Karar Özeti
10. Ceza Dairesi 2025/2632 E. , 2025/6191 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/176 E., 2025/265 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükmün onanması Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inc
Karar Detayı
10. Ceza Dairesi 2025/2632 E. , 2025/6191 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/176 E., 2025/265 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükmün onanması Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verdikleri, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanık müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 5271 sayılı CMK'nın 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Diyarbakır 10. Ağır Ceza Mahkemesince sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir. B. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafilerinin temyiz sebepleri özetle: 1. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, 2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, 4. Delillerin hukuka aykırı olarak toplandığına, 5. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasını gerektiğine, İlişkindir. III. GEREKÇE Sanık hakkında TCK'nın 188/4-b maddesinin uygulanmaması karşı kanun yoluna gidilmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır. İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna, delillerin değerlendirilmesine ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, maddenin kolluğun yetkisi kapsamında kaba üst yoklaması esnasında sanık tarafından rızaen teslim edildiği bu yönüyle aramanın hukuka uygun olduğu anlaşılmakla sanık müdafilerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi kararında sanık müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Diyarbakır 10. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.05.2025 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Diyarbakır 10. Ağır Ceza Mahkemesi sanığı uyuşturucu ticaretinden mahkum etmiş, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi istinafı esastan reddetmiştir. Sanık müdafileri delillerin hukuka aykırı toplandığını ve eylemin kullanmak için bulundurma suçunu oluşturduğunu ileri sürmüştür. Dairemiz uyuşturucunun kolluğun kaba üst yoklaması sırasında sanık tarafından rızaen teslim edildiğini saptamıştır.
Hukuki İlke: Kolluğun yetkisi kapsamındaki kaba üst yoklaması esnasında uyuşturucu maddenin sanık tarafından rızaen teslim edilmesi hâlinde arama hukuka uygundur; ayrıca TCK'nın 188/4-b maddesinin uygulanmaması aleyhe karşı kanun yoluna gidilmediğinden bozma nedeni yapılamaz.
Uygulama Sonucu: Maddenin rızaen teslimi nedeniyle aramanın hukuka uygun olduğu belirlendiğinden ve delil değerlendirmesinde isabetsizlik görülmediğinden hüküm onanmıştır.
Dava Strateji Notu: Kaba üst yoklaması sırasında maddenin rızaen tesliminde 'hukuka aykırı arama' savunması zayıftır; savunma teslimin gerçekte rızaya değil zorlamaya dayandığını tutanak ve tanık beyanlarıyla ortaya koymaya odaklanmalıdır.