İçeriğe geç
AC
10. Ceza Dairesi Esas: 2025/5036 Karar: 2026/2725 Tarih: 2026

Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2025/5036 K.2026/2725

10. Ceza Dairesi 2025/5036 E. , 2026/2725 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/4439 E., 2025/2984 K. SUÇ: Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM: İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞLERİ : 1. Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükümlerin onanması (Sanıklar ... ve ... hakkında) 2. B

Karar Özeti

10. Ceza Dairesi 2025/5036 E. , 2026/2725 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/4439 E., 2025/2984 K. SUÇ: Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM: İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞLERİ : 1. Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükümlerin onanması (Sanıklar ... ve ... hakkında) 2. B

Karar Detayı

10. Ceza Dairesi 2025/5036 E. , 2026/2725 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/4439 E., 2025/2984 K. SUÇ: Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM: İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞLERİ : 1. Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükümlerin onanması (Sanıklar ... ve ... hakkında) 2. Bozma (Sanık ... hakkında) Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme taleplerinin 5271 sayılı CMK'nın 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Gaziantep 3. Ağır Ceza Mahkemesince sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetlerine karar verilmiştir. B. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükümlere yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1.Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 2. Delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına, B. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 2.Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, 4. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, 5. 5237 sayılı TCK'nın 188/4-a ve 43/1. maddelerinin sanık hakkında uygulanmaması gerektiğine, 6. TCK'nın 62. maddesinin sanık hakkında uygulanması gerektiğine, 7. Arama kararı ve işleminin hukuka aykırı olduğuna, C. Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1.Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 2. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, 3. TCK'nın 43/1. maddesinin sanık hakkında uygulanmaması gerektiğine, 4. TCK'nın 62. maddesinin sanık hakkında uygulanması gerektiğine, İlişkindir. III. GEREKÇE Sanık ... yönünden, Bölge Adliye Mahkemesinin bozma ilamı öncesinde esas hakkında savunmasının alınmış olması, bozma ilamı sonrasında her ne kadar ilk iki celse avukat olmaksızın bozma ilamına karşı beyanları alınmışsa da, esaslı işlem olan karar duruşmasında müdafii de varken esas hakkındaki mütalaaya karşı savunması alınmış ve son sözü sorulmuş olması ile bozma ilamı sonrası ilk celsede beyanları alınan tanıklar ... ve ... ile sanığın eyleminin ilgisi bulunmaması birlikte değerlendirildiğinde, Tebliğname'nin sanığın müdafisi olmaksızın yargılamaya devam edilmesi ve tanıkların dinlenmesi suretiyle duruşmaya devam edilerek karar verildiğinden savunma hakkının kısıtlandığına ilişkin bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir. İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna, sanıklar hakkında TCK'nın 62. maddesinin uygulanmamasına, sanıklar ... ve ... hakkında TCK'nın 188/4-a ve 43/1. maddelerinin uygulanmasına ve sanık ... hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, ayrıca sanık ...'ın mahkeme aşamasındaki savunmasında tanık ...'e "masanın üzerindeki uyuşturucu maddelerden alabilirsin" dediğine ilişkin beyanı olmasa dahi tüm dosya kapsamına göre eylemi sabit olduğundan etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma şartlarının oluşmadığı, Cumhuriyet savcısının yazılı arama emriyle işlem tanıkları varken yapılan ikamet aramasının usulüne uygun olduğu ve delillerin hukuka uygun olarak toplandığı anlaşılmakla, sanıklar müdafileri ile sanıklar ... ve ...'ın temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümlerde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesi kararında sanıklar müdafileri ile sanıklar ... ve ... tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye sanıklar ... ve ... yönünden kısmen uygun, sanık ... yönünden ise aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanıklar ... ve ... hakkındaki salıverilme taleplerinin REDDİNE, Dava dosyasının, CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Gaziantep 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.03.2026 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Gaziantep 3. Ağır Ceza Mahkemesi üç sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar vermiş, Gaziantep BAM 10. Ceza Dairesi istinaf başvurularını esastan reddetmiştir. Tebliğname bir sanık yönünden, bozma sonrası ilk iki celsede müdafi olmaksızın beyan alındığı ve savunma hakkının kısıtlandığı gerekçesiyle bozma istemişse de Daire bu görüşe katılmamıştır.

Hukuki İlke: Bozma sonrası ilk celselerde müdafi bulunmadan sanığın bozmaya karşı beyanının alınması, esaslı işlem olan karar duruşmasında müdafi hazırken esas hakkındaki mütalaaya karşı savunma alınmış ve son söz sorulmuşsa savunma hakkının kısıtlanması sonucunu doğurmaz; ayrıca Cumhuriyet savcısının yazılı arama emriyle işlem tanıkları huzurunda yapılan ikamet araması hukuka uygundur.

Uygulama Sonucu: Tüm sanıklar yönünden temyiz istemleri esastan reddedilerek hükümler CMK'nın 302/1. maddesi gereği oy birliğiyle onanmıştır; Daire, müdafisiz celselerde dinlenen tanıkların sanığın eylemiyle ilgisinin bulunmamasını da gözeterek Tebliğname'nin bozma görüşüne iştirak etmemiş, etkin pişmanlık şartlarının oluşmadığını kabul etmiştir.

Dava Strateji Notu: Müdafisiz celse itirazının başarısı, o celselerde yapılan işlemin hükme etkisini göstermeye bağlıdır; dinlenen tanıklar müvekkilin eylemiyle ilgisizse itiraz sonuç doğurmamaktadır. Savunma hakkı kısıtlaması iddiası kurulurken müdafisiz işlemin hangi delili ürettiği ve bu delilin mahkûmiyete nasıl yansıdığı somut olarak bağlanmalıdır; ayrıca savcının yazılı emriyle işlem tanıklı aramaya karşı soyut arama itirazı da bu dosyada geçmemiştir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla