KÜNYE
10. Ceza Dairesi 2023/14838 E., 2024/366 K.
- Karar tarihi
- 11 Ocak 2024
- Konu
- Dolandiricilik İban Magduriyeti
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2022/1252 E., 2022/849 K
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 30. Ağır Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/215 E., 2022/250 K
- Suç
- Uyuşturucu madde ticareti yapma
- Hükümler
- Esastan ret (Bölge Adliye Mahkemesi) Mahkûmiyet (İlk Derece Mahkemesi)
- Tebliğname görüşü
- Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması
Karar Detayı
771 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
28.02.2019 gün ve 30700 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7165 sayılı Kanun'la 5271 sayılı Kanun’un 307 nci maddesine eklenen üçüncü fıkra uyarınca. "Yargıtay'dan verilen bozma kararına uyulması halinde ilk derece mahkemesi tarafından verilen karara karşı, istinaf veya temyiz sınırlarına bakılmaksızın sadece temyiz yoluna başvurulabilir." şeklindeki düzenleme gereğince.
Dairemizin 28.04.2022 tarihli ve 2020/21474 E., 2022/5814 K. sayılı ilamı ile bozulan hükümden sonra kurulan Ankara 30. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.07.2022 tarihli ve 2022/215 E., 2022/250 K. sayılı hükmünün doğrudan temyiz yasa yoluna tabi olduğu gözetilmeden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi
18. Ceza Dairesince işin esasına girilerek verilen 07.09.2022 tarihli ve 2022/1252 E., 2022/849 K.sayılı "istinaf başvurusunun esastan reddi" kararının hukuki değerden yoksun olduğu belirlenmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Ankara
30. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.07.2019 tarihli ve 2018/485 Esas, 2019/271 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) ve (b) bentleri, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 13 yıl 9 ay hapis ve 27.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin 18.09.2020 tarih ve 2019/1943 Esas, 2020/551 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii ve Cumhuriyet savcısının istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi
18. Ceza Dairesi kararının, sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 28.04.2022 tarihli ve 2020/21474 Esas, 2022/5814 Karar sayılı kararı ile; "......Dosya kapsamına göre, uyuşturucu madde satışının araç içerisinde gerçekleştiği anlaşılmakla, özel araçların, “umumi veya umuma açık yer” kapsamında olmadığı,
dolayısıyla TCK’nın 188/4-b maddesinin uygulanma koşulları bulunmadığı gözetilmeden, sanık hakkında hükmedilen temel ceza üzerinden TCK’nın 188/4-b maddesi uyarınca artırım yapılması ve TCK’nın 61. maddesi uyarınca “birden fazla nitelikli halin bulunması” gerekçesiyle sanık hakkındaki temel cezanın aşağı hadden uzaklaşılarak belirlenmesi, " nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. D.
Ankara 30. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.07.2022 tarihli ve 2022/215 Esas, 2022/250 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle. 1. Delillerinin takdirinde yanılgıya düşüldüğüne, 2. Mahkûmiyete yetecek kesin delil bulunmadığından sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Aksinin kabulü halinde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Tanık beyanları, savunma, uzmanlık raporu ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın tanık Mustafa'ya eroin sattığı gerekçesiyle mahkûmiyetine; sanığın uyuşturucu maddeyi aldığı kişinin tespiti yönünden açık kimlik ve adres bilgisi veremediği, bu suretle şartları oluşmadığından hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasına karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
İlk Derece Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara 30. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.07.2022 tarihli ve 2022/215 Esas, 2022/250 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden.