Karar Özeti
10. Ceza Dairesi 2025/8151 E. , 2026/1670 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2623 E., 2025/1577 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Hükmün düzeltilerek İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz ed
Karar Detayı
10. Ceza Dairesi 2025/8151 E. , 2026/1670 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2623 E., 2025/1577 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Hükmün düzeltilerek İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Adana 7. Ağır Ceza Mahkemesince, sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir. B. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında, İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükümdeki hukuka aykırılık düzeltilerek hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; yeterli delil bulunmadığına beraat kararı verilmesi gerektiğine, delil değerlendirilmesinin hatalı olduğuna şekilde elde edildiğine ilişkindir. III. GEREKÇE 25.12.2025 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5271 sayılı CMK'nın 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde 7571 sayılı Kanun'un 25 inci maddesi ile yapılan değişiklikler de gözetilerek yapılan incelemede; Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere; İlk Derece Mahkemesi kararlarının Bölge Adliye Mahkemesince hangi hallerde bozulmasına karar verileceğinin 5271 sayılı CMK’nın 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde belirtildiği; bu düzenlemeden de anlaşılacağı gibi Bölge Adliye Mahkemesinin bozma kararı verebileceği haller davanın esasına ilişkin değil ve fakat yargılamaya dair usul kurallarının açıkça ihlalleri ile hükme müessir usul kurumlarının ihmali suretiyle hüküm kurulması durumlarına münhasır olup somut olayda "Hükmün verildiği 01/02/2022 tarihli duruşmada hazır olan sanık ...'den son sözü sorulduktan sonra hazır olmayan sanık ... müdafine söz verilmek suretiyle CMK'nın 216/3 maddesine aykırı davranılmasının, 01/02/2022 tarihli hükmün verildiği duruşmada, duruşmanın bittiği bildirilmeden hükmün açıklanmasının, Kabule göre de; sanık ...'in üzerine atılı "uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama" suçunu işlediği, anlaşılmasına rağmen dosya içeriğine uygun olmayan gerekçe ile mahkumiyeti yerine beraatine karar verilmesinin bozmayı gerektirdiğine” ilişkin Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin 12.07.2024 tarihli ve 2022/600 Esas, 2024/1159 Karar sayılı bozma kararı ve bozma kararı üzerine verilen Adana 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.06.2025 tarihli ve 2024/348 Esas, 2025/178 Karar sayılı kararlarının 5271 sayılı CMK'nın 7. maddesine göre de “yenilenmesi mümkün olmayanlar dışında görevli olmayan hâkim veya mahkemece yapılan işlemler hükümsüzdür” şeklindeki düzenleme de gözetilerek açıkça hukuka aykırı olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiği anlaşılmakla; İlk Derece Mahkemesinin ilk kararı ile ilgili olarak gerekiyorsa 5271 sayılı CMK'nın 280/2. maddesi hükmü de gözetilmek suretiyle istinaf incelemesi yapılıp hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı görülmüştür. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin 18.09.2025 tarihli ve 2025/2623 Esas, 2025/1577 Karar sayılı hükmün düzeltilerek istinaf talebinin esastan reddine dair kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.02.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Adana 7. Ağır Ceza Mahkemesinin ilk hükmünü Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesi 12.07.2024 tarihli kararıyla, son sözün CMK 216/3'e aykırı sorulması ve bir sanığın beraati yerine mahkûmiyeti gerektiği gerekçesiyle bozmuş; ilk derece mahkemesi bozmadan sonra yeniden mahkûmiyet kurmuş, BAM bu hükmü düzelterek istinafı esastan reddetmiştir. Yargıtay 10. Ceza Dairesi, tebliğnamedeki bozma görüşü doğrultusunda BAM'ın bozma yetkisini incelemiştir.
Hukuki İlke: CMK 280/1-(e) ve (f) uyarınca (7571 sayılı Kanun'un 25. maddesiyle yapılan değişiklik de gözetilerek) bölge adliye mahkemesi ancak usul kurallarının açık ihlali hâlinde bozma kararı verebilir; beraat yerine mahkûmiyet gerektiği gibi esasa ilişkin bir değerlendirmeyle verilen bozma, CGK'nın 30.04.2025 tarihli 2024/6-490 E., 2025/197 K. sayılı kararı ve CMK 7 uyarınca hükümsüzdür, buna dayanan sonraki ilk derece hükmü de geçersizdir.
Uygulama Sonucu: BAM'ın hükmü düzelterek istinafı esastan reddeden kararı CMK 302/2 gereği oy birliğiyle bozulmuştur; BAM'ın ilk derece mahkemesinin ilk kararı üzerinden, gerekirse CMK 280/2 çerçevesinde duruşma açarak kendisi hüküm kurması gerektiği belirtilmiştir.
Dava Strateji Notu: BAM'ın esasa dair gerekçelerle (özellikle beraat yerine mahkûmiyet gerektiği yönünde) bozma verdiği dosyalarda tüm sonraki hükümler hükümsüz sayılabildiğinden, müdafiler yargılama zincirini geriye doğru tarayıp usulsüz BAM bozması varsa bunu temyizde bağımsız bir bozma nedeni olarak işlemelidir; bu yol, aleyhe dönmüş bir yargılamayı sıfırlayabilir.