Karar Özeti
10. Ceza Dairesi 2025/2450 E. , 2025/7175 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi 2. Sanık ... müdafileri TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : 1. Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması (Sanık ... yönünden) 2. Bozma (Sanık ... yönünden) S
Karar Detayı
10. Ceza Dairesi 2025/2450 E. , 2025/7175 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi 2. Sanık ... müdafileri TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : 1. Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması (Sanık ... yönünden) 2. Bozma (Sanık ... yönünden) Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 5271 sayılı CMK'nın 299/1. maddesi gereğince, takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Karşıyaka 1. Ağır Ceza Mahkemesince, sanık ...'nın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine; sanık ...'ın ise beraatine karar verilmiştir. B. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık ... müdafiinin temyiz talebi özetle; vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine, ilişkindir. B. Sanık ... müdafilerinin temyiz sebepleri özetle; 1. Mahkûmiyete yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 2. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, 3. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, eksik araştırma ile hüküm kurulduğuna, adil yargılanma hakkının ve savunma hakkının ihlal edildiğine, 4. Arama kararı bulunmadığından arama işleminin hukuka aykırı olduğuna, hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen delillerin hükme esas alınamayacağına, 5. Temel cezaların teşdiden belirlenmemesi gerektiğine, 6. Etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, İlişkindir. III. GEREKÇE A. Sanık ... müdafiinin temyiz talebinin incelenmesinde; Sanık müdafiinin temyiz dilekçesi kapsamına göre, vekalet ücreti ile sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. Karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/4. maddesinde yer verilen; “Beraat eden ve vekil veya müdafii ile temsil edilen sanık yararına Hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilir. Bu hüküm, sanığın 04.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince görevlendirilen müdafii bulunması durumunda kovuşturma için Hazineden alınan ücretin mahsubu suretiyle uygulanır." şeklindeki düzenleme karşısında, kendisini müdafii ile temsil ettiren sanık lehine vekâlet ücreti ödenmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeyip bu hususta herhangi bir karar verilmemiş olmasının, Hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiş; ancak bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. B. Sanık ... hakkındaki hükmün incelenmesinde; 1. Sanığın aracında suça konu maddelerin ele geçmesi karşısında, aracın aranmasına yönelik adli arama kararı, yazılı arama emri veya suç tarih ve saati ile yerini kapsayan önleme arama kararı bulunup bulunmadığının araştırılması, varsa aslı veya onaylı örneğinin dosya içine konulması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ile hüküm kurulması, 2. Kabule göre de; a. Arama kararının bulunmadığının anlaşılması durumunda; aracının arka koltuğunda içi görünmeyen siyah poşet içerisindeki suça konu uyuşturucu maddeleri rızaen teslim eden sanığın kendi suçunun ortaya çıkmasına yardımda bulunduğu anlaşıldığından, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 192/3. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, b. Sanığa verilen adli para cezasının, 5237 sayılı TCK'nın 52/4. maddesi gereğince taksitlendirilmesine karar verildikten sonra, "taksitlerden biri zamanında ödenmediği taktirde geriye kalan miktarın tamamının tahsil edileceğinin ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin sanığa ihtarına" karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken "veya sanık hakkında 5275 sayılı Kanun'un 106/3. maddesinin uygulanabileceğinin" de ihtarına karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu görülmüştür. IV. KARAR A. Sanık ... yönünden; Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1-h maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün; Hüküm fıkrasının (A) bendine son paragraf olarak "7 . Sanık ... kendisini 04.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince görevlendirilen zorunlu müdafii ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin II. Kısmının II. Bölümü gereğince kovuşturma için ödenmesi gereken 48.000,00 TL maktu vekalet ücretinden, Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Görevlendirilen Müdafii ve Vekillere Yapılacak Ödemelere İlişkin Tarife uyarınca ödenen ücretin mahsubu ile bakiye kalan vekalet ücretinin hazineden alınıp sanığa verilmesine," ibaresinin eklenmesi, Suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılığın DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, B. Sanık ... hakkındaki hüküm yönünden; Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle, sanık müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, Bozma nedenine, tutuklu kalınan süreye ve tutuklama koşullarında değişiklik bulunmamasına göre, sanık hakkındaki salıverilme taleplerinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca Karşıyaka 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.06.2025 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Karşıyaka 1. Ağır Ceza Mahkemesi bir sanığı uyuşturucu ticaretinden mahkûm etmiş, diğer sanığı beraat ettirmiş; İzmir BAM 17. Ceza Dairesi istinafları esastan reddetmiştir. 10. Ceza Dairesi temyizde iki ayrı sorunu ele almıştır: beraat eden sanık lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi ile mahkûm sanığın aracında ele geçen maddeye ilişkin arama kararının hiç araştırılmamış olması.
Hukuki İlke: Beraat eden ve müdafi ile temsil edilen sanık lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Hazine aleyhine maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi zorunludur; ayrıca aracında suç konusu madde ele geçen sanık bakımından adli arama veya önleme arama kararının varlığı araştırılmalı, arama kararı yoksa poşeti rızaen teslim eden sanık kendi suçunun ortaya çıkmasına yardım etmiş sayılarak etkin pişmanlıktan yararlandırılmalıdır.
Uygulama Sonucu: Her iki sanık yönünden de hüküm bozulmuştur; beraat eden sanık bakımından eksik vekâlet ücreti Yargıtayca düzeltilerek, mahkûm sanık bakımından ise arama kararının araştırılmaması ve rızaen teslim karşısında etkin pişmanlığın tartışılmaması nedeniyle yeniden yargılama için.
Dava Strateji Notu: Beraat eden sanık lehine vekâlet ücreti hiç talep edilmemiş olsa dahi Yargıtay bunu resen düzeltmektedir; müdafi, araçta ele geçen maddede arama kararının dosyaya konulup konulmadığını mutlaka denetlemeli ve karar yoksa rızaen teslimi etkin pişmanlık lehine gerekçe yapmalıdır.