Karar Özeti
10. Ceza Dairesi 2023/15853 E. , 2023/11524 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhak
Karar Detayı
10. Ceza Dairesi 2023/15853 E. , 2023/11524 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin, hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.04.2016 tarihli ve 2016/8 Esas, 2016/136 Karar sayılı kararı ile; Sanık ...'ın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 8 yıl 4 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına, Sanıklar Gazanfar ve Mehman'ın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 55237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 39 uncu maddesinin ikinci fıkrarının (c) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 4 yıl 2 ay hapis ve 20,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına, karar verilmiştir. B. İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesi kararının, sanıklar müdafileri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 14.11.2022 tarihli ve 2021/9363 Esas, 2022/11683 Karar sayılı kararı ile; "Arama kararının bulunup bulunmadığı araştırılarak sanıkların hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi ve sanık ...'ın savunma hakkının kısıtlanması" nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir. C. İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.05.2023 tarihli ve 2023/36 Esas, 2023/256 Karar sayılı kararı ile; Sanık ...'ın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereğince beraatine, Sanıklar Gazanfar ve Mehman'ın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 8 yıl 4 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına, ancak bir önceki hükmün yalnızca sanıklar müdafii tarafından temyiz edilmesi nedeniyle kazanılmış hak teşkil ettiğinden, 1412 sayılı Kanun'un 326 ıncı maddesinin son fıkrası uyarınca cezalarının 4 yıl 2 ay hapis ve 20,00 TL olarak infazına, karar verilmiştir. D. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özetle, sanık ... hakkındaki hükmün bozulması, diğer sanıklar hakkındaki hükümlerin onanması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevzi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, B. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, C. Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri özetle; Sanık ...’ın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan cezalandırılması gerektiğine, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR (ilk derece mahkemesinin kabulüne göre) Sanıklar Gazanfar ve Mehman'ın şarjlı el süpürgesi içerisinde sanık ...'a uyuşturucu madde gönderdikleri olayda; 18.12.2015 tarihli araştırma tutanağında da belirtildiği üzere sanıklar tarafından gönderilen içinde uyuşturucu madde bulunan elektrikli süpürgeyi diğer sanık ...'ın Çarşamba otogarından diğer sanıklar tarafından belirtilen gün ve saatte teslim almak için gelmemiş olması, haliyle sanıkların suçtan ve cezadan kurtulmaya yönelik savunmalarına itibar edilemeyeceği, ayrıca ele geçirilen uyuşturucu maddelerin niteliği, miktarı ve çeşitliliği, kullanım sınırının üstünde bulunması, satışa hazır poşetler içerisinde bulunması, sanıkların yakalanma ve uyuşturucu maddeleri saklama şekli gibi hususlar hep birlikte değerlendirildiğinde sanıkların ele geçirilen uyuşturucu maddeleri satmak amacıyla bulundurduğu, böylece uyuşturucu madde ticareti suçunu işlediği, 16.12.2015 tarihli tutanak içeriği, gelen istihbari bilgi, ekspertiz raporu ve tüm dosya kapsamıyla anlaşıldığı gerekçesiyle sanıklar Gazanfar ve Mehman'ın mahkûmiyetlerine, 18.12.2015 tarihli araştırma tutanağında da belirtildiği üzere sanıklar tarafından gönderilen içinde uyuşturucu madde bulunan elektrikli süpürgeyi diğer sanık ...'ın Çarşamba otogarından diğer sanıklar tarafından belirtilen gün ve saatte teslim almak için gelmemiş olması karşısında dosya kapsamında sanığın savunmalarının aksini gösterir, atılı suçu işlediğine dair mahkûmiyet hükmü tesis etmeye yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gerekçesiyle sanık ...'