İçeriğe geç
AC
10. Ceza Dairesi Esas: 2023/17522 Karar: 2025/6091 Tarih: 2025

Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2023/17522 K.2025/6091

10. Ceza Dairesi 2023/17522 E. , 2025/6091 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/519 E., 2019/480 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

Karar Özeti

10. Ceza Dairesi 2023/17522 E. , 2025/6091 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/519 E., 2019/480 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

Karar Detayı

10. Ceza Dairesi 2023/17522 E. , 2025/6091 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/519 E., 2019/480 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Samsun 11. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun'un 58. maddesi uyarınca ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verildiği, hükmün, istinaf incelemesinden geçmeksizin 10.07.2019 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 20.09.2023 tarihli ve 2023/13664 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.10.2023 tarihli ve KYB - 2023/102356 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 04.10.2023 tarihli ve KYB - 2023/102356 sayılı kanun yararına bozma isteminin; " Dosya kapsamına göre, sanığın incelemeye konu 09.04.2018 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan yapılan soruşturma sonunda, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/6. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmeden Samsun Cumhuriyet Başsavcılığının 24.07.2018 tarihli ve 2018/24655 sayılı iddianamesiyle Samsun 11. Asliye Ceza Mahkemesinde kamu davası açıldığı; anılan Mahkemesinin 30.05.2019 tarihli ve 2018/519 esas, 2019/480 sayılı kararı ile sanığın mahkumiyetine karar verildiği, kararın kanun yolu incelemesinden geçmeksizin kesinleştiği anlaşılmış ise de; Sanık hakkında, daha önce 11.07.2015 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan dolayı Samsun Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 02.10.2015 tarihli ve 2015/24346 soruşturma, 2015/737 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesi ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair karar verilmesi sonrasında, adı geçen sanığın uyuşturucu madde kullanmaya devam ettiği gerekçesiyle kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kaldırılarak, Samsun Cumhuriyet Başsavcılığının 22.12.2017 tarihli ve 2017/8409 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda Samsun 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.11.2018 tarihli ve 2018/25 esas, 2018/663 sayılı kararı ile sanığın yükümlülük ihlalinde bulunduğu hususunda somut delil bulunmadığından bahisle beraatine karar verildiği ve kararın istinaf edilmeyerek kesinleştiği anlaşılmakla, Bu haliyle, 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesinde yer alan "(6) Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez." şeklindeki düzenleme gereğince doğrudan kamu davası açılmasının dayanağı olan davada, sanığın beraatine karar verilmesi ve beraat kararının kesinleşmesi nedeniyle, beraate konu suç nedeniyle verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının hukuki geçerliliği kalmadığından, Mahkemesince "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı" verilmeden açılmış olan incelemeye konu dosyada, yargılama şartı bulunmadığından, bu şartın gerçekleşmesini beklemek üzere "durma kararı" verilerek, sanık hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi için Cumhuriyet Başsavcılığına bildirimde bulunulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Samsun 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.05.2019 tarihli ve 2018/519 Esas, 2019/480 Karar sayılı kararının incelenmesinde: 1. Şüpheli hakkında, 09.04.2018 tarihinde işlediği iddia edilen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, Samsun Cumhuriyet Başsavcılığının 24.07.2018 tarihli ve 2018/24655 Soruşturma, 2018/7339 Esas, 2018/5607 sayılı iddianamesi ile Samsun 11. Asliye Ceza Mahkemesine, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açıldığı, iddianamede; sanık hakkında daha önce Samsun 3. Asliye Ceza Mahkemesine 2018/25 Esas sayılı kamu davasının açıldığı, yeniden erteleme kararı verilemeyeceği hususunun belirtildiği, 2. Yapılan yargılama sonucunda, Samsun 11. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 30.05.2019 tarihli ve 2018/519 Esas, 2019/480 Karar sayılı kararı ile, sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 58. maddesi uyarınca ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verildiği, kararın istinaf incelemesinden geçmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. B. Dayanak alınan Samsun 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/25 Esas ve 2018/633 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde: 1. Sanık hakkında, 11.07.2015 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Samsun Cumhuriyet Başsavcılığının 02.10.2015 tarihli ve 2015/24346 Soruşturma, 2015/737 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ve denetimli serbestlik süresi içerisinde tedaviye tabi tutulmasına karar verildiği, kararın 07.10.2015 tarihinde tebliğ edildiği, 2. Sanığın 05.09.2017 tarihinde yeniden uyuşturucu madde ile yakalanması nedeniyle erteleme kararının kaldırılarak Samsun Cumhuriyet Başsavcılığının 22.12.2017 tarihli ve 2015/24346 Soruşturma, 2017/11647 Esas, 2017/8409 sayılı iddianamesi ile Samsun 3. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, 3. Samsun 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.11.2018 tarihli ve 2018/25 Esas, 2018/633 Karar sayılı kararı ile, atılı suç sabit olmadığından sanığın beraatine karar verildiği, beraat kararının 21.11.2018 tarihinde istinaf edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. C. Dosyalar kapsamına göre; Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan soruşturma sonucunda, şüpheli hakkında 5237 sayılı TCK’nın 191/2. maddesi uyarınca "kamu davasının açılmasının ertelenmesi", TCK’nın 191/3. maddesi uyarınca "erteleme süresi içerisinde asgari bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanması, denetimli serbestlik süresi içinde tedaviye tabi tutulması" kararı verilmesini takiben, TCK’nın 191/4. maddesinde yazılan durumlardan birinin gerçekleşmesi nedeniyle, erteleme kararının kaldırılarak kamu davası açılmasından sonra, şüphelinin yeniden kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlemesi halinde TCK’nın 191/6. maddesi uyarınca yeniden kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemeyeceğinden ikinci suç nedeniyle doğrudan kamu davası açılacağı tartışmasızdır. Ancak; erteleme kararının kaldırılarak açılan kamu davasında sanığın beraatine karar verilmesi ve beraat kararının kesinleşmesi halinde, beraate konu suç nedeniyle verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı hukuki geçerliliğini yitirecek ve sonraki suça ilişkin olarak TCK’nın 191/6. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesine engel olmayacak, bu nedenle "kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı verilmeden açılmış olan kamu davasında kovuşturma şartı bulunmadığından kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere "durma kararı" verilmesi gerekecektir. Somut olayda; şüphelinin 11.07.2015 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Samsun Cumhuriyet Başsavcılığınca 02.10.2015 tarihinde verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının ihlâl edilmesi nedeniyle 22.12.2017 tarihli iddianame ile kamu davası açılması üzerine, Samsun 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.11.2018 tarihli ve 2018/25 Esas, 2018/633 Karar sayılı kararı ile, atılı suçun sabit olmaması nedeniyle sanığın beraatine karar verildiği ve beraat kararının kesinleştiği anlaşılmaktadır. 5237 sayılı TCK’nın 191/6. maddesi gereğince doğrudan kamu davası açılmasının dayanağı olan davada, sanığın beraatine karar verilmesi ve beraat kararının kesinleşmesi nedeniyle, beraate konu suç nedeniyle verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının hukuki geçerliliği kalmadığından, Mahkemesince "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı" verilmeden açılmış olan kamu davasında, kovuşturma şartı bulunmadığından, kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilerek, sanık hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi için Cumhuriyet Başsavcılığına bildirimde bulunulması gerektiği gözetilmeden, sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi Kanun’a aykırı ise de; Sanığın üzerinde, dosya arasında bulunan Samsun Kriminal Polis Laboratuvarının 13.04.2018 tarihli raporu ile, "...." etken maddesini içeren 7 adet kapsül ele geçirildiği, "...." isimli maddenin uyuşturucu ve uyarıcı maddeler arasında yer almaması karşısında, bu maddenin kullanmak amacıyla bulundurulmasının suç oluşturmayacağı ancak TCK'nın 188/6. maddesi kapsamında değerlendirilebileceği dikkate alınarak, kendisinde herhangi bir uyuşturucu ya da uyarıcı madde ele geçmeyen ve uyuşturucu madde kullandığı teknik yöntemlerle saptanamayan sanığın, uyuşturucu madde kullandığına dair delil bulunmadığı anlaşıldığından, sanığın "beraatine" karar verilmesi gerektiği gözetilmeden mahkûmiyetine karar verilmesi, Kanun'a aykırı olup, bu hususun, mahkemenin takdiri ve delillerin değerlendirilmesinde hataya düşülmesi durumunu aşan mutlak hukuka aykırılık niteliğinde olduğu gözetilerek Kanun yararına bozma istemi değişik gerekçe ile yerinde görülmüştür. D. 5271 sayılı CNMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi; "Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay Ceza Dairesi doğrudan hükmeder." şeklinde düzenlenmiş olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmekle, 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Samsun 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.05.2019 tarihli ve 2018/519 Esas, 2019/480 Karar sayılı sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3. 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bozma nedeninin cezanın kaldırılmasını gerektirdiği belirlendiğinden; Hüküm fıkrasının; "Sanığın üzerine atılı kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5271 sayılı CMK'nın 223/2. maddesinin (e) bendi uyarınca yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle BERAATİNE" şeklinde DEĞİŞTİRİLMESİNE, hukuka aykırılığın bu şekilde giderilmesine, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.05.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla