İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Ceza Dairesi

YARGITAY · 10. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2024/8182 K.2025/3639

Anadolu 49. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1, 62. ve 53. maddeleri uyarınca hükmedilen 1 yıl 8 ay hapis cezasının, aynı Kanun'un 51.…

Esas2024/8182Karar2025/3639Tarih26 Mart 2025Okuma10 dk · 2.059 kelime

KÜNYE

10. Ceza Dairesi 2024/8182 E., 2025/3639 K.

Karar tarihi
26 Mart 2025
Konu
Uyusturucu Suclari
Mahkemesi
Asliye Ceza Mahkemesi
Suç
Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU
Karar
Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
Tebliğname görüşü
İlgili kararın kanun yararına bozulması İstanbul

Karar Detayı

2.059 kelime·10 dk okuma·3 bölüm

Anadolu 49. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1, 62. ve 53. maddeleri uyarınca hükmedilen 1 yıl 8 ay hapis cezasının, aynı Kanun'un 51. maddesi uyarınca ertelenmesine ve 3 yıl denetim süresi belirlenmesine karar verildiği ve hükmün, istinaf edilmeksizin 18.02.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 17.09.2024 tarihli ve 2024/4164 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.10.2024 tarihli ve KYB - 2024/97193 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.10.2024 tarihli ve KYB - 2024/97193 sayılı kanun yararına bozma isteminin. “Benzer bir konuya ilişkin olarak Yargıtay

10. Ceza Dairesinin 23.12.2019 tarihli ve 2019/5427 Esas, 2019/8638 Karar sayılı ilâmında "...somut olayda kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının tebliğ edildiği, ancak erteleme kararında ve tebliğ evrakında erteleme kararına itiraz hakkı bulunduğunun gösterilmediği,... kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına şüphelinin itiraz hakkının bulunduğu,

bu nedenle erteleme kararında itiraz mercii ve süresiyle birlikte itiraz hakkının gösterilmesi gerektiği, somut olayda ise kararda itiraz hakkı belirtilmediği gibi ne soruşturma ve denetimli serbestlik sürecinde ne de kovuşturma sırasında hiçbir aşamada itiraz hakkı bildirilmeden yargılamanın sonuçlandırıldığı anlaşılmış olup,...

Bu durumda usulüne uygun bir tedavi ve denetimli serbestlik infaz süreci de bulunmadığından, TCK’nın 191. maddesinin 4. fıkrası uyarınca kamu davası açılma koşulunun gerçekleşmediğinin kabulü gerekir." şeklinde belirtildiği üzere, Dosya kapsamına göre, sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/6. maddesi uyarınca kamu davası açılmasına dayanak alınan inceleme dışı 19.10.2015 tarihli kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurmak suçundan dolayı Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 04.11.2015 tarihli ve 2015/15970 soruşturma,

2015/407 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/3. maddesi uyarınca şüpheli hakkında 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurmak suçundan kararda, söz konusu karara karşı itiraz yoluna başvuru süresinin 15 gün yerine 7 gün olarak belirtilmek suretiyle şüphelinin yanıltıldığı, usulüne uygun bir yasa yolu bildirimi yapılmaması nedeniyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın kesinleşmediği, nitekim dayanak alınan dava dosyasında verilen Elazığ

1. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.10.2023 tarihli ve 2022/485 Esas, 2022/639 sayılı kararının, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi

3. Ceza Dairesinin 10.10.2023 tarihli ve 2022/1018 Esas, 2023/1190 sayılı kararı ile açıklanan nedenle bozulmasına karar verildiği cihetle, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden kamu davasının durmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde sanığın mahkumiyetine dair yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE

A. Şüpheli hakkında, 24.09.2020 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 06.01.2021 tarihli ve 2020/213728 Soruşturma, 2021/949 Esas, 2021/730 sayılı iddianamesi ile cezalandırılması istemiyle İstanbul Anadolu

49. Asliye Ceza Mahkemesine, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası gereğince doğrudan kamu davası açıldığı, iddianamede; şüpheli hakkında aynı suç nedeniyle daha önceden Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığının 2015/15970 sayılı soruşturmada Elazığ 1. Asliye Ceza Mahkemesine 2017/423 Esas sayılı kamu davasının açıldığı, doğrudan dava açılması gerektiği hususunun belirtildiği, B. İstanbul Anadolu

49. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 30.12.2021 tarihli ve 2021/16 Esas, 2021/891 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 51. maddesi uyarınca ertelenmesine ve 3 yıl denetim süresi belirlenmesine karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin 18.02.2022 tarihinde kesinleştiği, Anlaşılmıştır. C. Elazığ

1. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.01.2018 tarihli ve 2017/423 Esas, 2018/85 Karar sayılı kararı ile 08.04.2022 tarihli ve 2022/485 Esas, 2022/639 Karar sayılı kararının UYAP üzerinden alınarak incelenmesinde.

1. Şüphelinin 19.10.2015 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığının 04.11.2015 tarihli ve 2015/15970 Soruşturma, 2015/407 Karar sayılı kararıyla, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca beş yıl süreyle kamu davası açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği,

2. Şüphelinin erteleme süresi zarfında 24.02.2016 tarihinde kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlediğinin anlaşılması üzerine Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığının 22.05.2017 tarihli ve 2015/15970 Soruşturma, 2017/2171 Esas, 2017/1463 sayılı iddianamesiyle kamu davası açıldığı, 3. Elazığ

1. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.01.2018 tarihli ve 2017/423 Esas, 2018/85 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin 06.03.2018 tarihinde kesinleştiği,

4. Kanun yararına bozma incelemesine konu İstanbul Anadolu 49. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/16 Esas ve 2021/891 Karar sayılı kararı ile ihbarda bulunulması üzerine. Elazığ

1. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.04.2022 tarihli ve 2022/485 Esas, 2022/639 Karar sayılı kararı ile, hükmün açıklanmasına, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, sanığın istinaf kanun yoluna başvurduğu, 5. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi

3. Ceza Dairesinin 10.10.2023 tarihli ve 2022/1018 Esas, 2023/1190 Karar sayılı kararı ile, "....Sanık hakkında verilen 04.11.2015 tarihli Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığının 2015/15970-Soruşturma, 2015/407 karar numaralı kamu davasının açılmasının ertelenmesi (KDAE) kararının, 24.02.2016 tarihinde yeniden uyuşturucu madde kullanarak ihlal edildiğinden bahisle 22.05.20171 tarihli iddianameyle kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçundan cezalandırılması istemi ile açılan kamu davasında sanığın TCK'nın 191/1 maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmiş ise de.

Yargıtay

10. Ceza Dairesi'nin 10.01.2022 tarih 2021/11372 Esas 2022/58 Karar sayılı kararında da vurgulandığı üzere sanık hakkında, 6545 sayılı Kanun'un 68. maddesi ile değişik TCK'nın 191. maddesinin 2 ve 3. fıkraları uyarınca, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının içeriğinde itiraz süresinin "15 gün" yerine "7 gün" olarak yanlış gösterilmesi suretiyle usulüne uygun bir yasa yolu bildirimi yapılmadığından, 04.11.2015 tarihli KDAE kararının kesinleşmediği;

dolayısıyla inceleme konusu olayda sanığın ihlal kabul edilen 24.02.2016 tarihli eylemini, KDAE kararı kesinleşmeden gerçekleştirdiği anlaşılmakla, sanık hakkında kovuşturma şartlarının oluşmaması nedeniyle, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere, kamu davasının durmasına, tüm suç tarihlerini ve doğru yasa yolu bilgilendirmesi içeren yeni bir KDAE kararı verilip, usulüne uygun olarak tebliği ile kesinleşmesini takiben KDAE kararının infazına devam edilmesi için dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

Bozmayı gerektirmiş olup, sanığın istinaf itirazları bu nedenle yerinde görülmekle, hükmün, 5271 sayılı CMK'nın 280/1-f maddesi uyarınca BOZULMASINA, (Uyap kayıtlarında sanığın uyuşturucu madde kullanmak suçundan kesinleşmiş ceza dosyasının olduğu görülmekle, -İstanbul Anadolu

49. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2021/16-E, 2021/891-K, sayılı kararının istinaf incelemesinden geçmeden kesinleştiği anlaşıldığından ilk derece mahkemesince kararın bir örneğinin kanun yararına bozma yoluna gidilip gidilmeyeceğinin değerlendirilmesi için İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderilmesine,..." gerekçeleriyle hükmün bozulmasına karar verildiği, Anlaşılmıştır. D.

5237 sayılı Kanun'un 6545 sayılı Kanun'la değişik 191 inci maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları "(1)Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(2) Bu suçtan dolayı başlatılan soruşturmada şüpheli hakkında 04.12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 171 inci maddesindeki şartlar aranmaksızın, beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir. Cumhuriyet savcısı, bu durumda şüpheliyi, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır.

(3) Erteleme süresi zarfında şüpheli hakkında asgari bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanır. Bu süre Cumhuriyet savcısının kararı ile üçer aylık sürelerle en fazla bir yıl daha uzatılabilir. Hakkında denetimli serbestlik tedbiri verilen kişi, gerek görülmesi hâlinde denetimli serbestlik süresi içinde tedaviye tabi tutulabilir." Şeklinde yeniden düzenlenmiştir.

5237 sayılı Kanun'un 6545 sayılı Kanun'la değişik 191 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları doğrultusunda verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararında, 5271 sayılı Kanun'un 171 inci maddesinde öngörülen şartlar aranmadığından, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçuna özgü olarak düzenlendiği, bu kapsamda Cumhuriyet savcısı tarafından karar verilmesinin zorunlu olduğu, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte denetimli serbestlik tedbir uygulanmasının da zorunlu olduğu,

gerek görülmesi halinde şüpheli sanığın tedaviye de tabi tutulabileceği, bu hususun kovuşturma şartı olarak öngörüldüğü, yargılamanın her aşamasında usulüne uygun olarak verilip verilmediğinin ve kesinleşip kesinleşmediğinin dikkate alınması gerektiği, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının içeriği itibariyle de usul ve yasaya uygun düzenlenmesi gerektiği,

erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarıyı içermesi zorunlu olduğu ve bu yasal uyarıyı içermeden düzenlenen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının hukuken geçersiz sayılacağı, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına karşı 15 gün içinde Sulh Ceza Hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarının da bulunması gerektiği ve bu yasal ihtarı içermeden düzenlenen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının şüpheli sanık tarafından öğrenilmiş olsa dahi kesinleşmemiş sayılacağı,

erteleme süresinin kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının usulüne uygun kesinleşmesi ile başlayacağı, bu kapsamda kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının tebliğinin usule uygun yapılması gerektiği, diğer bir anlatımla, usule uygun tebliğ edilmeyen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kesinleşmediğinden beş yıllık erteleme süresinin de başlamayacağı, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesi beklenilmeden erteleme kararı ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı için dosyanın ilgili Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderilmesi durumunda,

Denetimli Serbestlik Müdürlüğü tarafından düzenlenen ihtarlı çağrı kağıdının yükümlüye tebliğ edilerek tedbirin infazına başlanmasının hukukî sonuç doğurmayacağı ve kovuşturma şartının gerçekleşmemiş sayılacağı kabul edilmektedir.

5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrasında yer alan "Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez" hükmü gereği, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı bu suçtan yürütülen soruşturmalarda sadece bir kez verilebilecektir.

Buna göre, usulüne uygun verilip kesinleşen herhangi bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı bulunmamasına rağmen aynı sanık hakkında birden fazla soruşturma bulunması halinde, soruşturmaların birleştirilmesi sonrası kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi gerekmektedir.

Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesi tarihine kadar aynı şüpheli/sanık tarafından kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan işlenen tüm eylemler tek suç olarak kabul edilmekte ve 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi kapsamında temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olarak kabul edilmektedir.

Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesinden sonra işlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu ise, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin beşinci fıkrası kapsamında ihlâl sebebi sayılmakta, bu ihlâlden sonra veya ısrar şartının gerçekleşmesi nedeniyle dava açma koşulları oluştuktan sonra işlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçlarının soruşturma ve kovuşturma konusu olabileceği, ancak iddianame düzenlenmeden aynı suçtan işlenen eylemlerin ise 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi kapsamında zincirleme suça esas alınması gerektiği kabul edilmektedir.

İddianame düzenlendikten sonra aynı suça ilişkin eylemler ise ayrı suçtur ve 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası kapsamında doğrudan dava konusu edilebilir.

5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası kapsamında doğrudan açılan kamu davasında da, davaya esas alınan kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının usulüne uygun şekilde kesinleşip kesinleşmediğinin ve erteleme kararının ihlali üzerine açılan davanın akıbetinin araştırılması gerekmektedir. Tüm bu açıklamalar doğrultusunda.

Somut olayda, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrasının uygulanmasına esas alınan kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair karara karşı itiraz yoluna başvuru süresinin "15 gün" yerine "7 gün" olarak belirtilmek suretiyle şüphelinin yanıltıldığı, anılan kararın şüpheliye tebliğ de edilmemesi nedeniyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın kesinleşmediği, bu gerekçelerle de Elazığ

1. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.04.2022 tarihli ve 2022/485 Esas, 2022/639 Karar sayılı mahkûmiyet kararının Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 10.10.2023 tarihli ve 2022/1018 Esas, 2023/1190 Karar sayılı kararı ile bozulmasına karar verildiği dikkate alınarak, Sanığın UYAP kayıtlarından, 19.10.2015 tarihli eylem nedeniyle Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığının 2023/27738 Soruşturma numarası ile soruşturmanın devam ettiği anlaşıldığından. Mahkemece, Elazığ

1. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.04.2022 tarihli ve 2022/485 Esas, 2022/639 Karar sayılı kararının bozulmasından sonraki hukuki sürecin araştırılması, inceleme konusu 24.09.2020 tarihli eylem, erteleme kararının kesinleşmesinden önce işlenmiş hale geleceğinden, sanığın tüm eylemlerinin birlikte değerlendirilerek hukuki durumunun belirlenmesinin temini yönünden, davanın, Elazığ

1. Asliye Ceza Mahkemesinde derdest olan dava ile birleştirilmesine karar verilmesi gerektiğinden, sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.

III. KARAR

A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. İstanbul Anadolu

SONUÇ / HÜKÜM

49. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.12.2021 tarihli ve 2021/16 Esas, 2021/891 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-b. maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.03.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Detayı
  3. I. İstem
  4. II. Gerekçe
  5. III. Karar
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2024/8182
Karar No
2025/3639
Tarih
26 Mart 2025
Konu
Uyusturucu Suclari

İlgili Rehberler

  • Uyuşturucu Suçları Makaleleri
  • İnfaz Hesaplama Aracı

İlgili Kararlar

  • 10. Ceza Dairesi — Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2024/8180 K.2025/3638
  • 10. Ceza Dairesi — Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2024/8177 K.2025/14026
  • 10. Ceza Dairesi — Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2024/8176 K.2025/3636
  • 10. Ceza Dairesi — Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2024/8174 K.2025/13290
  • 10. Ceza Dairesi — Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2024/8172 K.2025/1426
  • 10. Ceza Dairesi — Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2024/8171 K.2025/1877

Tüm Arşiv

Karar Arşivine Dön
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.