İçeriğe geç
AC
10. Ceza Dairesi Esas: 2025/298 Karar: 2025/5508 Tarih: 2025

Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2025/298 K.2025/5508

10. Ceza Dairesi 2025/298 E. , 2025/5508 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2394 E., 2024/2417 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükmün onanması Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön in

Karar Özeti

10. Ceza Dairesi 2025/298 E. , 2025/5508 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2394 E., 2024/2417 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükmün onanması Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön in

Karar Detayı

10. Ceza Dairesi 2025/298 E. , 2025/5508 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2394 E., 2024/2417 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükmün onanması Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İstanbul 36. Ağır Ceza Mahkemesince, sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir. B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 2. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, 3. Arama kararının hukuka aykırı olduğuna, 4. Delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına, 5. Adil yargılanma ilkesinin ihlal edildiğine, İlişkindir. III. GEREKÇE 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili olarak, 7242 sayılı Kanun'la yapılan değişikliklerin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna, delillerin değerlendirilmesine, arama kararında bir hukuka aykırılık bulunmadığına, delillerin hukuka uygun olarak toplandığına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, eleştiri dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesi kararında sanık ve müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca İstanbul 36. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.05.2025 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: İstanbul 36. Ağır Ceza Mahkemesi sanığı uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûm etmiş, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesi istinaf başvurularını esastan reddetmiştir. Sanık ve müdafii yeterli delil bulunmadığını, eylemin kullanmak için bulundurma suçunu oluşturduğunu, aramanın hukuka aykırı olduğunu ve adil yargılanma ilkesinin ihlal edildiğini ileri sürerek temyiz yoluna başvurmuştur.

Hukuki İlke: Suç vasfının ticaret mi kullanım amaçlı bulundurma mı olduğu, delil değerlendirmesine dayalı bir sübut sorunudur ve derece mahkemelerinin dosya kapsamıyla uyumlu takdiri temyizde bozma nedeni yapılamaz. Karar ayrıca TCK 53. maddesindeki hak yoksunluklarına ilişkin 7242 sayılı Kanun değişikliklerinin ayrı bir bozma nedeni sayılmayıp infaz aşamasında gözetilebileceğini kabul etmiştir.

Uygulama Sonucu: Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına oy birliğiyle karar verilmiş; TCK 53'e ilişkin husus yalnızca eleştiri konusu yapılarak infaz aşamasına bırakılmış, arama ve delil toplama işlemlerinde hukuka aykırılık görülmemiştir.

Dava Strateji Notu: Vasıf itirazı (ticaret yerine kullanım amaçlı bulundurma) temyizde soyut biçimde ileri sürülmek yerine miktar, paketleme ve ele geçiriliş koşullarına dair somut delil tartışmasıyla desteklenmelidir. TCK 53 hak yoksunluklarındaki lehe değişiklikler onamaya engel olmadığından, bu yöndeki taleplerin infaz aşamasında infaz hâkimliği nezdinde takip edilmesi gerekir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla