Karar Özeti
10. Ceza Dairesi 2025/10203 E. , 2026/909 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2025/1731 E., 2025/1906 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜMLER: Hukuka aykırılıkların düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükümlerin onanması Sanı
Karar Detayı
10. Ceza Dairesi 2025/10203 E. , 2026/909 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2025/1731 E., 2025/1906 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜMLER: Hukuka aykırılıkların düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükümlerin onanması Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 5271 sayılı CMK'nın 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesince sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetlerine karar verilmiştir. B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanıklar hakkında, İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükümlerdeki hukuka aykırılıklar düzeltilerek, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, B. Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 4. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, 5. Adil yargılanma ilkesinin ihlal edildiğine, C. Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine, 2. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, 3. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 4. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 5. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, İlişkindir. III. GEREKÇE 25.12.2025 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5271 sayılı CMK'nın 280/1-e maddesinde 7571 sayılı Kanun'un 25. maddesi ile yapılan değişiklikler de gözetilerek yapılan incelemede; Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere; ilk derece mahkemesi kararlarının bölge adliye mahkemesince hangi hallerde bozulmasına karar verileceğinin CMK’nın 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde belirtildiği; bu düzenlemeden de anlaşılacağı gibi bölge adliye mahkemesinin bozma kararı verebileceği haller davanın esasına ilişkin değil ve fakat yargılamaya dair usul kurallarının açıkça ihlalleri ile hükme müessir usul kurumlarının ihmali suretiyle hüküm kurulması durumlarına münhasır olup somut olayda "Sanık ... hakkında etkin pişmanlık hükmünün uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması ve sanık hakkında ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanması, sanıklar ..., ... ve ... haklarında 5237 sayılı TCK'nın 188/5. maddesi hükmünün uygulanması, sanıklar hakkında ele geçirilen madde miktarına göre temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan daha fazla uzaklaşılması” gerektiğine ilişkin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesinin 29.03.2024 tarih, 2023/3199 Esas ve 2024/661 Karar sayılı bozma kararı ve bu karar üzerine verilen Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.03.2025 tarih, 2024/208 Esas ve 2025/93 Karar sayılı kararının CMK'nın 7. maddesinde yer alan “Yenilenmesi mümkün olmayanlar dışında görevli olmayan hâkim veya mahkemece yapılan işlemler hükümsüzdür” şeklindeki düzenleme de gözetilerek açıkça hukuka aykırı oldukları anlaşılmakla; ilk derece mahkemesinin ilk kararı ile ilgili olarak gerekiyorsa CMK'nın 280/2. maddesi hükmü de dikkate alınmak suretiyle istinaf incelemesi yapılıp hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, bozmayı gerektirmiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanıklar ve müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesinin 02.10.2025 tarihli ve 2025/1731 Esas, 2025/1906 Karar sayılı istinaf başvurularının esastan reddine dair kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Bozma nedeni ile tutukluluk süresi ve tutuklama koşullarında değişiklik bulunmaması karşısında sanıklar hakkındaki salıverilme taleplerinin REDDİNE, Dava dosyasının, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.02.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesinin uyuşturucu madde ticareti mahkûmiyetleri, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesince düzeltilerek esastan ret ile onanmış görünse de, dosyada aynı istinaf dairesinin daha önce etkin pişmanlık, ikinci kez tekerrür, TCK 188/5 ve temel cezada alt sınırdan uzaklaşılması gibi esasa ilişkin konularda bozma kararı verdiği ve ilk derece mahkemesinin bu bozma üzerine yeniden hüküm kurduğu tespit edilmiştir. Yargıtay 10. Ceza Dairesi, bu istinaf bozmasının yetki sınırını aştığını değerlendirmiştir.
Hukuki İlke: CMK 280/1'in (e) ve (f) bentleri (25.12.2025'te yürürlüğe giren 7571 sayılı Kanun'un 25. maddesiyle yapılan değişiklikler ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.04.2025 tarihli, 2024/6-490 E., 2025/197 K. sayılı kararı ışığında) uyarınca bölge adliye mahkemesi ancak usul kurallarının açık ihlali veya hükme etkili usul kurumlarının ihmali hâllerinde bozma kararı verebilir; davanın esasına ilişkin hususlarda bozma yetkisi yoktur. Yetkisiz merciin işlemleri CMK 7 gereği hükümsüz olduğundan, esasa ilişkin istinaf bozması üzerine kurulan hüküm de açıkça hukuka aykırıdır.
Uygulama Sonucu: Daire, istinafın esasa ilişkin bozma kararı ile bunun üzerine kurulan ilk derece hükmünü açıkça hukuka aykırı bularak, ilk derece mahkemesinin ilk kararı üzerinden gerekirse CMK 280/2 de gözetilerek yeniden istinaf incelemesi yapılması için CMK 302/2 uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak oy birliğiyle kararı bozmuş, tutuklama koşulları değişmediğinden salıverilme taleplerini reddetmiştir.
Dava Strateji Notu: Bu emsal, istinaf dairesinin etkin pişmanlık, tekerrür veya ceza miktarı gibi esasa ilişkin gerekçelerle bozma kararı verdiği her dosyada güçlü bir temyiz kozu sunar: bozmanın CMK 280/1-e/f sınırını aştığı ve sonraki hükmün CMK 7 gereği hükümsüz işlemlere dayandığı ileri sürülmelidir. Bozma üzerine yeniden yargılanan müvekkilin dosyasında istinaf bozma gerekçesinin usule mi esasa mı ilişkin olduğu mutlaka denetlenmelidir.