İçeriğe geç
AC
10. Ceza Dairesi Esas: 2025/248 Karar: 2025/5631 Tarih: 2025

Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2025/248 K.2025/5631

10. Ceza Dairesi 2025/248 E. , 2025/5631 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1686 E., 2024/2070 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜMLER : Hükümlerin düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükümlerin onanması Sanıklar hakk

Karar Özeti

10. Ceza Dairesi 2025/248 E. , 2025/5631 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1686 E., 2024/2070 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜMLER : Hükümlerin düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükümlerin onanması Sanıklar hakk

Karar Detayı

10. Ceza Dairesi 2025/248 E. , 2025/5631 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1686 E., 2024/2070 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜMLER : Hükümlerin düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükümlerin onanması Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir oldukları, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanıklar müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 5271 sayılı CMK'nın 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İstanbul Anadolu 21. Ağır Ceza Mahkemesince sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan ayrı ayrı mahkûmiyetlerine karar verilmiştir. B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükümlerdeki hukuka aykırılık düzeltilerek, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri özetle; Ele geçen uyuşturucu maddenin miktarı dikkate alındığında, 5237 sayılı TCK'nın 3/1. maddesindeki orantılılık ilkesi ve aynı Kanun'un 61. maddesi ölçütlere göre temel cezaların alt sınırdan daha fazla uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiğine ilişkindir B. Sanık ... müdafilerinin temyiz sebepleri özetle; 1. Arama işleminin hukuka aykırı olduğuna, bu yolla elde edilen delillerin hükme esas alınamayacağına, 2. Eksik araştırma ile karar verildiğine, 3. Eylemin sabit olmadığına, iştirak iradesinin bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 4. Etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, 5. Temel ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşılmasının hukuka aykırı olduğuna, 6. Kararın yeterli gerekçe içermediğine, İlişkindir. C. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Arama işleminin hukuka aykırı olduğuna, bu yolla elde edilen delillerin hükme esas alınamayacağına, 2. Eylemin sabit olmadığına , suçun unsurlarının oluşmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Takdiri indirim uygulanması gerektiğine, 4. Temel ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşılmasının hukuka aykırı olduğuna, İlişkindir. III. GEREKÇE İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, sanıkların eylemlerinin ayrı ayrı sübutuna ve vasfına, delillerin değerlendirilmesine, temel cezaların alt sınır aşılarak belirlenmesine, 5237 sayılı TCK'nın 188/4-a maddesinin uygulanmasına, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasına, sanık ... hakkında takdiri indirim yapılmamasına, arama kararında ve işleminde bir hukuka aykırılık bulunmadığına, delillerin hukuka uygun olarak toplandığına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, kararın yeterli gerekçe içerdiği ve temel cezada teşdit uygulamasının ölçülü olduğu anlaşılmakla Cumhuriyet savcısının ve sanıklar müdafilerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilen dışında hükümlerde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. İlk Derece Mahkemesince gün cinsinden adli para cezasının para cinsinden adli para cezasına dönüştürülmesi ve taksitlendirilmesinden sonra 5237 sayılı TCK'nın 52/4. maddesi uyarınca ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği ihtarının verilmemesi nedeniyle, Bölge Adliye Mahkemesince hükümde düzeltme yapılırken, "ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin" ibaresi yerine, "ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrilebileceğinin" ibaresinin yazılmasının, Hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiş; bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Cumhuriyet savcısı ile sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303. maddesi gereği, Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün 11. paragrafında yer alan "hapse çevrilebileceğinin" ibaresinin çıkarılarak, yerine "hapse çevrileceğinin" ibaresinin yazılması, Suretiyle, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi hükümlerindeki hukuka aykırılığın DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanıklar hakkındaki salıverilme taleplerinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 21. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.05.2025 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: İstanbul Anadolu 21. Ağır Ceza Mahkemesi iki sanığı uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan ayrı ayrı mahkûm etmiş, İstanbul BAM 36. Ceza Dairesi hükümlerdeki hukuka aykırılığı düzelterek istinafları esastan reddetmiştir. Cumhuriyet savcısı ele geçen madde miktarına göre TCK 3/1 orantılılık ilkesi ve TCK 61 ölçütleri uyarınca cezanın alt sınırdan daha fazla uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiğini savunarak sanıklar aleyhine, müdafiler ise arama, iştirak iradesi, etkin pişmanlık ve teşdit itirazlarıyla sanıklar lehine temyize gelmiştir.

Hukuki İlke: Temel cezanın alt sınırdan ne oranda uzaklaşılarak belirleneceği ölçülülük denetimine tabi bir takdir olup teşdit uygulaması ölçülü bulunduğunda ne savcının daha fazla artırım ne sanığın indirim talebi kabul edilir; ayrıca TCK 52/4 uyarınca ödenmeyen adli para cezasının hapse 'çevrileceği' ihtarı kesin biçimde yazılmalı, 'çevrilebileceği' ifadesi hukuka aykırıdır.

Uygulama Sonucu: Daire, savcının ve müdafilerin esasa ilişkin tüm sebeplerini reddetmiş; yalnızca BAM'ın düzeltmesindeki 'hapse çevrilebileceğinin' ibaresini 'hapse çevrileceğinin' olarak CMK 303 uyarınca düzeltip hükümleri bozma kararıyla birlikte düzeltilerek onamış, salıverilme taleplerini reddetmiştir.

Dava Strateji Notu: Savcılığın ceza artırımı yönündeki aleyhe temyizi de teşdit ölçülü bulunduğunda reddedildiğinden, bu karar cezası alt sınırdan makul ölçüde uzaklaştırılarak belirlenmiş müvekkiller için aleyhe temyize karşı savunmada kullanılabilir. İştirak halinde işlenen suç isnadında iştirak iradesinin yokluğu savunması, ortak eylem delilleri tartışılmadan soyut bırakılırsa sonuç vermiyor; her sanık için eylem katkısının ayrıştırılması gerekir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla