İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Ceza Dairesi

YARGITAY · 10. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2025/1460 K.2025/11417

Kanun'un 231/8. maddesi uyarınca beş yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın, itiraz edilmeksizin 18.02.2015 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Esas2025/1460Karar2025/11417Tarih17 Kasım 2025Okuma5 dk · 1.054 kelime

KÜNYE

10. Ceza Dairesi 2025/1460 E., 2025/11417 K.

Karar tarihi
17 Kasım 2025
Konu
Ceza Hukuku
Mahkemesi
Asliye Ceza Mahkemesi
Sayısı
2014/817 E., 2015/149 K
Suç
Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
Tebliğname görüşü
İlgili kararın kanun yararına bozulması ... 24. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile değişik 191/8. maddesi ve 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, aynı

Karar Detayı

1.054 kelime·5 dk okuma·3 bölüm

Kanun'un 231/8. maddesi uyarınca beş yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın, itiraz edilmeksizin 18.02.2015 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 08.05.2023 tarihli ve 2022/24836 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.06.2023 tarihli ve ...sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.06.2023 tarihli ve ...sayılı kanun yararına bozma isteminin. "Dosya kapsamına göre; ... 24. Asliye Ceza Mahkemesince sanık hakkında yapılan yargılama sonucunda hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına şeklinde bir ibareye yer verilmekle yetinilip cezalandırmaya ilişkin maddeler yazılmadan hüküm kurulduğu,

sanığın denetimli serbestlik süresi içerisinde yükümlülüklere uygun davranmadığı veya aynı suçu yeniden işlemek suretiyle mahkûm olduğu takdirde mahkemenin açıklanmasını geri bıraktığı hükmü açıklayacağı, bu hâlde hükmün açıklanabilmesi için evvelce bir cezanın belirlenerek bir hüküm kurulması gerektiği, ortada açıklanacak bir hüküm bulunmaması hâlinde anılan hükmün nasıl işletileceğinin karışıklığa da yol açabileceği, öncelikle mahkemece 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 232/6. maddesi uyarınca denetime imkân verecek biçimde bir hüküm kurulması,

ardından sanık hakkında evvelce denetimli serbestlik kararı verildiği ve ihlal üzerine yargılama yapıldığı hususu da dikkate alınarak, 5320 sayılı Kanunun geçici 7/3. maddesi uyarınca yargılamaya devam edilerek sonucuna göre hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilip verilmeyeceğinin takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE

A.

Şüpheli hakkında, ... 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 27.03.2009 tarihli ve 2007/908 Esas, 2009/249 Karar sayılı kararı ile 12.06.2007 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararın infazı sırasında, 03.07.2009 tarihinde yapılan idrar tahlilinde uyuşturucu madde kullandığının tespit edilmesi nedeniyle suç duyurusunda bulunulması üzerine, şüphelinin 03.07.2009 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, ...

Cumhuriyet Başsavcılığının 18.11.2009 tarihli ve 2009/55521 Soruşturma, 2009/26555 Esas, 2009/7870 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, B. Yapılan yargılama sonucunda, ... (Kapatılan)

6. Sulh Ceza Mahkemesinin 19.02.2010 tarihli ve 2009/937 Esas, 2010/321 Karar sayılı kararı ile sanığın kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5237 sayılı TCK'nın 191/1., 62. ve 52/2. maddeleri uyarınca 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın sanık tarafından temyiz edildiği, C. Dairemizin 15.09.2014 tarihli ve 2011/26445 Esas sayılı dosyasında hükmün bozulmasına karar verildiği, D.

Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, ... 24. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 05.02.2015 tarihli ve 2014/817 Esas, 2015/149 Karar sayılı kararı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin kesinleştiği, anlaşılmıştır.

E. Dosya kapsamına göre. 28.06.2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 68. maddesi ile değiştirilen 5237 sayılı TCK'nın 191/5. maddesinde "Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlâl nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz" düzenlemesinin yer aldığı, Somut olayda, sanık hakkında daha önceden 12.06.2007 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan yargılamada, ...

(Kapatılan)

2. Sulh Ceza Mahkemesinin 27.03.2009 tarihli ve 2007/908 Esas, 2009/249 Karar sayılı kararı ile verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararın infazı sırasında, 03.07.2009 tarihli idrar tahlilinde uyuşturucu madde kullandığının tespit edilmesi nedeniyle suç duyurusunda bulunulması üzerine kamu davası açıldığı, 03.07.2009 tarihli eylemin önceki tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin ihlâli niteliğinde olduğu, ikinci suçtan açılan kamu davasında kovuşturma şartının gerçekleşmediği, Dairemizin 15.09.2014 tarihli ve 2011/26445 Esas, 2014/7548 Karar sayılı bozma ilâmı ile ...

(Kapatılan) 6. Sulh Ceza Mahkemesinin 19.02.2010 tarihli ve 2009/937 Esas, 2010/321 Karar sayılı kararının bu gerekçe ile bozulmasına karar verildiği anlaşıldığından. 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca "kamu davasının düşmesine" karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi Kanun'a aykırıdır. F.

Kabule göre de, 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olmasına rağmen, atılı suçtan öncelikli olarak sübut bulan eylemine ilişkin lehe olan hükümler de gözetilmek suretiyle 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesi gereğince hüküm kurulmadığı anlaşılmakla, 5271 sayılı CMK'nın 231/11. maddesindeki "Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar.

Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir." ve anılan Kanun'un 232/6. maddesindeki "Hüküm fıkrasında, 223. maddeye göre verilen kararın ne olduğunun, uygulanan kanun maddelerinin, verilen ceza miktarının, kanun yollarına başvurma ve tazminat isteme olanağının bulunup bulunmadığının,

başvuru olanağı varsa süresi ve merciinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerekir." şeklindeki düzenlemeler dikkate alındığında, sanığın denetimli serbestlik süresi içerisinde yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yeniden suç işlemek suretiyle mahkûm olduğu takdirde mahkemenin açıklanmasını geri bıraktığı hükmü açıklayacağı, bu hâlde hükmün açıklanabilmesi için bir cezanın belirlenerek bir hüküm kurulması gerektiği, mahkemece 5271 sayılı CMK'nın 232/6. maddesi uyarınca denetime imkân verecek biçimde bir hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi, Kanun’a aykırıdır.

Sonuç olarak; yukarıda (E) bendinde açıklanan nedenlerle, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca "kamu davasının düşmesine" karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma istemi kısmen değişik gerekçe ile yerinde görülmüştür. 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi.

"Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay Ceza Dairesi doğrudan hükmeder." şeklinde düzenlenmiş olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmekle, 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.

III. KARAR

A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. ... 24. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.02.2015 tarihli ve 2014/817 Esas, 2015/149 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, C. 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bozma nedeninin cezanın kaldırılmasını gerektirdiği belirlendiğinden.

SONUÇ / HÜKÜM

Hüküm fıkrasının; "sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE" şeklinde DEĞİŞTİRİLMESİNE, hukuka aykırılığın bu şekilde giderilmesine, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.11.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Detayı
  3. I. İstem
  4. II. Gerekçe
  5. III. Karar
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2025/1460
Karar No
2025/11417
Tarih
17 Kasım 2025
Konu
Ceza Hukuku

İlgili Rehberler

  • Ceza Hukuku Makaleleri
  • İnfaz Hesaplama Aracı

İlgili Kararlar

  • 10. Ceza Dairesi — Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2025/1233 K.2025/6139
  • 10. Ceza Dairesi — Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2024/6806 K.2025/209
  • 10. Ceza Dairesi — Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2025/4920 K.2025/10582
  • 10. Ceza Dairesi — Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2026/107 K.2026/2717
  • 10. Ceza Dairesi — Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2026/60 K.2026/2766
  • 10. Ceza Dairesi — Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2026/53 K.2026/2722

Tüm Arşiv

Karar Arşivine Dön
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.