İçeriğe geç
AC
10. Ceza Dairesi Esas: 2025/8436 Karar: 2026/1671 Tarih: 2026

Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2025/8436 K.2026/1671

10. Ceza Dairesi 2025/8436 E. , 2026/1671 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2246 E., 2025/1467 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, tem

Karar Özeti

10. Ceza Dairesi 2025/8436 E. , 2026/1671 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2246 E., 2025/1467 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, tem

Karar Detayı

10. Ceza Dairesi 2025/8436 E. , 2026/1671 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2246 E., 2025/1467 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Ankara 24. Ağır Ceza Mahkemesince sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir. B. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; yeterli delil bulunmadığına beraat kararı verilmesi gerektiğine, delil değerlendirilmesinin hatalı olduğuna ilişkindir. III. GEREKÇE 25.12.2025 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5271 sayılı CMK'nın 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde 7571 sayılı Kanun'un 25 inci maddesi ile yapılan değişiklikler de gözetilerek yapılan incelemede; Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere; İlk Derece Mahkemesi kararlarının Bölge Adliye Mahkemesince hangi hallerde bozulmasına karar verileceğinin 5271 sayılı CMK’nın 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde belirtildiği; bu düzenlemeden de anlaşılacağı gibi bölge adliye mahkemesinin bozma kararı verebileceği haller davanın esasına ilişkin değil ve fakat yargılamaya dair usul kurallarının açıkça ihlalleri ile hükme müessir usul kurumlarının ihmali suretiyle hüküm kurulması durumlarına münhasır olup somut olayda "sanığın ismini verdiği kişiler hakkında etkin soruşturma yapılıp sonucuna göre etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması, kovuşturma aşamasında adı geçen tanık ...'ın CMK'nın 48. maddesi uyarınca çekinme hakkı da hatırlatılarak tekrar dinlenilmesi gereğinin göz ardı edilmesi, 20/05/2024 tarihli imaj alma ve veri çıkarma raporundan anlaşıldığı üzere, ele geçirilen dijital materyallerin imaj alma iş ve işlemlerinin yapıldığı anlaşılmakla birlikte, dosya kapsamında materyallerin incelemesine dair rapor bulunmadığı görülmekle; söz konusu raporun, sanığın TCK'nın 192/3. maddesine temas eden ve yukarıda işaret edilen beyanlarıyla ilgili yarar bilgiler ihtiva edebileceği de gözetilerek dosyaya kazandırılmaksızın hüküm kurulması yoluna gidilmemesi kabule göre de müsadere hükümlerinin hatalı uygulanmasının bozmayı gerektirdiğine” ilişkin Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 29.11.2024 tarihli ve 2024/2307 Esas, 2024/1694 Karar sayılı bozma kararı ve bozma kararı üzerine verilen Ankara 24.Ağır Ceza Mahkemesinin 06.05.2025 tarihli ve 2024/545 Esas, 2025/271 Karar sayılı kararlarının 5271 sayılı CMK'nın 7. maddesine göre de “yenilenmesi mümkün olmayanlar dışında görevli olmayan hakim veya mahkemece yapılan işlemler hükümsüzdür” şeklindeki düzenleme de gözetilerek açıkça hukuka aykırı olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiği anlaşılmakla; ilk derece mahkemesinin ilk kararı ile ilgili olarak gerekiyorsa 5271 sayılı CMK'nın 280/2. maddesi hükmü de gözetilmek suretiyle istinaf incelemesi yapılıp hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı görülmüştür. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 26.09.2025 tarihli ve 2025/2246 Esas, 2025/1467 Karar sayılı istinaf talebinin esastan reddine dair kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Bozma nedeni ile tutukluluk süresi ve tutuklama koşullarında değişiklik bulunmaması karşısında sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.02.2026 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Ankara 24. Ağır Ceza Mahkemesinin uyuşturucu madde ticaretinden kurduğu ilk hüküm, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesince; sanığın isim verdiği kişiler hakkında etkin soruşturma yapılmadan etkin pişmanlığın tartışılmaması, tanığın çekinme hakkı hatırlatılarak yeniden dinlenmemesi ve imajı alınan dijital materyallerin inceleme raporunun dosyaya kazandırılmaması gerekçeleriyle bozulmuştu. Bozma sonrası verilen yeni mahkûmiyet ve istinaf ret kararı temyiz edilince Yargıtay 10. Ceza Dairesi bu bozmanın kendisini denetlemiştir.

Hukuki İlke: Ceza Genel Kurulunun 30.04.2025 tarihli 2024/6-490 E., 2025/197 K. sayılı kararı doğrultusunda, bölge adliye mahkemesi CMK 280/1-e ve f uyarınca yalnızca usul kurallarının açık ihlali veya hükme etkili usul kurumlarının ihmali hâllerinde bozma kararı verebilir; etkin pişmanlığın tartışılmaması, tanığın yeniden dinlenmemesi ve dijital inceleme raporunun eksikliği gibi esasa dokunan gerekçelerle verilen istinaf bozması ve ona dayanan sonraki kararlar CMK 7 gereği hükümsüzdür.

Uygulama Sonucu: Daire, yetki aşımıyla verilen istinaf bozması üzerine kurulan kararların hükümsüz olduğunu belirterek son istinaf kararını CMK 302/2 gereği oy birliğiyle bozmuş; ilk derece mahkemesinin ilk kararı üzerinden gerekirse CMK 280/2 uygulanarak istinaf incelemesi yapılması için dosyayı geri göndermiş, tutuklama koşullarında değişiklik olmadığından salıverilme talebini reddetmiştir.

Dava Strateji Notu: İstinaf bozmasının gerekçeleri sanık lehine görünse bile (etkin pişmanlık araştırması, dijital rapor eksikliği) bozmanın usul-esas ayrımına aykırı verilmesi tüm süreci hükümsüz kılıp yargılamayı başa sarabiliyor; tutuklu dosyada bu, ek süre demektir. Müdafi, istinafta bozma yerine CMK 280/2 kapsamında duruşmalı inceleme ve delillerin istinafta toplanmasını talep etmeyi düşünmeli; etkin pişmanlık için verilen isimlerin araştırılması talebi de bu çerçevede istinaf önüne taşınmalıdır.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla