Karar Özeti
10. Ceza Dairesi 2025/3541 E. , 2025/11502 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/824 E., 2015/153 K. SUÇ: Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması ... 24. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında, kulla
Karar Detayı
10. Ceza Dairesi 2025/3541 E. , 2025/11502 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/824 E., 2015/153 K. SUÇ: Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması ... 24. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile değişik 191/8. maddesi ve 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, aynı Kanun'un 231/8. maddesi uyarınca beş yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın, itiraz edilmeksizin 18.02.2015 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 13.05.2023 tarihli ve 2022/24720 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.06.2023 tarihli ve ...sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.06.2023 tarihli ve ... sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre; ... 24.Asliye Ceza Mahkemesince sanık hakkında yapılan yargılama sonunda, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına şeklinde bir ibareye yer verilmekle yetinilip, cezalandırmaya ilişkin maddeler yazılmadan karar verildiği anlaşılmış ise de; Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 13/01/2022 tarihli ve 2021/14513 esas, 2022/341 karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, sanığın denetimli serbestlik süresi içerisinde yükümlülüklere uygun davranmadığı veya aynı suçu yeniden işlemek suretiyle mahkûm olduğu takdirde mahkemenin açıklanmasını geri bıraktığı hükmü açıklayacağı, bu hâlde hüküm açıklanabilmesi için evvelce bir cezanın belirlenerek bir hüküm kurulması gerektiği, ortada açıklanacak bir hüküm bulunmaması hâlinde anılan hükmün nasıl işletileceğinin karışıklığa da yol açabileceği cihetle, öncelikle mahkemece anılan Kanun’un 232/6. maddesi uyarınca denetime imkân verecek biçimde bir hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 18.11.2009 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, ... Cumhuriyet Başsavcılığının 18.12.2009 tarihli ve 2009/65592 (34) Soruşturma, 2009/29199 Esas, 2009/8822 sayılı iddianamesi ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, ... 6. Sulh Ceza Mahkemesinin 10.11.2010 tarihli ve 2009/1617 Esas, 2010/1709 Karar sayılı kararı ile, sanığın, 5560 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı TCK'nın 191/1. maddesi ve 62, 50/1-a ve 52/2. maddeleri uyarınca 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, sanığın temyiz kanun yoluna başvurduğu, Dairemizin 17.09.2014 tarihli ve 2012/16270 Esas, 2014/8115 Karar sayılı kararı ile hükmün bozulmasından sonra, ... 24. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 05.02.2015 tarihli ve 2014/824 Esas, 2015/153 Karar sayılı kararı ile; hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin kesinleştiği, anlaşılmıştır. B. Dosya kapsamına göre; 1. 28.06.2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 68. maddesi ile değiştirilen 5237 sayılı TCK'nın 191/5. maddesinde yer alan "Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlâl nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz" düzenlemesi dikkate alındığında, Somut olayda, 18.11.2009 tarihli eylemin, sanık hakkında daha önceden 30.09.2008 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan yargılamada, ... 2.Sulh Ceza Mahkemesinin 30.04.2009 tarihli ve 2008/1297 Esas, 2009/414 Karar sayılı kararı ile verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararın infazı sırasında işlendiği, ihlâl niteliğinde sayılacağından ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılamayacağı, bu durumda 18.11.2009 tarihli suçtan açılan kamu davasında kovuşturma şartının ortadan kalkması nedeniyle, Mahkemece, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca "kamu davasının düşmesine" karar verilerek ... 2. Sulh Ceza Mahkemesine ihbarda bulunulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi, 2. Kabule göre de; 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olmasına rağmen, atılı suçtan öncelikli olarak sübut bulan eylemine ilişkin lehe olan hükümler de gözetilmek suretiyle 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesi gereğince hüküm kurulmadığı anlaşılmakla, 5271 sayılı CMK'nın 231/11. maddesindeki "Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar." ve anılan Kanun'un 232/6. maddesindeki "Hüküm fıkrasında, 223. maddeye göre verilen kararın ne olduğunun, uygulanan kanun maddelerinin, verilen ceza miktarının, kanun yollarına başvurma ve tazminat isteme olanağının bulunup bulunmadığının, başvuru olanağı varsa süresi ve merciinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerekir." şeklindeki düzenlemeler dikkate alındığında, sanığın denetimli serbestlik süresi içerisinde yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yeniden suç işlemek suretiyle mahkûm olduğu takdirde mahkemenin açıklanmasını geri bıraktığı hükmü açıklayacağı, bu hâlde hükmün açıklanabilmesi için bir cezanın belirlenerek bir hüküm kurulması gerektiği, öncelikle mahkemece 5271 sayılı CMK'nın 232/6. maddesi uyarınca denetime imkân verecek biçimde bir hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. C. 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi; "Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay Ceza Dairesi doğrudan hükmeder." şeklinde düzenlenmiş olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmekle, 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. ... 24. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.02.2015 tarihli ve 2014/824 Esas, 2015/153 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, C. 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bozma nedeninin cezanın kaldırılmasını gerektirdiği belirlendiğinden; Hüküm fıkrasının; "sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince DÜŞMESİNE, ... 2. Sulh Ceza Mahkemesine ihbarda bulunulmasına" şeklinde DEĞİŞTİRİLMESİNE, hukuka aykırılığın bu şekilde giderilmesine, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.11.2025 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunda mahkeme, cezalandırma maddelerini yazmadan yalnızca HAGB kararı vermiş; ayrıca eylemin, önceki tedavi ve denetimli serbestlik kararının infazı sırasında işlendiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığı kanun yararına bozma istemiştir.
Hukuki İlke: TCK 191/5 uyarınca erteleme/denetim süresi içinde tekrar uyuşturucu satın alma/kullanma ihlal sayılır ve ayrı soruşturma-kovuşturma konusu yapılamaz; bu durumda kovuşturma şartının ortadan kalkması nedeniyle CMK 223/8 uyarınca düşme kararı verilmelidir. Ayrıca HAGB'de önce CMK 232/6 uyarınca denetime imkân verecek bir ceza belirlenip hüküm kurulmalıdır.
Uygulama Sonucu: kanun yararına bozma (hüküm, davanın düşmesi olarak değiştirildi - CMK 309/4-d)
Dava Strateji Notu: Denetim süresinde tekrar kullanım için ayrı dava açılmışsa kovuşturma şartı yokluğundan düşme talep edilmeli; kanun yararına bozma yolu, kesinleşmiş hatalı HAGB kararlarında etkili çaredir.