Karar Özeti
10. Ceza Dairesi 2025/6924 E. , 2025/13805 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI: 2024/310 E., 2024/458 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması Sanık hakkında bozma üzerine kurulan direnme kararının, yapılan ön
Karar Detayı
10. Ceza Dairesi 2025/6924 E. , 2025/13805 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI: 2024/310 E., 2024/458 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması Sanık hakkında bozma üzerine kurulan direnme kararının, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin direnme kararını temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ Dairemizin bozma kararı üzerine, Adana 7. Ağır Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile ilk hükümde direnilerek sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmemesi gerektiğine, 4. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, 5. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, 6. Eksik inceleme yapıldığına, 7. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 8. Delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına, İlişkindir. III. GEREKÇE Dairemizin 14.05.2024 tarih, 2022/10610 Esas ve 2024/18754 Karar sayılı bozma ilamında da belirtildiği üzere; 22.11.2020 tarihli olay tutanağına göre, motorize ekiplerin devriye görevlerini yaptıkları esnada durumundan şüphelenilen park halindeki araçtan indirilen sanığa, üzerinde veya araçta herhangi bir suç unsuru bulunup bulunmadığı sorulduğunda sanığın, aracın sağ ön koltuk arkalığından çıkardığı ruhsatsız tabancayı, ardından yapılan kaba üst araması sırasında da üzerindeki bir adet cam pipoyu teslim ettiği, kimliğini ibraz etmesi istenildiğinde sürücü koltuğu üzerinde bulunan siyah çantadan kimliğini aldığı esnada başka bir çantayı diğer eline aldığı görülüp çanta içerisinde ne olduğu sorulduğunda uyuşturucu madde olduğunu söylediği, sanıkla birlikte çanta kontrol edildiğinde suça konu uyuşturucu maddelerin ele geçirildiği olayda; Suçüstü halinin varlığından söz edilemeyeceği, 5271 sayılı CMK'nın 2. maddesinin (e) bendi ve 161. maddeleri ile 2559 sayılı Polis Vazife ve Salâhiyet Kanunu'nun (2559 sayılı Kanun) ek 6. maddesi uyarınca derhal Cumhuriyet Savcılığına olayın haber verilip onun emri doğrultusunda işleme devam edilmesinin ve CMK'nın 1 16... . maddeleri uyarınca adlî arama kararı veya yazılı arama emri alınarak arama yapılmasının gerektiği; sanığın aracında arama yapılmasına ilişkin usulüne uygun bir adlî arama kararı olmadığı gibi gecikmesinde sakınca olduğu gerekçesiyle Cumhuriyet savcısı tarafından verilmiş bir yazılı arama izni ya da Cumhuriyet savcısına ulaşılamaması nedeniyle kolluk amirince verilmiş bir yazılı arama izni bulunmadığı; failin üstü, eşyası, konutu, iş yeri ve faile ait diğer yerlerden suç delillerinin elde edilmesinin ancak kanunlar çerçevesindeki düzenlemelere riayet edilmesiyle mümkün olduğu, devletin kamu gücünü kullanan kolluk görevlilerinin karşısında direnme gücü bulunmayan sanığın, aracındaki suç delillerinin tespiti ve teslimine ilişkin bu aşamada gösterdiği rızanın hukuken geçerli olmadığının kabulünün gerektiği, bu nedenle olay tutanağı ve dosya kapsamına göre ilk bakışta görülemeyecek şekilde çanta içerisinde bulunan uyuşturucu maddelerin ele geçirilmesi usulüne uygun verilmiş bir yazılı arama emri veya adlî arama kararına dayanmadığından ele geçirilen maddelerin yasak delil niteliğinde olduğu, böyle bir arama sonucu bulunan delillerin CMK'nın 217. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca hükme esas alınamayacağı dikkate alınarak, mahkûmiyetine yeterli başkaca delil bulunmayan sanığın beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunduğundan, Mahkemenin direnme kararı yerinde görülmemiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle direnme kararı yerinde görülmediğinden, Dairemizin 14.05.2024 tarih, 2022/10610 Esas ve 2024/18754 Karar sayılı bozma kararının, Tebliğname'ye aykırı olarak, Üye ...'in karşı oyu ve oy çokluğuyla DÜZELTİLMESİNE YER OLMADIĞINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 307/4. maddesi gereğince direnme kararını incelemek üzere Yargıtay Ceza Genel Kuruluna GÖNDERİLMESİNE, 18.12.2025 tarihinde karar verildi. K A R Ş I O Y G E R E K Ç E S İ Olay tarihinde durumundan şüphelenilerek kimlik kontrolü için kolluk görevlilerinin yanına gittiği şüphelinin araçta suç unsuru var mı sorusu üzerine 6136 sayılı Kanun kapsamındaki tabancayı çıkararak kolluk görevlilerine verdiği, bu sırada kimliği istenen şüphelinin araçtan el çantasını aldığı sırada başka bir çantayı daha diğer eline aldığı, kaba üst yoklamasında uyuşturucu kullanmaya yönelik cam aparatı (bulaşıklı) çıkararak kolluk görevlilerine teslim ettiği, heyecanlı ve tedirgin hareketlerine devam eden şüphelinin uyuşturucuların bulunduğu çantadan bir şey alıp saklar gibi davranması üzerine, çantada ne olduğu sorulduğunda, şüphelinin de uyuşturucu olduğunu belirterek uyuşturucu maddeleri kolluk görevlilerine teslim etmesi şeklinde gerçekleşen olayda, kolluk görevlilerinin 2559 sayılı Polis Vazife ve Salâhiyet Kanunu kapsamında durumundan şüphelendikleri şüphelinin kimlik kontrolünü ve kaba üst yoklamasını yapmalarının yasal yükümlülükleri olduğu, kimlik ibrazı istendiği sırada, şüphelinin, içerisinde uyuşturucuların bulunduğu çantayı araçtan kendisi alarak sorulması üzerine uyuşturucu olduğunu söyleyip teslim etmesi şeklinde gerçekleşen eylemde, kolluk görevlileri tarafından henüz bir arama yapılmadığı, kaldı ki şüpheli tarafından bu şekilde teslim edilmese bile, şüphelinin 6136 sayılı Kanun kapsamındaki silahı teslim etmesi sonrası kolluk tarafından usulüne uygun arama kararı alınarak araçta zaten arama yapılacağı, tüm bu hususlar nazara alındığında henüz arama işlemi yapılmamış olması nedeniyle sayın çoğunluğun adli arama kararı veya önleme araması kararı olmaksızın yapılan arama sonucu ele geçen uyuşturucu maddenin mahkûmiyete esas alınamayacağı yönündeki görüşüne katılmayarak usul ve yasaya uygun karara yönelik temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanmasına karar verilmesi gerektiği kanaatindeyim. 18.12.2025
Özgün Analiz
Olay Özeti: Devriye sırasında park halindeki araçtan indirilen sanık ruhsatsız tabanca ve cam pipo teslim etmiş, ardından çantasında uyuşturucu madde ele geçirilmiş; usulüne uygun adli arama kararı veya yazılı arama emri bulunmuyormuş. Yerel mahkeme direnerek mahkumiyet vermiştir.
Hukuki İlke: Suçüstü hali yoksa, usulüne uygun adli arama kararı veya yazılı arama emri olmadan yapılan aramada ele geçen deliller CMK 217. maddenin ikinci fıkrası uyarınca hükme esas alınamaz; kamu gücü karşısında sanığın olay yerindeki rızası hukuken geçerli sayılmaz.
Uygulama Sonucu: bozma
Dava Strateji Notu: Arama kararı/emri olmadan elde edilen deliller yasak delildir ve sanığın olay yerindeki rızası bu sakatlığı gidermez; başkaca delil yoksa beraat gerekir, bu husus direnmeye rağmen bozma sebebidir.