Karar Özeti
10. Ceza Dairesi 2025/6185 E. , 2026/821 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2025/2226 E., 2025/2142 K. SUÇ: Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz ede
Karar Detayı
10. Ceza Dairesi 2025/6185 E. , 2026/821 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2025/2226 E., 2025/2142 K. SUÇ: Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin 5271 sayılı CMK'nın 299/1. maddesi gereği hükmolunan hapis cezasının süresine göre reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İstanbul Anadolu 24. Ağır Ceza Mahkemesince sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir. B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, 4. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, 5. Gizli soruşturmacı görevlendirilmesine ilişkin kararın hukuka aykırı olduğuna, 6. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 7. Delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına, CMK'nın 140 kararı bulunmadığına, İlişkindir. III. GEREKÇE Sanığın gizli soruşturmacıya uyuşturucu madde sattığı iddiasıyla açılan davada, 14.10.2024 tarihli eylemde sanık hakkında gizli soruşturmacı görevlendirilmesine ilişkin kararda 05.04.2023 tarih ve 7445 sayılı Kanun'un 19. maddesi ile değişen 04.12.2004 tarihli 5271 sayılı CMK'nın 139. maddesinin 4. fıkrasına eklenen cümle uyarınca, ilgili suç bakımından kamuya açık alanlarda ve işyerlerinde ses ve görüntü kaydı yapılmasına izin verildiği ve olayda teknik araçlarla izleme, görüntüleme ve ses alma işlemi yapıldığı, ancak görüntüleme yapılan yerin umuma açık yer olmayan araç içi olduğunun anlaşılması karşısında, hukuka aykırı şekilde elde edilen görüntünün gösterilmesi sonucu sanığın olayı doğrulamasının beyanını hukuka uygun hale getirmeyeceği, bu şekilde elde edilen görüntünün hukuka aykırı olup hükme esas alınamayacağı anlaşıldığından; 14.10.2024 tarihli eyleme ilişkin rapor, fiziki takip tutanağı, kimlik tespitine ilişkin tutanak ve muhafaza altına alma tutanaklarını tanzim eden ve duruşmada dinlenilmeyen gizli soruşturmacı ve sorumlu kolluk görevlilerinin dinlenerek; gizli soruşturmacılara, araca binen ve kendisiyle raporda bahsi geçen konuşmayı ve alışverişi yaptıkları şahsın sanık olup olmadığının, sorumlu kolluk görevlilerine ise fiziki takip tutanağında gizli soruşturmacıların bindikleri ve uyuşturucu alışverişini gerçekleştirdikleri araçtaki eşgali verilen X erkek şahıs olan araç sürücüsünün sanık olup olmadığının sorulup teşhis ettirilmesi ve dosyadaki tüm delillerin birlikte değerlendirilerek, sonucuna göre sanığın hukukî durumunun tayin edilmesi yerine eksik araştırma ile hüküm kurulması hukuka aykırı görülmüştür. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Bozma nedeni ile tutukluluk süresi ve tutuklama koşullarında değişiklik bulunmaması karşısında sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 24. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.02.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Sanık, 14.10.2024 tarihli eylemde gizli soruşturmacıya uyuşturucu madde sattığı iddiasıyla İstanbul Anadolu 24. Ağır Ceza Mahkemesince mahkûm edilmiş, İstanbul BAM 16. Ceza Dairesi istinafı esastan reddetmiştir. Olayda gizli soruşturmacı görevlendirme kararı kapsamında teknik araçla izleme ve görüntüleme yapılmış, ancak görüntüleme umuma açık yer olmayan araç içinde gerçekleştirilmiş; sanık, bu görüntünün kendisine gösterilmesi üzerine olayı doğrulamıştır.
Hukuki İlke: 7445 sayılı Kanun'un 19. maddesiyle CMK 139/4'e eklenen cümle, gizli soruşturmacı marifetiyle ses ve görüntü kaydına yalnızca kamuya açık alanlarda ve işyerlerinde izin verir; umuma açık yer olmayan araç içinde yapılan görüntüleme hukuka aykırıdır ve hükme esas alınamaz. Hukuka aykırı görüntünün sanığa gösterilmesi sonucu alınan doğrulama beyanı da bu beyanı hukuka uygun hâle getirmez; bu durumda tutanak düzenleyen gizli soruşturmacı ve kolluk görevlileri duruşmada dinlenip teşhis yaptırılmadan hüküm kurulması eksik araştırmadır.
Uygulama Sonucu: Hukuka aykırı görüntü dışlandıktan sonra gizli soruşturmacı ve sorumlu kolluk görevlileri dinlenip sanığın teşhis ettirilmesi gerekirken eksik araştırmayla hüküm kurulması nedeniyle BAM kararı CMK 302/2 gereği tebliğnameye uygun olarak oy birliğiyle bozulmuş, salıverilme talebi reddedilmiştir.
Dava Strateji Notu: Gizli soruşturmacı dosyalarında kayıt yerinin niteliği kritik savunma noktasıdır: araç içi, konut veya kamuya açık olmayan alanlarda yapılan görüntüleme CMK 139/4 kapsamı dışında kaldığından hem kaydın hem de kayda dayalı ikrarın delil değeri düşer. Müdafi ayrıca gizli soruşturmacının ve tutanak düzenleyen kolluğun duruşmada dinlenip teşhis yaptırılmasını ısrarla talep etmeli; bu yapılmadan kurulan mahkûmiyet, görüntü dışlandığında eksik araştırma bozması getirmektedir.