Karar Özeti
10. Ceza Dairesi 2025/526 E. , 2025/5073 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/3305 E., 2024/2685 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜMLER : a. Hükmün eleştirilerek istinaf başvurularının esastan reddi (Sanık ...hakkındaki mahkûmiyet hükmüne yönelik) b. İstinaf başvurularının esastan reddi (
Karar Detayı
10. Ceza Dairesi 2025/526 E. , 2025/5073 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/3305 E., 2024/2685 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜMLER : a. Hükmün eleştirilerek istinaf başvurularının esastan reddi (Sanık ...hakkındaki mahkûmiyet hükmüne yönelik) b. İstinaf başvurularının esastan reddi (Sanık ... hakkındaki beraat hükmüne ilişkin Cumhuriyet savcısının aleyhe, sanık müdafiinin vekalet ücreti yönünden) TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükümlerin onanması Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Gaziantep 1. Ağır Ceza Mahkemesince; 1. Sanık ...'in uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine, 2. Sanık ...'in uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan beraatine, Karar verilmiştir. B. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, yukarıda belirtilen kararı ile; 1. Sanık ... hakkında, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümdeki hukuka aykırılık eleştirilerek, istinaf başvurularının esastan reddine, 2. Sanık ... hakkında, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine, Karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, 2. Mahkûmiyetine yeterli ve kesin delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmemesi gerektiğine, 4. 5237 sayılı TCK'nın 188/4-b. maddesinin uygulanmaması gerektiğine, 5. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerektiğine, 6. İkinci kez mükerrirlik uygulanmaması gerektiğine, İlişkindir. B. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; Sanığın beraat etmesi sebebiyle vekalet ücreti verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükmün İncelenmesinde: 1. İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna, delillerin değerlendirilmesine, temel cezaların alt sınır aşılarak belirlenmesine, 5237 sayılı TCK'nın 188/4-b. maddesinin uygulanmasına, sanık hakkında etkin pişmanlık hükmünün uygulanmamasına ve sanık hakkında ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. 2. Sanığa verilen adli para cezasının 5237 sayılı TCK'nın 52/4. maddesi uyarınca taksitlendirilmesine ve taksitlerden birinin süresinde ödenmemesi halinde geri kalan miktarın tamamının tahsiline karar verildikten sonra kararda “ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarı” belirtilmeyerek 5237 sayılı TCK'nın 52/4. maddesine aykırı davranıldığı, Değerlendirilmiş; bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükmün İncelenmesinde: Sanık müdafiinin temyiz dilekçesi kapsamına göre, vekalet ücreti ile sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. Karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14 üncü maddesinin dördüncü fıkrasında yer verilen; “Beraat eden ve vekil veya müdafii ile temsil edilen sanık yararına Hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilir. Bu hüküm, sanığın 04.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince görevlendirilen müdafii bulunması durumunda kovuşturma için Hazineden alınan ücretin mahsubu suretiyle uygulanır." şeklindeki düzenleme karşısında, kendisini müdafii ile temsil ettiren sanık lehine vekâlet ücreti ödenmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmeyip bu hususta herhangi bir karar verilmemiş olmasının, Hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiş; ancak bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. IV. KARAR A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükmün İncelenmesinde: Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303. maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün, Hüküm fıkrasının sanığa verilen adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin kısmında yer alan "... tahsil edileceğinin" ibaresinden sonra gelmek üzere "ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin" ibaresinin eklenmesi, Suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılığın DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükmün İncelenmesinde: Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303. maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün, Hüküm fıkrasının sanık hakkındaki beraat hükmüne ilişkin (1-) numaralı bölümünde yer alan "Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 2023/21449 esas, 2024/16047 karar sayılı ilamına göre sanık zorunlu müdafiine vekalet ücreti verilmesine YER OLMADIĞINA," ibaresinin çıkartılması ve yerine " Sanık ..., kendisini 04.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince görevlendirilen zorunlu müdafii ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin II. Kısmının II. Bölümü gereğince kovuşturma için ödenmesi gereken 29.800,00 TL maktu vekalet ücretinden, Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Görevlendirilen Müdafii ve Vekillere Yapılacak Ödemelere İlişkin Tarife uyarınca ödenen ücretin mahsubu ile bakiye kalan vekalet ücretinin hazineden alınıp sanık ...'e verilmesine," ibaresinin eklenmesi, Suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılığın DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Gaziantep 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.05.2025 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Gaziantep 1. Ağır Ceza Mahkemesi iki sanıktan birini uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûm etmiş, diğerinin beraatine karar vermiş; Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesi her iki hükme yönelik istinaf başvurularını esastan reddetmiştir. Mahkûm olan sanığın müdafii esasa ve tekerrüre ilişkin altı sebep, beraat eden sanığın müdafii ise yalnızca vekalet ücreti yönünden temyize başvurmuştur.
Hukuki İlke: Karar tarihinde yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca, beraat eden ve müdafi ile temsil edilen sanık yararına Hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilmesi gerekir; sanığın CMK gereğince görevlendirilen zorunlu müdafii bulunması bu hakkı ortadan kaldırmaz, yalnızca kovuşturma için Hazineden ödenen ücretin mahsubunu gerektirir.
Uygulama Sonucu: Daire her iki hükmü CMK'nın 302/2. maddesi gereği bozup CMK'nın 303. maddesiyle bizzat düzeltmiştir: mahkûm sanık yönünden taksitlendirmeye hapse çevirme ihtarı eklenerek, beraat eden sanık yönünden ise tebliğnameye aykırı biçimde zorunlu müdafi ücretinin mahsubuyla bakiye vekalet ücretinin Hazineden alınıp sanığa verilmesine hükmedilerek her iki hüküm onanmıştır.
Dava Strateji Notu: Beraat eden müvekkili zorunlu müdafi ile temsil edilse bile vekalet ücreti talebinden vazgeçilmemelidir; bu karar, mahsup yapılarak bakiye maktu ücretin Hazineden tahsil edileceğini açıkça ortaya koyduğundan, salt vekalet ücretine hasredilmiş bir temyiz başvurusunun dahi sonuç alabildiğini göstermektedir.