Karar Özeti
10. Ceza Dairesi 2025/2712 E. , 2025/7666 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/525 E., 2024/149 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Direnme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün, yapılan ön inceleme netic
Karar Detayı
10. Ceza Dairesi 2025/2712 E. , 2025/7666 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/525 E., 2024/149 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Direnme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. I. HUKUKİ SÜREÇ İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.12.2018 tarih, 2018/437 Esas ve 2018/523 Karar sayılı kararı ile sanığın ''uyuşturucu madde ticareti yapma'' suçundan mahkûmiyetine karar verildiği, bu kararın sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 25.10.2019 tarih, 2019/470 Esas ve 2019/1939 sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine kararı verildiği, bu kararın sanık ve müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 26.10.2021 tarihli 2020/1800 Esas ve 2021/10651 sayılı kararı ile bozulduğu, İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.12.2021 tarih, 2021/377 Esas ve 2021/464 sayılı kararı ile sanık hakkında yeniden mahkûmiyet kararı verilerek Dairemizin bozma kararına direnildiği, Dairemizin 24.05.2022 tarihli 2022/5155 Esas ve 2022/6719 sayılı kararı ile direnme kararının yerinde görülmediği ve direnme konusunda karar verilmek üzere dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesine karar verildiği, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.05.2023 tarihli 2022/10-372 Esas ve 2023/241 sayılı kararı ile ''Cumhuriyet savcısından esas hakkındaki görüşü sorulmadan ve hazır bulunan sanık ve müdafiinin esasa ilişkin savunmaları tespit edilmeden yargılamanın bitirilmesi isabetsizliğinden'' hükmün bozulmasına karar verildiği, İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesince bu hususa dair eksikliğin giderilmesi üzerine yukarıda belirtilen karar ile yeniden mahkûmiyet hükmünde direnildiği, Dairemizin 10/12/2024 tarihli 2024/8045 Esas ve 2024/25886 sayılı kararı ile direnme kararının yerinde görülmediği ve direnme konusunda karar verilmek üzere dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesine karar verildiği, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.02.2025 tarihli 2025/10-36 Esas ve 2025/79 sayılı kararında "...İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyulmak suretiyle sanık hakkında yeniden kurulan mahkûmiyet hükmünün, Ceza Genel Kurulu kararlarına karşı direnme kararı verilemeyeceği yönündeki açık kanun hükmü karşısında, CMK'nın 307. maddesi kapsamında bir direnme hükmü olarak nitelendirilemeyeceği ve yeni bir hüküm olduğu, aksinin kabulünün, hükmün temyizi aşamasında Özel Dairece incelenmesi gereken hususun; temyizin kapsamının belirlenerek İlk Derece Mahkemesince bozma üzerine kurulan mahkûmiyet hükmünün gerek hukuka uygunluk gerek uygulama yönünden Ceza Genel Kurulunca denetlenmesi sonucunu doğuracağı, bu aşamada Özel Dairenin bir önceki bozma ilamına atıf yapılarak yeniden kurulan hükmün bir direnme kararı olarak kabul edilmesinin ve dosyanın Ceza Genel Kuruluna gönderilmesinin mümkün olmadığı kabul edilmelidir. Bu itibarla, İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesince Ceza Genel Kurulunun bozma ilamı üzerine kurulan mahkûmiyet hükmünün direnme kararı niteliğinde olmadığından, dosyanın temyiz incelemesi yapılmak üzere Özel Daireye gönderilmesine karar verilmelidir." gerekçesi ile dava dosyasının temyiz incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiği anlaşılmıştır. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına, 4. Sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanma koşullarının oluşmadığına, B. Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri özetle; Sanığın mahkûmiyetine ilişkin ilk derece mahkemesi hükmünün hukuka aykırı olduğuna, eksik inceleme yapıldığına ve sanığın beraatına hükmedilmesi gerektiğine, İlişkindir. III. GEREKÇE Zamanaşımı süresi içerisinde, tanıklar...ve ...hakkında 5237 sayılı TCK'nın 188/3. maddesinde düzenlenen "Uyuşturucu Madde Ticareti Yapma" suçundan işlem yapılması mümkün görülmüştür. Ev arama tutanağı içeriği ve tüm dosya kapsamına göre; sanığın evinde, aynı zamanda kızı olan tanık...nin çantasında kişisel kullanım miktarının üzerindeki suç konusu uyuşturucu maddelerin ele geçirildiği, tanıklar...ve sanık ... ...'in eski eşi olan ...ın mahkeme huzurunda alınan beyanlarında, suç konusu uyuşturucu maddelerin ... isimli kişi tarafından, sanık ...'i yakalatmak amacıyla ...nin çantasına koyulduğunu ve ...nin, sanığın evine gitmesinden sonra yapılan ihbar üzerine evde yapılan arama sonucunda uyuşturucu maddelerin yakalandığını belirtmeleri karşısında, kendisinde herhangi bir uyuşturucu ya da uyarıcı madde bulunmayan sanığın savunmalarının aksine, tanık ...nin çantasında ele geçirilen uyuşturucu maddeler ile ilgisi olduğuna dair mahkûmiyetine yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve yeterli delil bulunmadığı gözetilmeden, sanığın atılı suçtan beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.07.2025 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesi sanığı uyuşturucu ticaretinden defalarca mahkûm etmiş, dosya Daire bozmaları ve Ceza Genel Kurulu kararlarıyla uzun bir süreçten geçmiştir. Suça konu uyuşturucu, sanığın kızı olan tanığın çantasında ele geçmiş; tanık beyanlarına göre madde, sanığı yakalatmak amacıyla üçüncü bir kişi tarafından çantaya konulmuştur.
Hukuki İlke: İlk derece mahkemesince Ceza Genel Kurulu kararı üzerine yeniden kurulan hüküm, açık kanun hükmü karşısında direnme kararı sayılamaz ve yeni bir hükümdür; esasa ilişkin olarak, üzerinde hiçbir uyuşturucu bulunmayan sanığın başkasının çantasındaki madde ile ilgisi olduğuna dair her türlü şüpheden uzak kesin delil yoksa beraati gerekir.
Uygulama Sonucu: Kendisinde madde bulunmayan ve maddenin komplo amacıyla tanığın çantasına konulduğuna ilişkin beyanların bulunduğu sanığın mahkûmiyetine yeterli kesin delil olmadığından, beraat yerine mahkûmiyet hukuka aykırı görülerek hüküm CMK 302/2 uyarınca bozulmuştur.
Dava Strateji Notu: Uyuşturucunun sanığın zilyetliğinde değil üçüncü kişide/yakınında ele geçtiği ve komplo iddiasını destekleyen beyanların bulunduğu dosyalarda şüpheden sanık yararlanır ilkesi güçlü bir beraat dayanağıdır; ayrıca CGK kararı sonrası kurulan hükmün 'direnme' değil yeni hüküm olduğu usul stratejisi bakımından hayati önemdedir.