Karar Özeti
10. Ceza Dairesi 2025/7709 E. , 2026/347 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/392 E., 2025/315 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenl
Karar Detayı
10. Ceza Dairesi 2025/7709 E. , 2026/347 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/392 E., 2025/315 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1-e maddesi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşıldığından; 5237 sayılı TCK'nın 67/2-d maddesi uyarınca zamanaşımı süresini kesen bozma öncesi mahkûmiyet hükmünün verildiği 30.06.2016 tarihinden, bozma sonrası mahkûmiyet hükmünün verildiği 10.04.2025 tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. Açıklanan nedenlerle Ceyhan 4. Asliye Ceza Mahkemesi kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Ceyhan 4. Asliye Ceza Mahkemesi sanığı kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan mahkûm etmiştir. Dosyada bozma öncesi ilk mahkûmiyet hükmü 30.06.2016 tarihinde verilmiş, bozma sonrası yeni mahkûmiyet hükmü ise ancak 10.04.2025 tarihinde kurulabilmiştir; sanığın temyizi üzerine 10. Ceza Dairesi süre yönünden inceleme yapmıştır.
Hukuki İlke: TCK'nın 191/1. maddesindeki cezanın türü ve üst haddine göre bu suçta TCK'nın 66/1-e maddesi gereği 8 yıllık olağan dava zamanaşımı geçerlidir; TCK'nın 67/2-d maddesi uyarınca mahkûmiyet hükmü zamanaşımını kesse de, kesilmeden itibaren yeniden işleyen olağan süre yeni hüküm tarihine kadar dolmuşsa dava düşürülür.
Uygulama Sonucu: Daire, zamanaşımını kesen 30.06.2016 tarihli hükümden bozma sonrası 10.04.2025 tarihli hükme kadar 8 yıllık olağan zamanaşımının dolduğunu saptayarak hükmü CMUK'un 321. maddesi gereği bozmuş ve CMUK'un 322/1. maddesinin verdiği yetkiyle kamu davasının CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak düşmesine oy birliğiyle karar vermiştir.
Dava Strateji Notu: Bozma sonrası yargılamanın yıllarca uzadığı kullanım suçu dosyalarında müdafi, zamanaşımını kesen son işlemin tarihini belirleyip 8 yıllık olağan süreyi hesaplamalıdır; bu dosyada iki hüküm arasında yaklaşık dokuz yıl geçtiği için tebliğnamedeki onama görüşüne rağmen düşme elde edilmiştir.