İçeriğe geç
AC
10. Ceza Dairesi Esas: 2023/23252 Karar: 2025/7337 Tarih: 2025

Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2023/23252 K.2025/7337

10. Ceza Dairesi 2023/23252 E. , 2025/7337 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞ

Karar Özeti

10. Ceza Dairesi 2023/23252 E. , 2025/7337 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞ

Karar Detayı

10. Ceza Dairesi 2023/23252 E. , 2025/7337 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Şanlıurfa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın, itiraz edilmeksizin 23.05.2017 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 30.10.2023 tarihli ve 2023/20529 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.12.2023 tarihli ve KYB - 2023/117212 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.12.2023 tarihli ve KYB - 2023/117212 sayılı kanun yararına bozma isteminin; " Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.04.2018 tarihli ve 2014/15-487 esas, 2018/151 sayılı kararında belirtildiği üzere, temyiz veya istinaf kanun yollarından geçmeksizin kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların ülke sathında uygulama birliğine ulaşmak ve ciddî boyutlara ulaşan hukuka aykırılıkların toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi amacıyla olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma konusu yapılabileceği gözetilerek yapılan incelemede; 1- Dosya kapsamına göre, sanık hakkında ilk kez 20.11.2015 tarihinde işlediği iddia olunan uyuşturucu madde kullanma suçundan dolayı Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 11.01.2016 tarihli ve 2016/673 soruşturma, 2016/26 sayılı 5 yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararın sanığa 16.02.2016 tarihinde tebliğ edildiği, 03.03.2016 tarihinde erteleme kararının kesinleştiği, 24.02.2016 tarihli ihlâl kabul edilen eylemin erteleme kararının kesinleşmesinden önce gerçekleştiğinin anlaşılması karşısında, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının ihlalinden söz edilemeyeceği ve bu yönüyle kovuşturma şartının gerçekleşmediği, 2- 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/2. madde ve fıkrasının, "Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır." hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, öncelikle bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise mernis adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından tebligata 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 23/1-8 ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği, sanık hakkında Şanlıurfa Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün iki çağrı yazısının da doğrudan mernis adresine tebliğe çıkartılması nedeniyle yapılan tebligat işleminin geçerli sayılamayacağı ve denetimin başlamadığı cihetle, açılan kamu davasında kovuşturma şartı bulunmadığından bahisle durma kararı verilmesi gerektiği, Gözetilmeden, yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 20.11.2015 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığının 11.01.2016 tarihli ve 2016/673 Soruşturma, 2016/26 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ve denetimli serbestlik süresi içinde tedaviye tabi tutulmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararda itiraz kanun yolunun gösterildiği, kararın 16.02.2016 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edilerek tedbirin infazı için 03.03.2016 tarihinde Şanlıurfa Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, B. Şüphelinin 24.02.2016 tarihinde yeniden kullanmak için uyuşturucu madde bulundurması neeniyle erteleme kararının kaldırılarak Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığının 25.05.2016 tarihli ve 2016/673 Soruşturma, 2016/4620 Esas, 2016/3330 sayılı iddianamesi ile Şanlıurfa 2.Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, C. Yapılan yargılama sonucunda Şanlıurfa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 25.04.2017 tarihli ve 2016/632 Esas, 2017/391 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl denetimli serbestlik süresine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. D. Dosya kapsamına göre, sanık hakkında 20.11.2015 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 11.01.2016 tarihli ve 2016/673 Soruşturma, 2016/26 Karar sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararın sanığa 16.02.2016 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, 15 günlük itiraz süresinin sona erdiği 03.03.2016 tarihinde erteleme kararının kesinleştiği, 24.02.2016 tarihli ihlâl kabul edilen eylemin erteleme kararının kesinleşmesinden önce işlendiği, beş yıllık erteleme süresinin kararın kesinleştiği tarihte başlayacağı gözetildiğinde ihlâl kabul edilen 24.02.2016 tarihli eylemin erteleme süresi içerisinde işlendiğinden söz edilemeyeceği, dolayısıyla 5237 sayılı TCK'nın 191/4. maddesinde yer alan dava açılması koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından, Mahkemesince, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilerek, sanık hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup (1) numaralı kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. Kamu davasının, 5237 sayılı TCK'nın 191/4-a maddesi gereğince değil, 5237 sayılı TCK'nın 191/4-b maddesi gereğince açıldığının anlaşılması karşısında, Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce çıkarılan tebligatların usulsüz olmasının hukuki sonuç doğurmayacağı değerlendirildiğinden Tebliğnamedeki (2) numaralı bozma istemi yerinde görülmemiştir. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Şanlıurfa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.04.2017 tarihli ve 2016/632 Esas, 2017/391 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.06.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla