Karar Özeti
10. Ceza Dairesi 2025/4756 E. , 2025/9505 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/536 E., 2014/156 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma Adana 24.Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile, sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 say
Karar Detayı
10. Ceza Dairesi 2025/4756 E. , 2025/9505 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/536 E., 2014/156 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma Adana 24.Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile, sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile değişik 191/8. maddesi ve 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, aynı Kanun'un 231/8.maddesi uyarınca beş yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın, itiraz edilmeksizin 09.10.2014 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 20.10.2024 tarihli ve 2022/23990 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.11.2024 tarihli ve KYB - 2024/108184 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.11.2024 tarihli ve KYB - 2024/108184 sayılı kanun yararına bozma isteminin; " Tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infaz işlemlerinin, infazın yapıldığı tarihteki kurallara göre yapılması gerektiği cihetle, 6545 sayılı Kanun ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191. maddesinde yapılan ve ısrar teriminin de içinde yer aldığı değişikliklerin yürürlüğe girdiği 28/06/2014 tarihinden sonra yapılan infaz işlemlerinde, sanığın kendisine yüklenen yükümlülüklere veya tedavinin gereklerine uygun davranmamakta "ısrar" koşulunun söz konusu olacağı gözetilerek yapılan incelemede; 1-Dosya kapsamına göre; somut olayda üzerinden herhangi bir uyuşturucu ya da uyarıcı madde ele geçmeyen ve uyuşturucu madde kullandığı teknik yöntemlerle de saptanamayan sanığın, maddî bulgularla desteklenmeyen soyut beyanı dışında, uyuşturucu madde kullandığına dair delil elde edilememesi karşısında, sanığın suçunun sabit olmadığı cihetle, beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde, 2-Kabule göre de; Adana 24. Asliye Ceza Mahkemesince sanık hakkında yapılan yargılama sonucunda, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına şeklinde bir ibareye yer verilmekle yetinilip, cezalandırmaya ilişkin maddeler yazılmadan hüküm kurulduğu anlaşılmış ise de; sanığın denetimli serbestlik süresi içerisinde yükümlülüklere uygun davranmadığı veya aynı suçu yeniden işlemek suretiyle mahkûm olduğu takdirde mahkemenin açıklanmasını geri bıraktığı hükmü açıklayacağı, bu hâlde hüküm açıklanabilmesi için evvelce bir cezanın belirlenerek bir hüküm kurulması gerektiği, ortada açıklanacak bir hüküm bulunmaması hâlinde anılan hükmün nasıl işletileceğinin karışıklığa da yol açabileceği, öncelikle mahkemece 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 232/6. maddesi uyarınca denetime imkân verecek biçimde bir hüküm kurulmasını, ardından sanık hakkında evvelce denetimli serbestlik kararı verildiği ve ihlal üzerine yargılama yapıldığı hususu da dikkate alınarak, 5320 sayılı Kanun'un geçici 7/3. maddesi uyarınca yargılamaya devam edilerek sonucuna göre hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilip verilemeyeceğinin takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde, İsabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 04.11.2013 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 26.11.2013 tarihli ve 2013/71385 Soruşturma, 2013/26989 Esas, 2013/9897 sayılı iddianamesi ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Adana 6.Sulh Ceza Mahkemesinin 20.01.2014 tarihli ve 2013/1228 Esas, 2014/83 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/2. maddesi uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın 28.02.2014 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği, infazı için Adana Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, B. Adana Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce, çağrı yazısı tebliğine rağmen müdürlüğe başvurmaması nedeniyle dosyanın kapatılmasına karar verilerek 06.06.2014 tarihinde Adana Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği, C. Dosyanın yeniden ele alınarak Adana 24.Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 30.09.2014 tarihli ve 2014/536 Esas, 2014/156 Karar sayılı kararı ile; 5237 sayılı TCK'nın 6545 sayılı Kanun ile değişik 191/8. maddesi ve 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, beş yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın 09.10.2014 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği, Anlaşılmıştır. D. Dosya kapsamına göre; 1. Kendisinde herhangi bir uyuşturucu ya da uyarıcı madde ele geçmeyen ve uyuşturucu madde kullandığı teknik yöntemlerle saptanamayan sanığın, maddî bulgularla desteklenmeyen soyut beyanı dışında, uyuşturucu madde kullandığına dair delil bulunmadığı, suçun maddi delilinin elde edilemediği, bu nedenle sanığın suçunun sabit olmadığı anlaşıldığından, sanığın "beraatine" karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, herhangi bir ceza da tayin edilmeksizin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi kanuna aykırı olup bu hususun mahkemenin takdiri ve delillerin değerlendirilmesinde hataya düşülmesi durumunu aşan mutlak hukuka aykırılık niteliğinde olduğu anlaşıldığından kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. 2. Kabule göre de; Adana 24. Asliye Ceza Mahkemesince sanık hakkında yapılan yargılama sonucunda, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına şeklinde bir ibareye yer verilmekle yetinilip, cezalandırmaya ilişkin maddeler yazılmadan hüküm kurulduğu, sanık hakkında öncelikli olarak sübut bulan eylemine ilişkin lehe olan hükümler de gözetilmek suretiyle 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesi gereğince hüküm kurulmadığı anlaşılmakla, 5271 sayılı CMK'nın 231/11. maddesindeki "Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir." ve anılan Kanun'un 232/6. maddesindeki "Hüküm fıkrasında, 223 üncü maddeye göre verilen kararın ne olduğunun, uygulanan kanun maddelerinin, verilen ceza miktarının, kanun yollarına başvurma ve tazminat isteme olanağının bulunup bulunmadığının, başvuru olanağı varsa süresi ve merciinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerekir." biçimindeki düzenlemeler dikkate alındığında, sanığın denetimli serbestlik süresi içerisinde yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yeniden işlediği suçtan mahkûm olduğu takdirde mahkemenin açıklanmasını geri bıraktığı hükmü açıklayacağı, bu hâlde hükmün açıklanabilmesi için evvelce bir cezanın belirlenerek bir hüküm kurulması gerektiği, ortada açıklanacak bir hüküm bulunmaması hâlinde anılan hükmün nasıl uygulanacağının karışıklığa da yol açabileceği, 5320 sayılı Kanun'un geçici 7/3. maddesi uyarınca yargılamaya devam edilerek sonucuna göre genel hükümlere göre hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilip verilemeyeceğinin takdir edilmesi gerektiği, öncelikle mahkemece CMK'nın 232/6. maddesi uyarınca denetime imkân verecek biçimde bir hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi Kanun’a aykırıdır. E. 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi; "Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay Ceza Dairesi doğrudan hükmeder." şeklinde düzenlenmiş olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmekle, 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Adana 24.Asliye Ceza Mahkemesinin 30.09.2014 tarihli ve 2014/536 Esas, 2014/156 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3. 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bozma nedeninin cezanın kaldırılmasını gerektirdiği belirlendiğinden; Hüküm fıkrasının; "Sanığın üzerine atılı kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5271 sayılı CMK'nın 223/2. maddesinin (e) bendi uyarınca yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle BERAATİNE" şeklinde DEĞİŞTİRİLMESİNE, hukuka aykırılığın bu şekilde giderilmesine, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.10.2025 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Adana'da kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık hakkında, üzerinde madde ele geçmemesine ve uyuşturucu kullandığının teknik yöntemlerle saptanamamasına rağmen HAGB kararı verilmiştir. Adalet Bakanlığı, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kanun yararına bozma istemiştir.
Hukuki İlke: Üzerinde uyuşturucu/uyarıcı madde ele geçmeyen ve kullandığı teknik yöntemlerle saptanamayan sanığın maddi bulgularla desteklenmeyen soyut beyanı mahkumiyete yetmez; beraati gerektiren bu durum, delil takdirini aşan mutlak hukuka aykırılık olup Yargıtay CMK 309/4-d uyarınca doğrudan giderir.
Uygulama Sonucu: kanun yararına bozma; hüküm doğrudan beraate çevrildi
Dava Strateji Notu: Uyuşturucu kullanmada maddi delil (madde ele geçmesi veya pozitif idrar/kan tahlili) yoksa soyut ikrar mahkumiyete yetmez; bu durumda beraat gerekir ve kanun yararına bozmada Yargıtay hükmü doğrudan beraate çevirebilir.