İçeriğe geç
AC
10. Ceza Dairesi Esas: 2025/7864 Karar: 2026/1312 Tarih: 2026

Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2025/7864 K.2026/1312

10. Ceza Dairesi 2025/7864 E. , 2026/1312 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/3025 E., 2025/3100 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : 1. Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması (sanık... hakkında) 2. Temyiz başvurus

Karar Özeti

10. Ceza Dairesi 2025/7864 E. , 2026/1312 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/3025 E., 2025/3100 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : 1. Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması (sanık... hakkında) 2. Temyiz başvurus

Karar Detayı

10. Ceza Dairesi 2025/7864 E. , 2026/1312 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/3025 E., 2025/3100 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : 1. Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması (sanık... hakkında) 2. Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün düzeltilerek onanması (sanık ... hakkında) Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İzmir 20. Ağır Ceza Mahkemesince sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetlerine karar verilmiştir. B. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin, yukarıda belirtilen kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 2. 5237 sayılı TCK'nın 62/1. maddesinin uygulanması gerektiğine, 3. Kararın gerekçe içermediğine, 4. Mahkûmiyete yeter delil bulunmadığına, İlişkindir. B. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 2. 5237 sayılı TCK'nın 62/1. maddesinin uygulanması gerektiğine, 3. Kararın gerekçe içermediğine, 4. Mahkûmiyete yeter delil bulunmadığına, 5. Eksik inceleme üzerine karar verildiğine, İlişkindir. III. GEREKÇE A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden; Adli sicil kaydında tekerrüre esas adli sicil kaydı bulunan sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesinde düzenlenen tekerrür hükümlerinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna, incelemenin eksiksiz yapılarak karar verildiğine, delillerin hukuka uygun olarak toplandığına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanıklar müdafilerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde eleştiri dışında hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden; 1. İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin suçun vasfı ile sübutuna, delillerin değerlendirilmesine ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. 2. Sanığın adli sicil kaydında tekerrüre esas alınabilecek ilamın bulunmadığı anlaşılmakla; şartları oluşmadığı halde sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin kabulün hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiş; bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. IV. KARAR A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden; Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesi kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; aynı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden; Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, BOZULMASINA; bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303. maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün, Tekerrüre ilişkin hüküm fıkrasından "Sanık ...'ın Bodrum ACM'nin 2016/97 Esas sayılı ilamı ile kasıtlı suçtan 10... ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın 19.03.2019 tarihinde kesinleştiği, sanığın birinci kez mükerrir olduğu anlaşılmakla 5237 sayılı TCK'nın 58/6 ve 7. maddesi uyarınca sanığa verilen hapis cezasının birinci kez mükerrirlere göre infaz rejimine göre çektirilmesine, cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ibaresinin çıkarılması, Suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılığın DÜZELTİLEREK Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklu kalınan süreye göre sanıklar hakkındaki tahliye taleplerinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca İzmir 20. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.02.2026 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: İzmir 20. Ağır Ceza Mahkemesi iki sanığı uyuşturucu madde ticaretinden mahkûm etmiş, İzmir BAM 26. Ceza Dairesi istinafları esastan reddetmiştir. Temyizde Yargıtay, sanıklardan birinin adli sicilinde tekerrüre esas ilam bulunmadığı hâlde hakkında Bodrum ACM'nin 2016/97 Esas sayılı ilamına dayalı tekerrür hükümleri uygulandığını; diğer sanıkta ise tam tersine tekerrüre esas kaydı olmasına rağmen tekerrür uygulanmadığını saptamıştır.

Hukuki İlke: TCK m. 58 tekerrür hükümleri ancak adli sicilde tekerrüre esas alınabilecek kesinleşmiş bir ilam varsa uygulanabilir; şartları oluşmadan mükerrirlere özgü infaz rejimine hükmedilmesi hukuka aykırıdır ve bu aykırılık CMK m. 303 kapsamında Yargıtay'ca düzeltilebilir. Buna karşılık tekerrürün uygulanmamış olması, aleyhe temyiz yoksa bozma nedeni yapılamaz.

Uygulama Sonucu: Bir sanık yönünden hüküm doğrudan onanmış; diğer sanık yönünden tekerrür fıkrası hükümden çıkarılmak suretiyle CMK m. 302/2 ve 303 uyarınca hukuka aykırılık düzeltilerek onama yapılmış, tahliye talepleri ceza miktarı ve tutukluluk süresine göre reddedilmiştir.

Dava Strateji Notu: Uyuşturucu ticareti mahkûmiyetlerinde adli sicildeki ilamın gerçekten tekerrüre esas olup olmadığı mutlaka denetlenmelidir; yanlış uygulanan tekerrür, bozma ve yeniden yargılama olmaksızın düzelterek onama yoluyla giderilebildiğinden infaz rejimini doğrudan hafifletir. Aleyhe temyiz yasağı sayesinde lehe hata sanık aleyhine sonuç doğurmaz.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla