Karar Özeti
10. Ceza Dairesi 2025/4632 E. , 2026/2505 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/3152 E., 2025/790 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükümlerin düzeltilerek onanması Sanıklar hakkında kurula
Karar Detayı
10. Ceza Dairesi 2025/4632 E. , 2026/2505 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/3152 E., 2025/790 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükümlerin düzeltilerek onanması Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Sakarya 4. Ağır Ceza Mahkemesince sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetlerine karar verilmiştir. B. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve sanık ... bakımından re'sen de istinafa tabi olan hükümlere yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık ...'ın temyiz sebepleri özetle; 1. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, 4. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, B. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmemesi gerektiğine, 4. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, 5. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, İlişkindir. III. GEREKÇE İlk Derece Mahkemesince; sanık ... hakkında TCK'nın 192/3. maddesi uyarınca etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması yerinde ise de; dosya kapsamına göre sanık ... hakkında istihbari bilgi bulunması ve temyiz dışı sanıklar ... ve ...'ın sanık ... aleyhine beyanları dikkate alındığında sanık ...'nin yardımının niteliğine göre belirlenen temel ceza üzerinden daha az oranda indirim yapılması gerekirken 1/2 oranında indirim yapılarak sanık hakkında eksik cezaya hükmolunması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma sebebi yapılmamıştır. A. İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna, delillerin değerlendirilmesine, temel cezaların alt sınır aşılarak belirlenmesine ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanık ... ve sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, eleştiri ve aşağıda belirtilen dışında hükümlerde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. B. Sanıklara verilen adli para cezasının 5237 sayılı TCK'nın 52/4. maddesi uyarınca taksitlendirilmesine ve taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edilmesine karar verildikten sonra kararda “ödenmeyen para cezasının hapse çevrileceği" ihtarı yerine ''hapse çevrilebileceğine'' karar verilerek 5237 sayılı TCK'nın 52/4. maddesine aykırı davranılmasının hukuka aykırı olduğu, değerlendirilmiş; bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. IV. KARAR Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle, sanık ... ve sanık ... müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, BOZULMASINA; bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303. maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükümlerinin, Adli para cezasının 5237 sayılı TCK’nın 52/4. maddesi gereğince taksitlendirilmesine dair fıkralarında "taksitlerden birinin belirlenen sürede hükümlü tarafından ödenmediği takdirde tamamının muaccel olacağı" ibaresinden sonra gelmek üzere ''ve hapse çevrilebileceğinin" ibaresinin çıkartılarak yerlerine "ve hapse çevrileceğinin" ibaresinin eklenmesi, Suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükümlerindeki hukuka aykırılıkların DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Dava dosyasının, CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Sakarya 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.03.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Sakarya 4. Ağır Ceza Mahkemesi iki sanığı uyuşturucu madde ticaretinden mahkûm etmiş, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi istinaf başvurularını esastan reddetmiştir. Yargıtay 10. Ceza Dairesi, bir sanığa etkin pişmanlıkta 1/2 gibi yüksek oranda indirim yapılmasını eleştirmekle birlikte aleyhe temyiz bulunmadığından bunu bozma nedeni yapmamış; adli para cezası fıkrasındaki ifade hatasını ise kendisi düzeltmiştir.
Hukuki İlke: TCK 192/3 kapsamındaki etkin pişmanlık indiriminin oranı, sanığın yardımının niteliğine göre belirlenmelidir; hakkında istihbari bilgi bulunan ve diğer sanıkların aleyhine beyanda bulunduğu sanığa en yüksek oranda indirim verilmesi eksik ceza tayinidir, ancak aleyhe temyiz olmadıkça bozulamaz. Ayrıca taksitlendirilen adli para cezasında 'hapse çevrilebileceği' değil TCK 52/4 gereği 'hapse çevrileceği' ihtarı yazılmalıdır.
Uygulama Sonucu: Bölge Adliye Mahkemesi kararı yalnızca adli para cezası ihtarındaki ifade nedeniyle CMK 302/2 gereği bozulmuş, yeniden yargılama gerekmediğinden CMK 303 uyarınca ibare düzeltilerek temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükümler onanmıştır; esasa ve cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesine yönelik itirazlar reddedilmiştir.
Dava Strateji Notu: Lehe sonuçlanan yüksek etkin pişmanlık indirimi, savcılık aleyhe temyiz etmediği sürece Yargıtay eleştirisine rağmen korunmaktadır; müdafi bu durumda temyiz kapsamını dikkatle belirlemeli, gereksiz temyizle dosyanın aleyhe yönlerinin gündeme gelmesinden kaçınılıp kaçınılmayacağını değerlendirmelidir. Karardaki eleştiri, işbirliğinin niteliğinin indirim oranını doğrudan belirlediğini de göstermektedir.