ın beraatine karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden 1. Sanıklar Gazanfar ve Mehman'ın uyuşturucu madde ile yakalanmaları sonrasında 0545 203 37 55 numaralı hattı sanık ...'ın kullandığını belirttikleri ve 0545 203 37 55 numaralı hattı kullanan kişinin Gazanfar'a arattırıldığı, Gazanfar'ın emaneti otobüse teslim ettiğini söylediği, 0545 203 37 55 numaralı hattı kullanan kişinin emaneti alacağını söyleyip telefonu kapattığı anlaşılmıştır. 5271 sayılı Kanun'un 161 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 2559 sayılı Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu'nun (2559 sayılı Kanun) ek 6 ncı maddesi uyarınca edinilen bilgi veya alınan ihbar veya şikâyet üzerine veya kendiliğinden bir suçla karşılaşan kolluğun, olay yerinde kişilerin ve toplumun sağlığına, vücut bütünlüğüne veya malvarlığına zarar gelmemesi ve suçun delillerinin kaybolmaması ya da bozulmaması için gerekli acele tedbirleri aldıktan sonra durumu derhal Cumhuriyet savcısına bildirmesi ve Cumhuriyet savcısının talimatı doğrultusunda gerekli soruşturma işlemlerini yapmasının gerekli olduğu anlaşılmakla, somut olayda kolluk görevlilerinin 0545 203 37 55 numaralı hattı kullanan kişiyle irtibat kurmadan önce yapmış oldukları çalışmalar sonucu elde ettikleri bilgileri 5271 sayılı Kanun'un 161 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Cumhuriyet savcısına bildirdikleri ve alınan talimatları uyarınca hareket ettiklerine dair dosya içinde herhangi bir belge bulunmaması karşısında; bu hususta nöbetçi Cumhuriyet savcısının herhangi bir talimatının olup olmadığının araştırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ile hüküm kurulması, Kabule göre de; 2. Sanık ...'ın atılı suçlamayı kabul etmediğinin anlaşılması karşısında, 0545 203 37 55 numaralı hattın suç tarihinde sanık tarafından kullanılıp kullanılmadığının tespiti amacıyla GSM hattının kime ait olduğunun ilgili GSM şirketinden araştırılması, suç tarihi olan 16.12.2015 tarihinde sanık ...'ın kolluk ifadesinde kullandığını beyan ettiği 0538 965 30 70 numaralı telefon numarasından sanık ...'ın kullandığı iddia edilen 0545 203 37 55 numaralı telefon numarası arasında olay tutanağına yansıyan şekilde irtibatın olup olmadığının tespiti ve ayrıca bu hattan kimlerle görüşüldüğü ve görüşülen şahısların sanığın tanıdığı kişiler olup olmadığının tespitinin yapılması amacıyla ilgili hattın suç tarihi ve öncesine ait görüşmelerine ilişkin HTS kayıtlarının getirtilmesi, sonucuna göre dosyadaki tüm delillerin birlikte değerlendirilip, sanığın hukuki durumunun tayini yerine eksik araştırma ile hüküm kurulması, Hukuka aykırı görülmüştür. B. Sanıklar Gazanfar ve Mehman hakkında kurulan hükümler yönünden Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, Mahkemenin, suçun sübutuna ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanıklar müdafilerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, aşağıdaki belirtilenler dışında hükümlerde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. Sanıkların suçu, yardım eden sıfatıyla değil asli fail olarak işlendiklerinin kabulü ve sonuç ceza bakımından kazanılmış haklarının saklı tutulması yerinde ise de, sanık ... hakkında belirtilen bozma nedenleri araştırılıp, sanık ... hakkında mahkûmiyet hükmü verilmesi halinde, tüm dosya kapsamına göre, diğer sanık ... hakkında bilgi bulunmadığı aşamada, uyuşturucu maddenin gönderilmek üzere kendilerine sanık ... tarafından bırakıldığını söylemek suretiyle suç ortaklarının ortaya çıkmasına hizmet ve yardım eden sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 192 nci maddesinin üçüncü fıkrasında öngörülen etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünde (A) ve (B) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.05.2023 tarihli ve 2023/36 Esas, 2023/256 Karar sayılı kararına yönelik Cumhuriyet savcısının ve sanıklar Gazanfar ve Mehman müdafilerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.12.2023 tarihinde karar verildi.