Karar Özeti
10. Ceza Dairesi 2024/4663 E. , 2025/13588 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI: 2023/155 E., 2023/410 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEB
Karar Detayı
10. Ceza Dairesi 2024/4663 E. , 2025/13588 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI: 2023/155 E., 2023/410 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İstanbul 45. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/1. ve 62/1. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 23.06.2023 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 18.03.2024 tarihli ve 2024/1903 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.04.2024 tarihli ve KYB - 2024/36087 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.04.2024 tarihli ve KYB - 2024/36087 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/1. maddesi kapsamında işlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçu için kanunda öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre olağan dava zamanaşımı süresinin anılan Kanun’un 66/1-e maddesi gereğince 8 yıl, olağanüstü zamanaşımı süresinin ise 12 yıl olduğu nazara alındığında, kovuşturma aşamasında sanığın savunmasının alındığı 05/10/2010 tarihinde son kez kesilmesi sebebiyle yeniden işlemeye başlayan zamanaşımı süresinin, tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın kesinleştiği 11/01/2011 tarihi ile sanığın tedavi denetimli serbestlik tedbirini ihlal etmesi nedeniyle denetimli serbestlik müdürlüğünce dosyasının kapatıldığı 05/10/2012 tarihleri arasında (1 yıl 8 ay 24 gün) durduğu ve sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 30/10/2013 ile denetim süresindeki suçun işlendiği 02/05/2015 tarihleri arasında (1 yıl 6 ay 2 gün) zamanaşımı süresinin yeniden durmasını müteakip, denetim süresi içerisinde işlenen suç tarihi olan 02/05/2015 tarihinden itibaren yeniden işlemeye başladığı, sanığın mahkeme huzurunda savunmasının alındığı 05/10/2010 tarihinden hükmün açıklandığı 15/06/2023 tarihine kadar geçen ( 12... ay 10 gün) süreden, durma süreleri (3 yıl 2 ay 26 gün) çıkarıldığında, kalan 9 yıl 5 ay 14 günlük sürede 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin tamamlandığı cihetle, kamu davasının düşürülmesi yerine, yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 22.12.2009 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Eyüp Cumhuriyet Başsavcılığının 17.02.2010 tarihli ve 2010/2014 Soruşturma, 2010/2187 Esas, 2010/1162 sayılı iddianamesi ile Eyüp 3. Sulh Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, B. Eyüp 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 05.10.2010 tarihli ve 2010/8 65... /1073 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK’nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/2. maddesi uyarınca sanık hakkında tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararın, 11.01.2011 tarihinde kesinleştiği, infazı için Bakırköy Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, C. Bakırköy Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 05.10.2012 tarihli yazısı ile, yapılan tebligata rağmen müdürlüğe başvurmadığının bildirilmesi üzerine, dosya ele alınarak 27.03.2013 tarihinde tensip zaptı düzenlendiği ve İstanbul 27. Sulh Ceza Mahkemesinin 08.10.2013 tarihli ve 2013/244 Esas, 2013/1036 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı TCK’nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/1. ve 62/1. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın 30.10.2013 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği, D. Sanığın denetim süresi içerisinde 02.05.2015 tarihinde işlediği kasten öldürme suçundan mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine, İstanbul 45. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.01.2022 tarihli ve 2021/598 Esas, 2022/5 Karar sayılı kararı ile, hükmün açıklanmasına yer olmadığına ve ısrar şartı gerçekleşmediğinden 05.10.2010 tarihili tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazının devamına karar verildiği, kararın 19.01.2022 tarihinde kesinleştirilerek infazı için Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, E. Sanığın yükümlülüklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi nedeniyle infaz dosyasının kapatıldığının bildirilmesi üzerine, dosyanın ele alınarak İstanbul 45. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 15.06.2023 tarihli ve 2023/155 Esas, 2023/410 Karar sayılı kararı ile, hükmün açıklanmasına, sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/1. ve 62/1. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. F. Dosya kapsamına göre; 5237 sayılı TCK'nın 191/1. maddesi kapsamında işlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunun TCK’nın 66/1-e maddesi gereğince 8 yıllık asli, TCK’nın 67/4. maddesi gereğince de 12 yıl kesintili zamanaşımı süresine tabi olduğu dikkate alındığında; Sanığın atılı suçu 22.12.2009 tarihinde işlediği, zamanaşımı süresinin, sanık hakkında Eyüp 3. Sulh Ceza Mahkemesince verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tâbi tutulmasına dair kararın kesinleştiği 11.01.2011 tarihi ile mahkemece sanığın tedbire uymaması üzerine yeniden yargılamaya başladığı 27.03.2013 tarihi arasında durduğu, yargılamanın başladığı tarihte yeniden işlemeye başladığı, yine, sanık hakkında verilen 08.10.2013 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 30.10.2013 tarihi ile denetim süresi içerisinde işlediği suç tarihi olan 02.05.2015 tarihi arasında dava zamanaşımı süresinin durduğu, denetim süresinde işlenen suçun tarihi olan 02.05.2015 tarihinden itibaren zamanaşımının yeniden işlemeye başladığı, zamanaşımını kesen ve durduran sürelerin hesaplanması sonucunda, zamanaşımını son kesen işlem olan 05.10.2010 sorgu tarihinden itibaren suç için öngörülen olağan zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşıldığından, davanın düşmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi; "Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay Ceza Dairesi doğrudan hükmeder." şeklinde düzenlenmiş olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmekle, 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. İstanbul 45. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.06.2023 tarihli ve 2023/155 Esas, 2023/410 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, C. 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bozma nedeninin cezanın kaldırılmasını gerektirdiği belirlendiğinden; Hüküm fıkrasının; "sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE" şeklinde DEĞİŞTİRİLMESİNE, hukuka aykırılığın bu şekilde giderilmesine, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.12.2025 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmadan HAGB açıklanarak mahkûmiyet verilen sanıkta, erteleme ve HAGB dönemlerindeki durma süreleri düşüldüğünde dava zamanaşımı dolmuştur.
Hukuki İlke: TCK 66/1-e uyarınca 8 yıllık olağan zamanaşımı süresi, durma ve kesilme süreleri hesaplanarak belirlenir; son kesen işlemden itibaren olağan zamanaşımı dolmuşsa CMK 223/8 uyarınca davanın düşmesine karar verilmelidir. Aykırılık CMK 309/4-d ile doğrudan giderilir.
Uygulama Sonucu: kanun yararına bozma; hükmün doğrudan düşme olarak değiştirilmesi
Dava Strateji Notu: Eski tarihli uyuşturucu kullanma dosyalarında erteleme/HAGB dönemlerinin durma etkisi dahil edilerek zamanaşımı hesaplanmalı; dolmuş zamanaşımı düşme talebiyle ileri sürülmelidir.