İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Ceza Dairesi

YARGITAY · 10. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2023/17402 K.2025/4272

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması 2. Kamu davasının durması KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararların kanun yararına bozulması İzmir

Esas2023/17402Karar2025/4272Tarih14 Nisan 2025Okuma10 dk · 1.925 kelime

KÜNYE

10. Ceza Dairesi 2023/17402 E., 2025/4272 K.

Karar tarihi
14 Nisan 2025
Konu
Dolandiricilik İban Magduriyeti
Mahkemesi
Çocuk Mahkemesi 2. İzmir 31. Asliye Ceza Mahkemesi
Sayısı
1. 2018/667 E., 2019/57 K. 2. 2019/858 E., 2021/813 K
Suç
Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma KARARLAR : 1

Karar Detayı

1.925 kelime·10 dk okuma·3 bölüm

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması 2. Kamu davasının durması KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararların kanun yararına bozulması İzmir

3. Çocuk Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1, 31/3 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın, itiraz edilmeksizin 31.01.2019 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. İzmir

31. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan kamu davasının, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca "durmasına" karar verildiği, kararın, itiraz edilmeksizin 29.12.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 17.08.2023 tarihli ve 2022/3321 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.09.2023 tarihli ve KYB-2023/94360 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.09.2023 tarihli ve KYB-2023/94360 sayılı kanun yararına bozma isteminin. "İzmir 3. Çocuk Mahkemesinin 21.01.2019 tarihli ve 2018/667 esas, 2019/57 sayılı kararı yönünden yapılan incelemede. Dosya kapsamına göre, İzmir

3. Çocuk Mahkemesinin 21.01.2019 tarihli kararına konu dosyada, sanığın 23.02.2017 tarihindeki kullanmak amacıyla uyuşturucu madde bulundurmak ve kullanmak suçu nedeniyle İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/20463 sayılı soruşturma dosyası kapsamında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesini takiben, sanığın erteleme süresi içerisinde tekrar uyuşturucu madde kullandığından bahisle hakkında açılan kamu davasında yukarıda izah edilen şekilde mahkûmiyeti ile anılan mahkûmiyet hükmünün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği,

ancak bahse konu kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararında itiraza ilişkin kanun yolu ve süresinin gösterilmediği, 5237 sayılı Kanun'un 191/2. maddesinin 2. cümlesinde yer alan "Cumhuriyet savcısı, bu durumda şüpheliyi, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır." şeklindeki düzenleme gereğince "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararların şüpheliye tebliğ edilmesinin gerektiği.

Anayasa'nın 40/2, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 34/2, 231/2 ve 232/6. maddeleri uyarınca da, bu karara karşı başvurulacak kanun yolu, mercii, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin başlangıcının açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilmesi gerektiği, hatta Yargıtay 10.Ceza Dairesinin 13.09.2021 tarihli ve 2019/8201 esas ve 2021/8593 karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilen kişilere bu karara 15 gün içinde itiraz hakkı bulunduğuna ilişkin bildirimi içermeyen tebliğin geçersiz olduğu,

bu bağlamda, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararında 5271 sayılı Kanun'un 173. maddesi uyarınca "kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde sulh ceza hakimliğine itiraz hakkı bulunduğunun" gösterilmemesi suretiyle sanığın yanıltıldığı, böylece erteleme kararı kesinleşmediğinden usulüne uygun yapılmış tedavi ve denetim faaliyetinden söz edilemeyeceği gibi ihlal oluşturan eylemden de bahsedilemeyeceği cihetle, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden kamu davasının durmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir.

İzmir 31. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.12.2021 tarihli ve 2019/858 esas, 2021/813 sayılı kararı yönünden yapılan incelemede. Dosya kapsamına göre, sanık hakkında önceden işlemiş olduğu aynı nev'iden suç sebebiyle açılmış bir kamu davası olduğundan (İzmir

