilmeden kesinleştiği,

4. Cumhuriyet savcısınca, sanığın 26.11.2016 tarihli eylemi nedeniyle 02.05.2017 tarihinde İzmir 28. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, 09.10.2018 tarihli, 2017/499 Esas, 2018/840 Karar sayılı kararı ile sanığın cezalandırılmasına karar verildiği, kararın 05.11.2018 tarihinde kesinleştiği, 28.01.2017 tarihli suç nedeniyle 14.03.2017 tarihli iddianame ile kamu davası açılmış ise de eylemlerin 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesi gereğince zincirleme suç oluşturacağı gerekçesiyle yargılamanın yenilenmesinin talep edildiği,

5. İzmir 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.01.2019 tarihli ve 2017/263 Esas, 2017/416 Karar sayılı ek kararı ile, İzmir 28. Asliye Ceza Mahkemesi kararına karşı kanun yararına bozma yoluna gidilebileceği, kararın kesinleşmesinden sonra ortaya çıkan bir durum olmadığı gerekçesiyle yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine karar verildiği,

6. Sanığın ek karara itiraz etmesi üzerine, itirazı inceleyen mercii İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.01.2019 tarihli ve 2019/92 değişik iş sayılı kararı ile, itirazın reddine karar verildiği,

Anlaşılmıştır.

B. İzmir 28. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/499 Esas ve 2018/840 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde;

1. Sanığın 26.11.2016 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 02.05.2017 tarihli ve 2017/39140 Soruşturma, 2017/15743 Esas, 2017/12303 sayılı iddianamesi ile, sanığın cezalandırılması istemiyle İzmir 28. Asliye Ceza Mahkemesine, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca doğrudan kamu davası açıldığı, iddianamede, şüpheli hakkında 23.11.2014 tarihli suç nedeniyle İzmir 5. Çocuk Mahkemesine 2016/626 Esas sayılı dava açıldığı, mahkûmiyet hükmü kurulduğu, dava açıldıktan sonra işbu suçun işlendiği hususunun belirtildiği,

2. İzmir 28. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.10.2018 tarihli ve 2017/499 Esas, 2018/840 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası,192 nci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın 05.11.2018 tarihinde istinaf edilmeden kesinleştiği,

3. Cumhuriyet savcılığınca yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunulması üzerine, İzmir 28. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 20.05.2019 tarihli ve 2017/499 Esas, 2018/840 Karar sayılı ek kararı ile infazın durdurulmasına karar verildiği, İzmir 28. Asliye Ceza Mahkemesince yargılamanın yenilenmesi talebi kabul edilerek 2020/258 esasa kaydedilerek İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/92 değişik iş sayılı kararına karşı kanun yararına bozma yoluna gidilmesine ara kararı ile karar verildiği, davanın derdest olduğu,

Anlaşılmıştır.

C. İzmir 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.03.2018 tarihli ve 2017/263 Esas, 2017/416 Karar sayılı erteli hapis cezasının aynen infazına dair kararının, asıl kararın kanun yararına bozulması halinde hukuki değerden yoksun olacağı değerlendirilerek yapılan incelemede;

Dosya kapsamına göre, İzmir 28.Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/499 Esas sayılı dosyasındaki suçun 26.11.2016 tarihinde işlendiği, bu suça ilişkin iddianamenin 02.05.2017 tarihinde düzenlendiği, incelemeye esas İzmir 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/263 Esas sayılı dosyasındaki aynı neviden suçun 28.01.2017 tarihinde işlendiği, bu suça ilişkin iddianamenin ise 14.03.2017 tarihinde düzenlendiği,

bu halde; sanığın eylemlerinin ilk hukukî kesintiyi oluşturan İzmir 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/263 Esas sayılı dosyası kapsamında yer alan 14.03.2017 tarihli iddianameden önce olması karşısında, sanık hakkında tek bir suçtan mahkûmiyet kararı verilip, zincirleme suç hükümleri uygulanması gerektiği, somut olayda, zincirleme suç oluşturan aynı nitelikteki iki suç nedeniyle farklı mahkemelere iki ayrı dava açılması üzerine, İzmir 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.05.2017 tarihli ve 2017/263 Esas, 2017/416 Karar sayılı kararı ile sanığın 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,

İzmir 28. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.10.2018 tarihli ve 2017/499 Esas, 2018/840 Karar sayılı kararı ile, sanığın 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, karar verilerek ayrı ayrı mahkûmiyet hükmü kurulması kanuna aykırıdır.

Açıklanan nedenlere göre;

Sanığın her iki eylemi arasında hukuki kesinti bulunmaması, eylemlerin zincirleme suç oluşturması hususu her iki mahkeme tarafından hüküm tarihinde bilinmiyor olsa da, yargılama sona erdikten sonra ortaya çıkan bir durum olmadığından 5271 sayılı Kanun'un 311 ve devamı maddelerinde düzenlenen yargılamanın yenilenmesi kapsamında değerlendirilemeyeceği, kanuna aykırılığın kanun yararına bozma yolu ile giderilebileceği anlaşıldığından; davaların birleştirilmesine karar verilerek,

suçların "bir suç işleme kararının icrası kapsamında" işlenip işlenmediğinin ve buna bağlı olarak belirtilen suçların zincirleme suç oluşturup oluşturmadığının tartışılarak belirlenmesi, zincirleme suç oluşturduğunun saptanması durumunda, tayin edilecek cezanın, zincirleme suç nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi uyarınca artırılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, ayrı ayrı mahkûmiyet kararları verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.

III. KARAR

1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2. İzmir 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.05.2017 tarihli ve 2017/263 Esas, 2017/416 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

SONUÇ / HÜKÜM

14.12.2023 tarihinde karar verildi.

Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2022/14400, K. 2023/11064, 14 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tebliğname Görüşü
  4. I. İstem
  5. II. Gerekçe
  6. III. Karar
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2022/14400
Karar No
2023/11064
Tarih
14 Aralık 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2022/14401 K.2023/11065
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2022/14402 K.2023/11066
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2022/14408 K.2023/9475
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2022/14418 K.2023/10167
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2022/14421 K.2023/14857
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2022/14432 K.2023/11506

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.