İçeriğe geç
AC
10. Ceza Dairesi Esas: 2025/5643 Karar: 2025/9266 Tarih: 2025

Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2025/5643 K.2025/9266

10. Ceza Dairesi 2025/5643 E. , 2025/9266 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/45 E., 2016/235 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Mahkûmiyet Dairemizin, 13.05.2025 tarihli ve 2021/10560 Esas, 2025/5547 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığ

Karar Özeti

10. Ceza Dairesi 2025/5643 E. , 2025/9266 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/45 E., 2016/235 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Mahkûmiyet Dairemizin, 13.05.2025 tarihli ve 2021/10560 Esas, 2025/5547 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığ

Karar Detayı

10. Ceza Dairesi 2025/5643 E. , 2025/9266 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/45 E., 2016/235 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Mahkûmiyet Dairemizin, 13.05.2025 tarihli ve 2021/10560 Esas, 2025/5547 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.09.2025 tarihli ve KD - 2016/374701 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı CMK'nın 308/1. maddesinde belirtilen kanunî süresinde yapılan aleyhe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308/2. maddesi gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İTİRAZ SEBEPLERİ Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz başvurusu, sanıklar hakkında kurulan hükümlerin "23/01/2015 tarihli ihbar ile sanık sanık ...'nın ... plakalı minibüs ile uyuşturucu madde nakledeceğinin iddia edilmesi üzerine, Denizli 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 19/01/2015 tarih ve 2015/100 D.İş sayılı Önleme Arama kararına istinaden yapılan aramada suça konu uyuşturucu madde ile yakalandığı sabittir. Yüksek daire, sanık hakkında ihbar sonrası Önleme Arama kararına istinaden yapılan aramayı "hukuka aykırı", ele geçen uyuşturucu maddeyi dolayısı ile delilleri "hukuka aykırı yöntemlerle elde edilmiş" olarak değerlendirmiş ve itiraza konu mahkumiyet kararlarının "Bozulmasına" karar vermiştir. Kolluk kuvvetlerine isimsiz ve imzasız olarak yapılan her ihbara ilişkin, ilgilisi hakkında adli soruşturmaya başlanılması ve adli arama kararı alınarak icra edilmesi öncelikle "kişilerin lekelenmeme hakkını" ihlal edecektir. İhbar ve şikayet hatlarına her gün çok sayıda kişi hakkında soyut iddialarla şikayetler yapıldığı bir vakıadır. Yapılan ihbarın doğru olmadığı hallerde, hakkında haksız olarak adli soruşturma başlatılmış ve adli arama kararı verilerek icra edilmiş şüpheli hakkında "Kovuşturmaya Yer Olmadığına" kararı verilmesi zorunluluğu ortaya çıkacaktır. Yapılacak her bilgi sorgulamasında, ilgilisi hakkında içeriğinden bağımsız çok sayıda suç kaydı oluşması çok ciddi hak ihlaline yol açacaktır. Somut olayda yapılan ihbar üzerine kolluk kuvvetleri Denizli 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 19/01/2015 tarih ve 2015/100 D.İş sayılı Önleme Arama kararına istinaden arama yapmış, suçun işlendiğine ilişkin somut delil elde edilmesi üzerine konuyu Cumhuriyet savcısına iletilmiş ve adli soruşturma başlatılmıştır. Tartışılması gereken bir diğer husus ise sulh ceza hakiminin suçun önlenmesi amacıyla kanun ve mevzuata uygun olarak verdiği önleme arama kararının somut olayda olduğu gibi peşinen "Hukuka aykırı" sayılıp sayılmayacağıdır. Şayet usulüne uygun olarak hakim tarafından verilmiş önleme arama kararları peşinen "Hukuka aykırı" addedilirse, isimsiz ve imzasız ihbar üzerine yapılan bu aramalar sonucu ele geçen deliller "hukuka aykırı yöntemlerle elde edilmiş" olarak kabul edilecek ve şüphelisi cezalandırılamayacaktır. Bu halde toplumda işlenen suçlara dair cezasızlık algısı oluşacaktır. Sonuç itibari ile sanıklar ... ve ... hakkında yapılan tüm işlemlerin usule uygun olduğu anlaşılmakla, haklarında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 188/3, 62/1, 52/2, 53. maddeleri uyarınca ayrı ayrı verilen 8 yıl 4 ay hapis ve 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunlukları hükümleri uygulanmasına şeklinde mahkumiyet hükümlerinin Onanması" gerektiğinden bahisle bozma ilamının kaldırılmasına ve sanıklar müdafilerinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükümlerin onanmasına karar verilmesi talebine ilişkindir. II. GEREKÇE Dairemizin itiraza konu olan kararında olayın, kolluk görevlilerince alınan ihbarda sanık ...'ın Denizli ili otogarından temin ettiği uyarıcı hapları Bekilli ilçesine ... N.. 136 plakalı beyaz renkli yolcu minibüsü ile götüreceğinin öğrenilmesi üzerine, kolluk görevlilerince oluşturulan uygulama noktasında durdurulan minibüste yakalanan sanığın, "önleme arama kararına istinaden" yapılan detaylı üst araması sonucu montunun iç cebinde, peçete torbası içerisinde gizlenmiş vaziyetteki beyaz poşette suça konu uyuşturucu maddelerin ele geçirilmesi şeklinde gerçekleştiği, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.09.2024 tarih, 2022/10-608 Esas ve 2024/253 Karar sayılı kararında ve benzer mahiyetteki birçok kararında belirtildiği üzere, alınan ihbar üzerine takip altında bulunan sanığın üzerinde arama yapılan olayda suçüstü halinin varlığından söz edilemeyeceği gibi önleme arama kararı ile de arama yapılamayacağı dikkate alındığında Dairemiz kararında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. III. KARAR A. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ oy birliğiyle REDDİNE, B. 5271 sayılı CMK'nın 308/3. maddesi uyarınca Dairemizin, 13.05.2025 tarihli ve 2021/10560 Esas, 2025/5547 Karar sayılı bozma kararı ile ilgili itirazı incelemek üzere dava dosyasının, Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,02.10.2025 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Belirli kişiyi hedef alan ihbar üzerine minibüste takip edilen sanığın, sulh ceza mahkemesinin önleme arama kararına dayanılarak yapılan üst aramasında montunun cebinde uyuşturucu madde ele geçirilmiştir; Başsavcılık aramanın ve delillerin hukuka uygun olduğunu ileri sürmüştür.

Hukuki İlke: Hedefli ihbar üzerine takipteki sanığın üzerinde arama yapılan olayda suçüstü hali bulunmaz ve önleme arama kararıyla (adli arama kararı yerine) arama yapılamaz; bu yolla elde edilen deliller hukuka aykırıdır (Yargıtay CGK 18.09.2024, 2022/10-608 E., 2024/253 K.).

Uygulama Sonucu: Başsavcılık itirazının reddi (bozma korundu)

Dava Strateji Notu: Belirli kişiyi hedef alan ihbar sonrası önleme arama kararına dayalı aramalarda delil hukuka aykırıdır; adli arama kararı gerekliliği CGK 2024/253 kararı dayanak gösterilerek savunmada güçlü şekilde ileri sürülmelidir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla