İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Ceza Dairesi

YARGITAY · 10. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2023/13571 K.2024/25772

Bandırma 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.07.2021 tarihli ve 2021/260 Esas, 2021/459 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası…

Esas2023/13571Karar2024/25772Tarih9 Aralık 2024Okuma11 dk · 2.159 kelime

KÜNYE

10. Ceza Dairesi 2023/13571 E., 2024/25772 K.

Karar tarihi
9 Aralık 2024
Konu
Dolandiricilik İban Magduriyeti
Mahkemesi
Asliye Ceza Mahkemesi HÜKÜMLÜ :
Suç
Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma

Karar Detayı

2.159 kelime·11 dk okuma

Bandırma 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.07.2021 tarihli ve 2021/260 Esas, 2021/459 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği,

kararın, istinaf edilmeksizin 06.09.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği, Bandırma 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.10.2020 tarihli ve 2019/592 Esas, 2020/267 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, yine kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın, istinaf edilmeksizin 23.10.2020 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği, Anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 13.05.2023 tarihli ve 2022/33214 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.07.2023 tarihli ve KYB-2023/65340 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.07.2023 tarihli ve KYB-2023/65340 sayılı kanun yararına bozma isteminin.

“5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191. maddesinin 2. fıkrasında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu nedeniyle yapılan soruşturmalarda beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verileceği, 4. fıkrasında erteleme kararının kaldırılarak kamu davası açılması gereken durumlar sayılarak, maddenin 6. fıkrasında ise “Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez.” hükmüne yer verildiği,

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223. maddesinin 8. fıkrasının 2. cümlesinde ise, "...soruşturmanın veya kovuşturmanın yapılması şarta bağlı tutulmuş olup da şartın henüz gerçekleşmediği anlaşılırsa; gerçekleşmesini beklemek üzere, durma kararı verilir.

Bu karara itiraz edilebilir." hükmünün yer aldığı, Dosya kapsamına göre, sanık hakkında ilk kez 05/08/2015 tarihinde işlediği iddia olunan uyuşturucu madde kullanma suçundan dolayı Bandırma Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 07/12/2015 tarihli ve 2015/4632 soruşturma, 2015/113 sayılı sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair karar verilmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde aynı nev'iden suç işlediğinden bahisle Bandırma Cumhuriyet Başsavcılığının 30/05/2018 tarihli ve 2018/1037 esas sayılı iddianamesi ile kamu davası açılması üzerine yapılan yargılama sonunda,

Bandırma 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 25/10/2018 tarihli ve 2018/414 esas, 2018/570 sayılı kararı ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verildiği, sanığın denetim süresi içerisinde 08/10/2019 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan mahkûm olduğunun ihbar edilmesi üzerine,

hükmün açıklanarak Bandırma 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 13/07/2021 tarihli ve 2021/260 esas, 2021/459 sayılı kararı ile mahkûmiyetine karar verildiği ve verilen bu kararın 06/09/2021 tarihinde kesinleştiği, Sanığın 08/10/2019 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurmak suçundan, Bandırma 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 25/10/2018 tarihli kararı gözetilerek erteleme kararı verilmeksizin, Bandırma Cumhuriyet Başsavcılığının 01/12/2019 tarihli ve 2019/2450 esas sayılı iddianamesi ile kamu davası açılması üzerine,

yapılan yargılama sonunda Bandırma 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 15/10/2020 tarihli ve 2019/592 esas, 2020/267 sayılı mahkûmiyet kararının verildiği, anılan kararın 23/10/2020 tarihinde kanun yolu incelemesinden geçmeksizin kesinleştiği, Benzer bir konuya ilişkin olarak Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 23/12/2019 tarihli ve 2019/5427 esas, 2019/8638 karar sayılı ve aynı Dairenin 05/10/2020 tarihli ve 2020/3684 esas, 2020/4900 karar sayılı ilâmlarında da değinildiği üzere,

şüpheli hakkında verilen "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararların, şüpheliye tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı, somut olayda, şüpheli hakkında Bandırma Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 07/12/2015 tarihli ve 2015/4632 soruşturma, 2015/113 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve 1 yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair karar her ne kadar 25/12/2015 tarihinde tebliğ edilmiş ise de,

söz konusu karara karşı itiraz yoluna başvuru süresinin 15 gün yerine 7 gün olarak belirtilmek suretiyle şüphelinin yanıltıldığı, usulüne uygun bir yasa yolu bildirimi yapılmaması nedeniyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın kesinleşmemesi nedeniyle kovuşturma şartının gerçekleşmediği cihetle, Bandırma 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 13/07/2021 tarihli ve yine anılan Mahkemenin 15/10/2020 tarihli kararları ile Bandırma Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 07/12/2015 tarihli ve 2015/4632 soruşturma,

2015/113 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının usulüne uygun kesinleşmediğinden durma kararları vermeleri gerekirken yazılı şekilde sanığın mahkumiyetine hükmedilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. A.

Bandırma 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/260 Esas, 2021/459 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde: 1. Şüpheli hakkında, 05.08.2015 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, Bandırma Cumhuriyet Başsavcılığının 07.12.2015 tarihli ve 2015/4632 Soruşturma, 2015/113 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına,

erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararda itiraz kanun yoluna başvuru süresinin "7 gün" olarak gösterildiği, kararın, şüphelinin doğrudan MERNİS adresine tebliğe çıkarılarak 25.12.2015 tarihinde 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun (7201 sayılı Kanun) 21/2. maddesine göre tebliğ edildiği,

2. Şüphelinin 04.10.2016 tarihinde yeniden uyuşturucu madde kullandığının belirlenmesi üzerine, erteleme kararının kaldırılarak Bandırma Cumhuriyet Başsavcılığının 30.05.2018 tarihli ve 2016/5966 Soruşturma, 2018/1037 Esas, 2018/875 sayılı iddianamesi ile Bandırma 1. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, 3. Yapılan yargılama sonucunda, Bandırma 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.10.2018 tarihli ve 2018/414 Esas, 2018/570 Karar sayılı kararı ile sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,

5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, karara karşı itiraz edilmesi üzerine, itirazın reddine ilişkin mercii Bandırma Ağır Ceza Mahkemesinin 16.11.2018 tarihli ve 2018/1476 değişik iş sayılı kararı ile anılan kararın kesinleştiği, 4. Sanığın denetim süresi içerisinde 08.10.2019 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Bandırma 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.10.2020 tarihli ve 2019/592 Esas, 2020/267 Karar sayılı kararı ile mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine.

Bandırma 1. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 13.07.2021 tarihli ve 2021/260 Esas, 2021/459 Karar sayılı kararı ile hükmün açıklanmasına, sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, 06.09.2021 tarihinde istinaf edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. B.

Bandırma 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/592 Esas, 2020/267 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde: 1. Şüpheli hakkında, 08.10.2019 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, Bandırma Cumhuriyet Başsavcılığının 01.12.2019 tarihli ve 2019/6619 Soruşturma, 2019/2450 Esas, 2019/2149 sayılı iddianamesi ile Bandırma 1. Asliye Ceza Mahkemesine, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açıldığı,

2. Bandırma 1. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 15.10.2020 tarihli ve 2019/592 Esas, 2020/267 Karar sayılı kararı ile sanığın 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, 23.10.2020 tarihinde istinaf edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. C.

Bandırma 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/260 Esas, 2021/459 Karar sayılı kararı yönünden yapılan incelemede: Bandırma Cumhuriyet Başsavcılığının 07.12.2015 tarihli ve 2015/4632 Soruşturma, 2015/113 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararda itiraz süresinin "7 gün" olarak gösterildiği, kararın, şüphelinin doğrudan MERNİS adresine tebliğe çıkarılarak 25.12.2015 tarihinde 7201 sayılı Kanun'un 21/2. maddesine göre tebliğ edildiği, Karara karşı itiraz kanun yoluna başvuru süresinin "15 gün" yerine "7 gün" olarak belirtilmek suretiyle şüphelinin yanıltıldığı,

Anayasanın Temel Hak ve Hürriyetlerin Korunması başlıklı 40. maddesindeki düzenleme ile 5237 sayılı TCK'nın 191/2 ve 5271 sayılı CMK'nın 171, 172 ve 173. maddeleri uyarınca, başvurulacak kanun yolunun, merciinin, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin başlangıcının açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilmesi gerekmekte olup;

"kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen "denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararda kanun yolu başvuru süresi şüpheliyi yanıltacak biçimde "7 gün" olarak gösterildiği gibi, 7201 sayılı Kanun’un 10. maddesinde yer alan, ''(1) Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. Şu kadar ki; kendisine tebliğ yapılacak şahsın müracaatı veya kabulü şartıyla her yerde tebligat yapılması caizdir.

(2) Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır." şeklindeki düzenleme ile aynı Kanun'un 10/2. maddesinde yer alan.

"Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır." düzenlemesi ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsendiği dikkate alındığında;

tebligatın öncelikle bilinen en son adrese, MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin, 7201 sayılı Kanun'un 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek,

mercii tarafından tebligata 7201 sayılı Kanun'un 23/1-8. maddeleri ve Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, "Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre bu adrese yapılması" gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği, somut olayda,

şüpheli hakkında Bandırma Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın doğrudan şüphelinin MERNİS adresine tebliğe çıkarılarak şüpheliye 7201 sayılı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca tebliğ edildiği, tebligatın usulsüz olması nedeniyle de kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmediği,

erteleme kararı usulûne uygun şekilde kesinleşmeden tedbirin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, bu nedenle ihlal kabul edilen eylemin erteleme süresi içerisinde işlendiğinin kabul edilemeyeceği, mahkemesince, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilerek,

şüpheli hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren, 5271 sayılı CMK'nın 173. maddesinin 7499 sayılı Kanun ile değişik haline göre "iki hafta" içinde ilgili Sulh Ceza Hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usulüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak erteleme ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden mahkûmiyet kararı verilmesi,

Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. D.

Bandırma 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/592 Esas, 2020/267 Karar sayılı kararı yönünden yapılan incelemede: 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesinde yer alan "Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez" hükmü gereği, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı bu suçtan yürütülen soruşturmalarda sadece bir kez verilebilecektir.

Buna göre, usulüne uygun verilip kesinleşen herhangi bir erteleme kararı bulunmamasına rağmen aynı sanık hakkında birden fazla soruşturma bulunması halinde, soruşturmaların birleştirilmesi sonrası erteleme kararı verilmesi gerekmektedir.

Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre, erteleme kararının kesinleşmesi tarihine kadar aynı şüpheli/sanık tarafından kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan işlenen tüm eylemler tek suç olarak kabul edilmekte ve 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesi kapsamında temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olarak kabul edilmektedir.

Erteleme kararının kesinleşmesinden sonra işlenen ilk kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu ise, 5237 sayılı Kanun'un 191/1. maddesi kapsamında ihlal sebebi sayılmakta, bu ihlalden sonra işlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçlarının soruşturma ve kovuşturma konusu olabileceği, ancak iddianame düzenlenmeden aynı suçtan işlenen eylemlerin ise 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesi kapsamında zincirleme suça esas alınması gerektiği kabul edilmektedir.

İddianame düzenlendikten sonra aynı suçtan işlenen suçlar ise ayrı suçtur ve 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi kapsamında doğrudan dava konusu edilebilir.

Somut olayda, "Kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararda itiraz süresinin 7 gün olarak belirtilmesi ve kararın tebliğinin usulüne uygun olmaması nedeniyle kesinleşmediği, Bandırma 1. Asliye Ceza Mahkemesince (2021/260 Esas sayılı dosyası), kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilerek,

şüpheli hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren tebliğ tarihinden itibaren, 5271 sayılı CMK'nın 173. maddesinin 7499 sayılı Kanun ile değişik haline göre "iki hafta" içinde ilgili Sulh Ceza Hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usulüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak erteleme ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği,

bu nedenle Bandırma 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/592 Esas sayılı davasında da kovuşturma şartının gerçekleşmediği, anlaşılmıştır.

Davaya konu 08.10.2019 tarihli eylem, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesinden önce işlendiğinden, erteleme kararı kesinleşinceye kadar işlenen tüm eylemler tek suç olarak ve cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşma nedeni olarak kabul edileceğinden, artık bu dava yönünden kovuşturma şartının gerçekleşmesi mümkün olmayacaktır.

Bu nedenle, Mahkemesince, Bandırma 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/260 Esas sayılı dosyasının kanun yararına bozma sonrası alacağı yeni esas numarası tespit edilerek, davanın bu yeni esasa birleştirilmesine karar verilmesi, tüm eylemlerin birlikte değerlendirilmek suretiyle sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın cezalandırılmasına karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. A.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B.

SONUÇ / HÜKÜM

Bandırma 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.07.2021 tarihli ve 2021/260 Esas, 2021/459 Karar sayılı kararı ile Bandırma 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.10.2020 tarihli ve 2019/592 Esas, 2020/267 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyalarının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.12.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2023/13571
Karar No
2024/25772
Tarih
9 Aralık 2024
Konu
Dolandiricilik İban Magduriyeti

İlgili Rehberler

  • Forex Dolandırıcılığı Mağduru Ne Yapmalı?
  • Kripto & Dolandırıcılık Toplu Talep
  • Dolandırıcılık / IBAN Makaleleri

İlgili Kararlar

  • 10. Ceza Dairesi — Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2023/13567 K.2024/25769
  • 10. Ceza Dairesi — Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2023/13564 K.2024/25767
  • 10. Ceza Dairesi — Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2023/13559 K.2024/25764
  • 10. Ceza Dairesi — Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2023/13553 K.2024/26333
  • 10. Ceza Dairesi — Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2023/13545 K.2024/26043
  • 10. Ceza Dairesi — Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2023/13544 K.2024/26042

Tüm Arşiv

Karar Arşivine Dön
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.