İçeriğe geç
AC
10. Ceza Dairesi Esas: 2025/4932 Karar: 2025/11544 Tarih: 2025

Yargıtay 10. Ceza Dairesi — Kasten Öldürme Kararı (E.2025/4932 K.2025/11544)

10. Ceza Dairesi 2025/4932 E. , 2025/11544 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/768 E., 2015/92 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması ... 24. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile, sanık hakkında, kull

Karar Özeti

10. Ceza Dairesi 2025/4932 E. , 2025/11544 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/768 E., 2015/92 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması ... 24. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile, sanık hakkında, kull

Karar Detayı

10. Ceza Dairesi 2025/4932 E. , 2025/11544 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/768 E., 2015/92 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması ... 24. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile, sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile değişik 191/8. maddesi ve 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, aynı Kanun'un 231/8.maddesi uyarınca beş yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın, itiraz edilmeksizin 06.02.2015 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 07.05.2023 tarihli ve 2022/24753 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.06.2023 tarihli ve ... sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.06.2023 tarihli ve ... sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 13/01/2022 tarihli ve 2021/14513 esas, 2022/341 karar sayılı ilamında yer alan "...cezalandırmaya ilişkin kanun maddeleri ve hükmolunan ceza belirlenmeden doğrudan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, sanığın denetimli serbestlik süresi içerisinde yükümlülüklere uygun davranmadığı veya deneme süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlemek suretiyle mahkûm olduğu takdirde mahkemenin açıklanmasını geri bıraktığı hükmü açıklayacağı, bu hâlde hüküm açıklanabilmesi için önce bir cezanın belirlenerek bir mahkûmiyet hükmü kurulması gerektiği, öncelikle mahkemece 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 232/6. maddesi uyarınca denetime imkân verecek biçimde bir hüküm kurulması..." şeklindeki açıklamalar nazara alındığında, sanık hakkında bir ceza tayin edildikten sonra hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 15.10.2009 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, ... Cumhuriyet Başsavcılığının 02.12.2009 tarihli ve 2009/62776 Soruşturma, 2009/27645 Esas, 2009/8248 sayılı iddianamesi ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, ... 6. Sulh Ceza Mahkemesinin 28.09.2010 tarihli ve 2009/919 Esas, 2010/1301 Karar sayılı kararı ile, sanığın,5560 sayılı Kanun ile değişik TCK'nın 191/1. maddesi ve 62, 50/1-a ve 52/2. maddeleri uyarınca 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, sanığın temyiz kanun yoluna başvurduğu, Dairemizin 23.09.2014 tarihli ve 2012/9174 Esas, 2014/8716 Karar sayılı kararı ile hükmün bozulmasından sonra, ... 24. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 22.01.2015 tarihli ve 2014/768 Esas, 2015/92 Karar sayılı kararı ile; hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin kesinleştiği, anlaşılmıştır. B. Dosya kapsamına göre; 1. 28.06.2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 68. maddesi ile değiştirilen 5237 sayılı TCK'nın 191/5. maddesinde yer alan "Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlâl nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz" düzenlemesi dikkate alındığında, Somut olayda, 15.10.2009 tarihli eylemin, sanık hakkında daha önceden 02.12.2008 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan yargılamada, ... 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 02.07.2009 tarihli ve 2009/331 Esas, 2009/838 Karar sayılı kararı ile verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararın infazı sırasında işlendiği, eylemin, ihlâl niteliğinde sayılacağından ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılamayacağı, bu durumda 15.10.2009 tarihli suçtan açılan kamu davasında kovuşturma şartının ortadan kalkması nedeniyle, Mahkemece, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca "kamu davasının düşmesine" karar verilerek ... 1. Sulh Ceza Mahkemesine ihbarda bulunulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi, 2. Kabule göre de; 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olmasına rağmen, atılı suçtan öncelikli olarak sübut bulan eylemine ilişkin lehe olan hükümler de gözetilmek suretiyle 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesi gereğince hüküm kurulmadığı anlaşılmakla, 5271 sayılı CMK'nın 231/11. maddesindeki "Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar." ve anılan Kanun'un 232/6. maddesindeki "Hüküm fıkrasında, 223. maddeye göre verilen kararın ne olduğunun, uygulanan kanun maddelerinin, verilen ceza miktarının, kanun yollarına başvurma ve tazminat isteme olanağının bulunup bulunmadığının, başvuru olanağı varsa süresi ve merciinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerekir." şeklindeki düzenlemeler dikkate alındığında, sanığın denetimli serbestlik süresi içerisinde yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yeniden suç işlemek suretiyle mahkûm olduğu takdirde mahkemenin açıklanmasını geri bıraktığı hükmü açıklayacağı, bu hâlde hükmün açıklanabilmesi için bir cezanın belirlenerek bir hüküm kurulması gerektiği, öncelikle mahkemece 5271 sayılı CMK'nın 232/6. maddesi uyarınca denetime imkân verecek biçimde bir hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. C. 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi; "Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay Ceza Dairesi doğrudan hükmeder." şeklinde düzenlenmiş olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmekle, 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. ... 24. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.01.2015 tarihli ve 2014/768 Esas, 2015/92 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, C. 5271 sayılı CMK'nın 309/4.maddesinin (d) bendi uyarınca bozma nedeninin cezanın kaldırılmasını gerektirdiği belirlendiğinden; Hüküm fıkrasının; "sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince DÜŞMESİNE, ... 1. Sulh Ceza Mahkemesine ihbarda bulunulmasına" şeklinde DEĞİŞTİRİLMESİNE, hukuka aykırılığın bu şekilde giderilmesine, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.11.2025 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Kullanmak için uyuşturucu bulundurmadan yargılanan sanık hakkında ceza belirlenmeden doğrudan HAGB kararı verilmiş; ayrıca eylemin, daha önceki tedavi-denetimli serbestlik kararının infazı sırasında işlendiği anlaşılmış olup kanun yararına bozma istenmiştir.

Hukuki İlke: HAGB kararı verilebilmesi için önce bir ceza belirlenip denetime elverişli hüküm kurulması zorunludur (CMK 231/11, 232/6); ayrıca TCK 191/5 uyarınca erteleme/denetim süresi içinde tekrar uyuşturucu kullanılması ihlal sayılır, ayrı soruşturma-kovuşturma konusu yapılamaz ve bu durumda kovuşturma şartı ortadan kalkar.

Uygulama Sonucu: Kanun yararına bozma isteminin kabulü, kararın bozulması ve CMK 309/4-d uyarınca hükmün 'davanın düşmesine' şeklinde değiştirilmesi

Dava Strateji Notu: Uyuşturucu kullanma dosyalarında, yeni eylemin önceki denetim süresinin infazı sırasında gerçekleşip gerçekleşmediği kritiktir; ihlal niteliğindeki eylem ayrı dava açılamaz, kovuşturma şartı yokluğundan düşme talep edilmelidir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla