İçeriğe geç
AC
10. Ceza Dairesi Esas: 2024/8179 Karar: 2025/3637 Tarih: 2025

Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2024/8179 K.2025/3637

10. Ceza Dairesi 2024/8179 E. , 2025/3637 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi (Çocuk Mahkemesi Sıfatıyla) SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR:Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAM

Karar Özeti

10. Ceza Dairesi 2024/8179 E. , 2025/3637 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi (Çocuk Mahkemesi Sıfatıyla) SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR:Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAM

Karar Detayı

10. Ceza Dairesi 2024/8179 E. , 2025/3637 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi (Çocuk Mahkemesi Sıfatıyla) SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR:Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Isparta 2. Asliye Ceza Mahkemesinin (Çocuk Mahkemesi Sıfatıyla) yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1,31/3, 62. ve 53. maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay 16 gün hapis cezası ile cezalandırılasına karar verildiği ve hükmün, istinaf edilmeksizin 1705.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 17.09.2024 tarihli ve 2024/16528 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.10.2024 tarihli ve KYB - 2024/96349 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.10.2024 tarihli ve KYB - 2024/96349 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “5237 sayılı Kanun'un 191/2. maddesinin 2. cümlesinde yer alan "Cumhuriyet savcısı, bu durumda şüpheliyi, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır." şeklindeki düzenleme gereğince "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararların şüpheliye tebliğ edilmesi gerekirken, şüpheli hakkında verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararında itiraza ilişkin kanun yolu ve süresinin gösterilmediği anlaşılmakla; söz konusu karar her ne kadar 27/05/2015 tarihinde suça sürüklenen çocuğun bizzat kendisine tebliğ edilmiş ise de, Anayasa'nın 40/2, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 34/2, 231/2 ve 232/6. maddeleri uyarınca da, bu karara karşı başvurulacak kanun yolu, mercii, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin başlangıcının açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilmesi gerektiği, hatta Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 13/09/2021 tarihli ve 2019/8201 esas ve 2021/8593 karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilen kişilere bu karara 15 gün içinde itiraz hakkı bulunduğuna ilişkin bildirimi içermeyen tebliğin geçersiz olduğu, bu bağlamda, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararında 5271 sayılı Kanun'un 173. maddesi uyarınca "kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde sulh ceza hakimliğine itiraz hakkı bulunduğunun" gösterilmemesi suretiyle sanığın yanıltıldığı, böylece erteleme kararı kesinleşmediğinden usulüne uygun yapılmış tedavi ve denetim faaliyetinden söz edilemeyeceği cihetle, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden kamu davasının durmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Yaşı küçük şüpheli hakkında, 07.04.2015 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Isparta Cumhuriyet Başsavcılığının 08.05.2015 tarihli ve 2015/3762 Soruşturma, 2015/164 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, erteleme karar içeriğinde, karara karşı itiraz kanun yoluna başvuru süresinin gösterilmediği, tedbirin infazı için kararın Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, B. Yaşı küçük şüphelinin, erteleme süresi zarfında 01.11.2015 tarihinde yeniden kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlediğinin anlaşılması üzerine, erteleme kararının kaldırılarak Isparta Cumhuriyet Başsavcılığının 20.11.2015 tarihli ve 2015/3762 Soruşturma, 2015/4681 Esas, 2015/4372 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, C. Isparta 2. Asliye Ceza Mahkemesinin (Çocuk Mahkemesi Sıfatıyla) 31.12.2015 tarihli ve 2015/728 Esas, 2015/775 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/1., 31/3 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay 16 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararının 08.01.2016 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği, D. Denetim süresi içerisinde 15.02.2018 tarihinde uyuşturucu madde kullanma suçunu işlediğinin bildirilmesi üzerine; dosyanın Isparta 2. Asliye Ceza Mahkemesinin (Çocuk Mahkemesi Sıfatıyla) 2018/707 esasına kaydedildiği, Isparta 2. Asliye Ceza Mahkemesinin (Çocuk Mahkemesi Sıfatıyla) 18.12.2018 tarihli ve 2018/707 Esas, 2018/1008 Karar sayılı kararı ile hükmün açıklanmasına, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 191/1., 31/3 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay 16 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, karar karşı sanık müdafii istinaf kanun yoluna başvurduğu, E. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 08.12.2020 tarihli ve 2020/717 Esas, 2020/1938 Karar sayılı kararı ile "..1-06.04.2015 tarihinde suça sürüklenen çocuğun birlikte hareket ettiği değerlendirilen Ferdi Çelik'ten ele geçen maddenin uyuşturucu madde niteliğinde olup olmadığının tespit bakımından kriminal inceleme raporunun dosyaya getirtilmediği, 2-Suça sürüklenen çocuğun 06.11.2015 tarihli tahlilinde uyuşturucu tespit edildiği, bu tespitin erteleme kararının ihlali kabul edildiği, ancak tahlil yapılmasına dayanak teşkil eden ve tahlil öncesinde CMK'nın 75. maddesi uyarınca verilmiş hâkim kararı olup olmadığının araştırılmadığı ve varsa denetime olanak sağlayacak şekilde dosyaya celp edilmediği, 3-İhlal kabul edilen eylemin soruşturma belgelerinin bu kapsamda suça sürüklenen çocuğun soruşturma aşamasındaki ifade örneğinin dosyaya celp edilmediği, Belirtilen bu belgelerin CMK 209/1. maddesi uyarınca dosyaya getirtilmesinde ve duruşmada okunmasında zorunluluk bulunduğu gözetilmeden yazılı şekilde suça sürüklenen çocuğun hükümlülüğüne karar verilmiş olması, Usul ve yasaya aykırı suça sürüklenen çocuğun istinaf başvurusu bu yönden yerinde görülerek CMK'nın 280/1. maddesi gereğince hükmün BOZULMASINA,.. " gerekçeleriyle hükmün bozulmasına karar verildiği, E. Bozma sonrası dosyanın Isparta 2. Asliye Ceza Mahkemesinin (Çocuk Mahkemesi Sıfatıyla) 2020/845 esasına kaydedildiği, Isparta 2. Asliye Ceza Mahkemesinin (Çocuk Mahkemesi Sıfatıyla) kanun yararına bozma istemine konu 14.01.2021 tarihli ve 2020/845 Esas, 2021/29 Karar sayılı kararı ile sanığın kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 191/1., 31/3 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay 16 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın istinaf edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. F. Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile bu karara bağlı olarak verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik TCK'nın 191. maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesinde yer alan "Cumhuriyet savcısı, bu durumda sanığa, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır." şeklindeki düzenleme gereği, "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen "tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararların itiraz yolu açık olmak üzere verilmesi ve şüpheliye tebliğ edilmesi gerektiği, şüpheliye hakkında verilen karara karşı itiraz hakkı tanınmadan ve kendisine tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, Yaşı küçük şüpheli hakkında Isparta Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 08.05.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin karar şüpheliye tebliğ edilmiş ise de, erteleme karar içeriğinde, karara karşı itiraz kanun yolu süresinin gösterilmediği bu nedenle erteleme kararının usûlüne uygun şekilde kesinleştiğinden söz edilemeyeceği, usûlsüz olarak verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi, beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, kararın kesinleşmemesi nedeniyle beş yıllık erteleme süresi işlemeye başlamadığından ihlâl kabul edilen 01.11.2015 tarihli eylemin erteleme süresi içinde işlendiğinden söz edilemeyeceği anlaşıldığından; Mahkemesince; açılan kamu davası hakkında kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilerek, sanık hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 5271 sayılı CMK'nın 173. maddesinin 7499 sayılı Kanun ile değişik haline göre "iki hafta" içinde ilgili sulh ceza hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usûlüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usûlüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak erteleme ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden mahkûmiyetine karar verilmesi, Kanun’a aykırı ise de; Kanun yararına bozma incelemesi sırasında gelinen aşamada, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminde (UYAP) ve adli sicilde yapılan incelemede, şüpheli hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemi nedeniyle Isparta Cumhuriyet Başsavcılığınca 13.06.2024 tarihli ve 2024/8517 Soruşturma sayılı kararı ile kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği ve incelemeye konu suç tarihi olan 07.04.2015 tarihinden sonra sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan birden fazla açık ve kapalı kaydın bulunduğu anlaşılmakla, Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçundan yürütülen soruşturmalarda, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesinde yer alan "Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez" amir hükmü gereği, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının sadece bir kez verilebileceği düzenlendiğinden, aynı şüpheli hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçu nedeniyle farklı tarihlerde işlediği eylemlerden dolayı birden fazla kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmiş ise, bunlardan usûlüne uygun olarak verilip kesinleşen ilk kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının esas alınması gerektiği, bu durumda, erteleme kararının kesinleşmesine kadar işlenen tüm eylemlerin tek suç olarak ve TCK'nın 61. maddesi kapsamında alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olabileceği kabul edildiğinden, Cumhuriyet başsavcılığı ve/veya mahkemelerden ilgili dosyaların getirtilip dosya arasına alınıp, usûlüne uygun şekilde verilip kesinleşen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının bulunup bulunmadığı belirlenip, dosyaların derdest ise incelemeye konu dava dosyası ile birleştirilmesi; hüküm verilmiş ve kesinleşmiş ise, gerektiğinde olağanüstü kanun yollarına başvurulabileceği, sonucuna göre, tüm deliller birlikte gözetilmek suretiyle, incelemeye konu eylem nedeniyle yeniden kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilip verilmeyeceği ya da incelemeye konu eylemin ihlâl niteliğinde eylem olup olmadığı veya eylemlerin tek suç, ayrı suç veya zincirleme suç oluşturup oluşturmadığı tartışılıp değerlendirildikten sonra hukukî durumun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Isparta 2. Asliye Ceza Mahkemesinin (Çocuk Mahkemesi Sıfatıyla) 14.01.2021 tarihli ve 2020/845 Esas, 2021/29 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.03.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla