KÜNYE
10. Ceza Dairesi 2025/2011 E., 2025/6731 K.
- Karar tarihi
- 16 Haziran 2025
- Konu
- Uyusturucu Suclari
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2024/3332 E., 2024/3262 K
- Suç
- Uyuşturucu madde ticareti yapma SUÇ TARİHLERİ : 20.07.2023, 10.02.2024
- Hükümler
- İstinaf başvurusunun esastan reddi
- Tebliğname görüşü
- Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükmün onanması
Karar Detayı
425 kelime·2 dk okuma·4 bölüm
Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Silivri 2. Ağır Ceza Mahkemesince, sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir. B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle. 1. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 2. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, 3. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, 4. Eksik inceleme yapıldığına, 5. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, İlişkindir.
III. GEREKÇE
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna, delillerin değerlendirilmesine ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, mahkemece gerekli araştırmaların yapıldığı anlaşılmakla, sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
Tüm dosya kapsamından; sanığın 20.07.20 23... .02.2024 tarihli eylemleri arasında hukukî kesintinin bulunmadığı, her iki olayda ele geçirilen uyuşturucu maddelerin etken maddelerinin aynı cinsten olması, eylemlerin benzer biçimde gerçekleşmesi, 10.02.2024 tarihli eylemde yakalanan uyuşturucu maddeyi 20.07.2023 tarihli eylemden sonra temin ettiğine ilişkin yeterli delil bulunmaması hususları birlikte değerlendirildiğinde, sanığın 10.02.2024 tarihli eyleminde yeni bir suç işleme kararıyla hareket ettiğini ispatlamaya yeterli delil bulunmadığı,
bu nedenle fiilî kesintinin gerçekleştiğinin kabul edilemeyeceği hususları birlikte değerlendirildiğinde, sanığın aralarında hukukî ve fiilî kesinti bulunmayan eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında zincirleme şekilde gerçekleştirdiği, dolayısıyla sanık hakkında belirlenen temel ceza üzerinden 5237 sayılı TCK'nın 43/1. maddesi gereğince artırım yapılması gerekirken, yazılı gerekçeyle her bir eylem ayrı suç kabul edilip 5237 sayılı TCK'nın 188/3. maddesi gereğince iki kez mahkûmiyetine karar verilerek fazla ceza tayin edilmesi hukuka aykırı görülmüştür.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Silivri 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi
Özgün Analiz
Olay Özeti
Olay Özeti: Silivri 2. Ağır Ceza Mahkemesi sanığı 20.07.2023 ve 10.02.2024 tarihli iki uyuşturucu eyleminden ayrı ayrı iki kez TCK 188/3 uyarınca mahkûm etmiş, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesi istinafı reddetmiştir. Daire, iki eylemde ele geçen maddelerin etken maddelerinin aynı cins olduğunu ve ikinci eylemin yeni suç kararıyla işlendiğini gösteren delil bulunmadığını tespit etmiştir.
Hukuki İlke
Hukuki İlke: Aralarında hukukî ve fiilî kesinti bulunmayan, aynı suç işleme kararının icrası kapsamındaki eylemler zincirleme suç oluşturur; bu halde ayrı ayrı iki mahkûmiyet değil, tek temel ceza üzerinden TCK 43/1 gereği artırım yapılmalıdır.
Uygulama Sonucu
Uygulama Sonucu: Hükmün bozulması; ikinci eylemin yeni bir suç kararıyla işlendiği kanıtlanamadığından fiilî kesinti kabul edilemeyeceği ve iki ayrı mahkûmiyetin fazla ceza doğurduğu sonucuna varılmıştır.
Dava Strateji Notu
Dava Strateji Notu: Birden çok uyuşturucu eyleminde savcılık ayrı ayrı cezalandırma peşindeyken, müdafi eylemler arasında yeni suç kararı bulunmadığını (aynı etken madde, benzer icra biçimi, kesinti yokluğu) vurgulayarak zincirleme suç lehine tek ceza elde edebilir.