3. Çocuk Mahkemesinin 2018/667 esas sayılı dosyası), bu kez yargılama konusu 05.09.2018 ve 16.09.2019 tarihli suçlardan dolayı 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesi gereğince, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmeden doğrudan kamu davası açıldığı halde Mahkemesince, 05.09.2018 tarihli uyuşturucu madde kullanma suçundan İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 18.10.2018 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararında itiraz hakkı gösterilmeyip kesinleşmediği,

kovuşturma şartının oluşmadığından bahisle durma kararı verilmiş ise de, suça sürüklenen çocuk hakkında daha evvelden 23.02.2017 tarihli kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde kabul etmek veya bulundurmak eylemi nedeniyle İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca 03.05.2017 tarihli ve 2017/20463 soruşturma, 2017/2090 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının bulunduğu,

bu karara ilişkin erteleme süresi içerisinde aynı nitelikte yeniden suç işlemesi sebebiyle İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca 19.11.2019 tarihli iddianamesiyle kamu davasının açıldığının anlaşıldığı olayda, sehven ikinci kez verilen 18.10.2018 tarihli ve 2018/112295 soruşturma, 2018/5317 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı iddianamede gösterilmediği halde, anılan Mahkemece bahse konu kararda itiraz hakkı gösterilmediği gerekçesiyle durma kararı verilmesinde, İsabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE

A. İzmir 3. Çocuk Mahkemesinin 21.01.2019 tarihli ve 2018/667 Esas, 2019/57 Karar sayılı kararının incelenmesinde: 1. Yaşı küçük şüpheli hakkında, 23.02.2017 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 03.05.2017 tarihli ve 2017/20463 Soruşturma, 2017/2090 Karar sayılı kararı ile.

5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca üç yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ve denetimli serbestlik süresi içinde tedaviye tabi tutulmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği,

kararda itiraz kanun yolunun gösterilmediği, kararın şüpheliye ve zorunlu müdafiine tebliğ edilerek infazı için Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, 2. Şüphelinin yükümlülüklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi nedeniyle erteleme kararının kaldırılarak İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 24.09.2018 tarihli ve 2017/20463 Soruşturma, 2018/37730 Esas, 2018/1349 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, 3. İzmir

3. Çocuk Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 21.01.2019 tarihli ve 2018/667 Esas, 2019/57 Karar sayılı kararı ile, sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 191/1, 31/3 ve 62/1. maddeleri gereğince 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı CMK’nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 3 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. B. İzmir

31. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.12.2021 tarihli ve 2019/858 Esas, 2021/813 Karar sayılı kararının incelenmesinde: 1. Şüpheli hakkında, 05.09.2018 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 18.10.2018 tarihli ve 2018/112295 Soruşturma, 2018/5317 sayılı kararı ile.

5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, denetimli serbestlik süresi içinde tedaviye tabi tutulmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği,

kararda itiraz kanun yolunun gösterilmediği, kararın şüphelinin doğrudan MERNİS adresine tebliğe çıkarılarak 06.11.2018 tarihinde 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/2.maddesine göre tebliğ edildiği, 2. Şüpheli hakkında 16.09.2019 tarihli aynı nev'i suçtan başlatılan soruşturma evrakının 2018/112295 sayılı soruşturma ile birleştirilmesine karar verildiği,

3. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca, daha önce 03.05.2017 tarihli ve 2017/20463 Soruşturma, 2017/2090 Karar sayılı karar ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği ve yükümlülüklerine uymaması nedeniyle İzmir

3. Çocuk Mahkemesine kamu davası açıldığı, sehven ikinci kez erteleme kararı verildiği farkedilerek 18.10.2018 tarihli erteleme kararının kaldırılarak, 05.09.2018 ve 16.09.2019 tarihli suçlardan İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 19.11.2019 tarihli ve 2018/112295 Soruşturma, 2019/44848 Esas, 2019/35184 sayılı iddianamesi ile İzmir 31. Asliye Ceza Mahkemesine, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açıldığı, 4. İzmir

31. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 21.12.2021 tarihli ve 2019/858 Esas, 2021/813 Karar sayılı kararı ile, 18.10.2018 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararında itiraz kanun yolunun gösterilmediği gerekçesiyle 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca "kamu davasının durmasına" karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. C. Dosyalar kapsamına göre. 1. İzmir

3. Çocuk Mahkemesinin 21.01.2019 tarihli ve 2018/667 Esas, 2019/57 Karar sayılı kararı yönünden. 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesinde, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ve bu kararla birlikte verilecek olan tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik herhangi bir kanun yolu öngörülmemiş ise de;

kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile bu karara bağlı olarak verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesinin ikinci cümlesinde yer alan "Cumhuriyet savcısı, bu durumda sanığa, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır." şeklindeki düzenleme gereği,

"Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen "tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararların itiraz yolu açık olmak üzere verilmesi ve şüpheliye tebliğ edilmesi gerektiği, şüpheliye hakkında verilen karara karşı itiraz hakkı tanınmadan ve kendisine tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, sanık hakkında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararda itiraz kanun yolunun gösterilmediği,

sanığa anılan karara karşı itiraz kanun yoluna başvuru hakkı tanınmadığı, bu nedenle kararın kesinleşmediği, kararın kesinleşmemesi nedeniyle, müdürlükçe yapılan infaz işlemlerinin hukuki sonuç doğurmayacağı, dolayısıyla kovuşturma şartının gerçekleşmediği anlaşıldığından; mahkemesince, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilerek,

"kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararın, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 5271 sayılı CMK'nın 173. maddesinin 7499 sayılı Kanun ile değişik haline göre "iki hafta" içinde ilgili Sulh Ceza Hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usulüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak erteleme ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden, mahkûmiyet ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi,

Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. 2. İzmir 31. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.12.2021 tarihli ve 2019/858 Esas, 2021/813 Karar sayılı kararı yönünden. Sanık hakkında, önceden işlemiş olduğu aynı nev'iden suç nedeniyle İzmir

3. Çocuk Mahkemesine 2018/667 esas sayılı kamu davası açıldığından, yargılama konusu 05.09.2018 ve 16.09.2019 tarihli suçlardan dolayı 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi gereğince, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmeden doğrudan kamu davası açıldığı halde, Mahkemesince, 05.09.2018 tarihli uyuşturucu madde kullanma suçundan İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 18.10.2018 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararında itiraz hakkının gösterilmediği,

kovuşturma şartının oluşmadığı gerekçesiyle durma kararı verilmiş ise de, sanık hakkında daha önce 23.02.2017 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemi nedeniyle İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca 03.05.2017 tarihli ve 2017/20463 soruşturma, 2017/2090 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının bulunduğu, yükümlülüklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi nedeniyle İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 19.11.2019 tarihli iddianamesi ile kamu davası açıldığı,

sehven ikinci kez verilen 18.10.2018 tarihli ve 2018/112295 soruşturma, 2018/5317 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı iddianamede gösterilmediği halde, Mahkemece itiraz hakkı gösterilmediği şeklindeki dosya kapsamına uygun olmayan gerekçe ile durma kararı verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerindedir. Ancak. Kanun yararına bozma incelemesi sırasında gelinen aşamada, doğrudan dava açılmasına dayanak İzmir

3. Çocuk Mahkemesinin 21.01.2019 tarihli ve 2018/667 Esas, 2019/57 Karar sayılı kararının kanun yararına bozulması sonrasında, mahkemesince, erteleme kararının kesinleşmemesi nedeniyle "durma" kararı verileceğinden, 05.09.2018 ve 16.09.2019 tarihli eylemlerin erteleme kararının kesinleşmesinden önce işlenmiş ... geleceği, Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre,

kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesi tarihine kadar aynı sanık tarafından kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan işlenen tüm eylemler tek suç olarak ve 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesi kapsamında temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olarak kabul edildiğinden,

İzmir 3.Çocuk Mahkemesinin 21.01.2019 tarihli ve 2018/667 Esas, 2019/57 Karar sayılı kararının kanun yararına bozulmasından sonra alacağı esas numarasının tespiti ile her iki davanın birleştirilmesi ve sanığın tüm eylemlerinin birlikte değerlendirilerek hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinden kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.

III. KARAR

A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. İzmir 3. Çocuk Mahkemesinin 21.01.2019 tarihli ve 2018/667 Esas, 2019/57 Karar sayılı kararı ile İzmir

SONUÇ / HÜKÜM

31. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.12.2021 tarihli ve 2019/858 Esas, 2021/813 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Detayı
  3. I. İstem
  4. II. Gerekçe
  5. III. Karar
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2023/17402
Karar No
2025/4272
Tarih
14 Nisan 2025
Konu
Dolandiricilik İban Magduriyeti

İlgili Rehberler

  • Forex Dolandırıcılığı Mağduru Ne Yapmalı?
  • Kripto & Dolandırıcılık Toplu Talep
  • Dolandırıcılık / IBAN Makaleleri

İlgili Kararlar

  • 10. Ceza Dairesi — Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2023/17396 K.2025/2010
  • 10. Ceza Dairesi — Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2023/17391 K.2025/2004
  • 10. Ceza Dairesi — Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2023/17117 K.2023/10629
  • 10. Ceza Dairesi — Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2024/6270 K.2024/23139
  • 10. Ceza Dairesi — Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2024/6226 K.2025/12197
  • 10. Ceza Dairesi — Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2024/5933 K.2026/2252

Tüm Arşiv

Karar Arşivine Dön
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.