İçeriğe geç
AC
10. Ceza Dairesi Esas: 2025/5026 Karar: 2026/906 Tarih: 2026

Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2025/5026 K.2026/906

10. Ceza Dairesi 2025/5026 E. , 2026/906 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2025/1085 E., 2025/679 K. SUÇ: Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması Sanık hakkında kurulan hükmün yapılan ön inceleme neti

Karar Özeti

10. Ceza Dairesi 2025/5026 E. , 2026/906 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2025/1085 E., 2025/679 K. SUÇ: Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması Sanık hakkında kurulan hükmün yapılan ön inceleme neti

Karar Detayı

10. Ceza Dairesi 2025/5026 E. , 2026/906 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2025/1085 E., 2025/679 K. SUÇ: Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması Sanık hakkında kurulan hükmün yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. I. HUKUKİ SÜREÇ A. İstanbul 36. Ağır Ceza Mahkemesince, sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir. B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, 2. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, 3. Eksik inceleme yapıldığına, 4. Delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına, 5. Adil yargılanma ilkesinin ihlal edildiğine, 6. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 7. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, İlişkindir. III. GEREKÇE 25.12.2025 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5271 sayılı CMK'nın 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde 7571 sayılı Kanun'un 25 inci maddesiyle yapılan değişikliklerde gözetilerek yapılan incelemede; Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere; İlk Derece Mahkemesi kararlarının Bölge Adliye Mahkemesince hangi hallerde bozulmasına karar verileceğinin 5271 sayılı CMK’nın 280/1. maddesinin (e) ve (f) bentlerinde belirtildiği; bu düzenlemeden de anlaşılacağı gibi Bölge Adliye Mahkemesinin bozma kararı verebileceği haller davanın esasına ilişkin değil ve fakat yargılamaya dair usul kurallarının açıkça ihlalleri ile hükme müessir usul kurumlarının ihmali suretiyle hüküm kurulması durumlarına münhasır olup, bu nitelikte olmayan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 21.01.2025 tarih, 2024/3073 Esas ve 2025/80 Karar sayılı bozma kararı ve bu karar üzerine verilen İstanbul 36. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.02.2025 tarih, 2025/55 Esas ve 2025/60 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 7. maddesinde yer alan “yenilenmesi mümkün olmayanlar dışında görevli olmayan hakim veya mahkemece yapılan işlemler hükümsüzdür” şeklindeki düzenleme de gözetilerek açıkça hukuka aykırı olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiği anlaşılmakla, İlk Derece Mahkemesinin ilk kararı ile ilgili olarak gerekiyorsa CMK'nın 280/2. maddesi hükmü de dikkate alınmak suretiyle istinaf incelemesi yapılıp hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı görülmüştür. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 09.04.2025 tarihli ve 2025/1085 Esas ve 2025/679 Karar sayılı istinaf talebinin esastan reddine dair kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, diğer yönleri incelenmeksizin, Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, Bozma nedenine göre, hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki tahliye talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.02.2026 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: İstanbul 36. Ağır Ceza Mahkemesince uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûm edilen sanığın istinaf başvurusu İstanbul BAM 5. Ceza Dairesince esastan reddedilmiştir. Ancak dosyada BAM'ın 21.01.2025 tarihli bir bozma kararı ve bu bozma üzerine ilk derece mahkemesince 12.02.2025 tarihinde kurulan yeni bir hüküm bulunmaktadır; 10. Ceza Dairesi temyiz incelemesini bu usul zincirinin geçerliliği üzerinden yapmıştır.

Hukuki İlke: 7571 sayılı Kanun'un 25. maddesiyle CMK'nın 280/1-(e) bendinde yapılan ve 25.12.2025'te yürürlüğe giren değişiklik ile Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.04.2025 tarihli, 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararı çerçevesinde, BAM'ın bozma yetkisi usul kurallarının açık ihlali ve hükme etkili usul kurumlarının ihmaliyle sınırlıdır; bu nitelikte olmayan bozma kararı ve onun üzerine kurulan hüküm, CMK'nın 7. maddesi gereği hükümsüzdür.

Uygulama Sonucu: Sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülerek BAM'ın istinaf talebinin esastan reddine dair kararı, diğer yönleri incelenmeksizin CMK'nın 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye aykırı olarak oy birliğiyle bozulmuş; ceza miktarı ve tutuklulukta geçen süre gözetilerek tahliye talebi reddedilmiştir.

Dava Strateji Notu: Sanık esasa ilişkin yedi ayrı sebep ileri sürmüşken bozma tamamen usul zincirinden gelmiştir; bu, BAM bozması içeren dosyalarda temyiz dilekçesine mutlaka 'bozmanın CMK 280/1-e ve f kapsamı dışında kaldığı, sonraki işlemlerin hükümsüz olduğu' başlığının eklenmesi gerektiğini gösterir. Bozma esas yönünden inceleme içermediğinden vasıf savunması yeni istinaf turunda yeniden ve tam olarak kurulmalıdır.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla