KÜNYE
10. Ceza Dairesi 2025/2026 E., 2025/6525 K.
- Karar tarihi
- 12 Haziran 2025
- Konu
- Uyusturucu Suclari
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2025/285 E., 2025/342 K
- Suç
- Uyuşturucu madde ticareti yapma
- Hükümler
- İstinaf başvurularının esastan reddi
- Tebliğname görüşü
- Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükümlerin onanması
Karar Detayı
387 kelime·2 dk okuma·4 bölüm
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.
Sanıklar müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 5271 sayılı CMK'nın 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Küçükçekmece 6. Ağır Ceza Mahkemesince, sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetlerine karar verilmiştir. B. B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, yukarıda belirtilen kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükümlere yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle. 1. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, 4. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, İlişkindir. B. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle. 1. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına,
4. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, İlişkindir.
III. GEREKÇE
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna, delillerin değerlendirilmesine, delillerin hukuka uygun olarak toplandığına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanıklar müdafilerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümlerde açıklanan gerekçeler tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak aşağıda belirtilen husus dışında hükümlerde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
Suç konusu uyuşturucu maddenin miktarına ve ele geçiriliş şekline bağlı olarak önemi ve değeri ile oluşturduğu tehlikenin ağırlığı dikkat alındığında temel cezaların 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesinde belirtilen ölçütler ve 3. maddesinde öngörülen orantılılık ilkesine aykırı olarak alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi hukuka aykırı görülmüştür.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanıklar müdafilerinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliği ile BOZULMASINA, Bozma nedeni ile tutukluluk süresi ve tutuklama koşullarında değişiklik bulunmaması karşısında sanıklar hakkındaki salıverilme taleplerinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Küçükçekmece
Özgün Analiz
Olay Özeti
Olay Özeti: Küçükçekmece 6. Ağır Ceza Mahkemesi iki sanığı uyuşturucu ticaretinden mahkûm etmiş, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi istinafı esastan reddetmiştir. Temel cezalar, ele geçen uyuşturucunun miktar ve niteliği gerekçe gösterilerek alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmiştir.
Hukuki İlke
Hukuki İlke: Suç konusu uyuşturucunun miktarı, ele geçiriliş şekli, önemi ve oluşturduğu tehlikenin ağırlığı temel cezanın belirlenmesinde TCK 61 ölçütleri ile 3. maddedeki orantılılık ilkesine uygun değerlendirilmelidir; bu ölçütleri haklı kılmayan bir gerekçeyle alt sınırdan uzaklaşılması hukuka aykırıdır.
Uygulama Sonucu
Uygulama Sonucu: Hükmün bozulması; suçun sübutunda isabetsizlik bulunmamakla birlikte temel cezaların orantılılık ilkesine aykırı biçimde alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi fazla ceza doğurmuştur.
Dava Strateji Notu
Dava Strateji Notu: Temel cezada alt sınırdan uzaklaşma her zaman denetlenmelidir; müdafi, mahkemenin miktar ve tehlike ölçütlerini somut biçimde gerekçelendiremediğini gösterebilirse, sübut sağlam olsa bile ceza miktarı yönünden bozma elde edebilir.