Karar Özeti
10. Ceza Dairesi 2025/5334 E. , 2026/87 K. "İçtihat Metni" T U T U K L U MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/919 E., 2025/1035 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜMLER : a. İstinaf başvurularının esastan reddi (sanıklar ... ...,... ve ...için) b. Hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan r
Karar Detayı
10. Ceza Dairesi 2025/5334 E. , 2026/87 K. "İçtihat Metni" T U T U K L U MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/919 E., 2025/1035 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜMLER : a. İstinaf başvurularının esastan reddi (sanıklar ... ...,... ve ...için) b. Hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi (sanık ... için) b. Sanıklar müdafileri ile sanık ... ve... TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükümlerin onanması Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanıklar ... ...ve ... müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin 5271 sayılı CMK'nın 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İstanbul 29. Ağır Ceza Mahkemesince sanıklar ...,..., ...ve ...'in uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetlerine, sanık ...'in uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan beraatine karar verilmiştir. B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanıklar Ömer, ...,... ve ... hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve sanıklar ...,... ile ... için re'sen de istinafa tabi olan hükümlere yönelik istinaf başvurularının esastan reddine, sanık ... hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümdeki hukuka aykırılık düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri özetle; Sanık ... hakkında verilen beraat kararının isabetli olmadığına, sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmesi gerektiğine, B. Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 2. Hükmün gerekçesiz olduğuna, 3. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, 4. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, C. Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 2. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, 3. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, D. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 2. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, 3. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, E. Sanık ... Emin müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 2. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, 3. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, İlişkindir. III. GEREKÇE A. Sanık ... hakkında kurulan beraat hükmünün incelenmesinde: Tüm dosya kapsamına göre; sanık hakkında içeriği somut ve açık olan ihbar üzerine bildirilen adreste uyuşturucu maddenin ve sanığa ait olan cep telefonunun bulunduğu ve sanıklar ... ile ...nin beyanları birlikte değerlendirildiğinde, sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan dolayı mahkûmiyet kararı verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile beraatine karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür. B. Sanık ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde: Sanık ... Emin'in işyerinde çalışan ve kendisinde herhangi bir uyuşturucu veya uyarıcı madde ele geçmeyen sanığın, savunmasının aksine ele geçirilen uyuşturucu madde ile ilgisi olduğuna dair dosya arasında kuşku sınırlarını aşan mahkûmiyetine yeterli, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden sanığın beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür. C. Sanıklar..., ... ve ...hakkında kurulan mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesinde: İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna, delillerin değerlendirilmesine ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanıklar müdafilerinin ve sanık ...'in temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usûl ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilenler dışında hükümlerde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. 1. 5237 sayılı TCK'nın 188/5. maddesinin uygulanabilmesi için müşterek faillerin "aynı yönde" ve aynı iştirak iradesi ile hareket etmeleri ve fiil veya fiiller üzerinde aynı amaç doğrultusunda en az üç sanığın iradesinin birleşmesi gerektiği, somut olayda sanık ...'in sanık ... ile beraber uyuşturucu maddeyi getiren, sanıklar ...ve ...'in ise uyuşturucu maddeyi kendi adlarına depolayan konumunda oldukları, sanıklar... ve ...ie sanıklar ...ve ...'in farklı yönde hareket ettikleri anlaşıldığından, sanıkların eyleminin “üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte" işlendiğinin sabit olmadığı gözetilmeden, sanıklar hakkında TCK'nın 188/3. maddesi uyarınca belirlenen ceza üzerinden TCK'nın 188/5. maddesi uyarınca artırım yapılarak fazla cezaya hükmedilmesi, 2. Sanık ... aleyhinde ihbar tutanağı ve düşürdüğü telefonun dükkanda bulunması dışında yeterli delil bulunmadığı aşamada,...in uyuşturucu maddeyi dükkana bıraktığını ve suçla ilgisini açıklayarak sanık ...'in suçunun ortaya çıkmasına yardım ve hizmet ettiği anlaşılan sanık ... hakkında 5237 sayılı TCK'nın 192/3. maddesinde öngörülen etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, Hukuka aykırı görülmüştür. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Cumhuriyet savcısı ve sanıklar müdafileri ile sanıklar... ve ...'ın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Bozma nedenine göre sanık ...'ın SALIVERİLMESİNE, başka bir suçtan hükümlü ya da tutuklu bulunmadığı takdirde salıverilmesinin sağlanması için ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına yazı yazılmasına, Dava dosyasının, CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca İstanbul 29. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.01.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: İstanbul 29. Ağır Ceza Mahkemesi, ihbar edilen adreste (bir işyerinde) ele geçirilen uyuşturucu nedeniyle dört sanığı uyuşturucu madde ticaretinden mahkûm etmiş, bir sanığı beraat ettirmiş; İstanbul BAM 28. Ceza Dairesi istinaf başvurularını esastan reddetmiştir. Yargıtay 10. Ceza Dairesi, Cumhuriyet savcısı ve sanık taraflarının temyizi üzerine tutuklu dosyayı incelemiştir.
Hukuki İlke: TCK 188/5'teki artırım için müşterek faillerin aynı yönde ve aynı iştirak iradesiyle hareket eden en az üç kişi olması gerekir; maddeyi getirenler ile kendi adına depolayanlar farklı yönde hareket ediyorsa üç kişilik birliktelik oluşmaz. Ayrıca, aleyhinde yeterli delil bulunmayan aşamada diğer sanığın suçunu açıklayarak ortaya çıkmasına yardım eden sanık TCK 192/3 etkin pişmanlığından yararlanır ve mahkûmiyet ancak kuşku sınırını aşan kesin delille mümkündür.
Uygulama Sonucu: Daire, BAM kararını CMK 302/2 gereği Tebliğname'ye aykırı olarak oy birliğiyle bozmuştur: beraat eden sanığın telefonu ve diğer sanık beyanları karşısında mahkûm edilmesi gerektiği, işyerinde çalışan bir sanığın ise yeterli delil olmadan mahkûm edildiği, üç sanık yönünden TCK 188/5 artırımının koşulsuz uygulandığı ve bir sanığa TCK 192/3 etkin pişmanlık indiriminin tanınmadığı tespit edilmiş; delil yetersizliğinden bozulan sanığın salıverilmesine karar verilmiştir.
Dava Strateji Notu: Toplu ticaret dosyalarında müdafi, TCK 188/5 artırımına karşı sanıklar arasındaki fiilî iş bölümünü ayrıştırıp iradelerin aynı yönde birleşmediğini somut olarak göstermelidir; ayrıca müvekkilin diğer faili işaret eden beyanı henüz delil yokken verilmişse etkin pişmanlık indirimi ısrarla talep edilmelidir.