Karar Özeti
10. Ceza Dairesi 2025/8470 E. , 2026/487 K. "İçtihat Metni" T U T U K L U MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2647 E., 2025/1661 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükmün onanması Sanık hakkında kurulan hükmün, y
Karar Detayı
10. Ceza Dairesi 2025/8470 E. , 2026/487 K. "İçtihat Metni" T U T U K L U MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2647 E., 2025/1661 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükmün onanması Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 5271 sayılı CMK'nın 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesince, sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir. B. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükme yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair kesin, somut kuşkuya yer bırakmayacak nitelikte delil bulunmadığına, 2 Şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Cezanın üst sınırdan verildiğine, 4. Dosyanın detaylı incelenmediğine,İlişkindir. III. GEREKÇE Sanık hakkında etkin pişmanlık hükmünün uygulanıp uygulanmayacağı hususunun, sanığın uyuşturucu maddenin bulunduğu kargoyu teslim edeceği kişi hakkında tüm delilleri ile birlikte suç duyurusunda bulunduktan sonra yürütülecek kovuşturmanın ve temyiz incelemesine konu dosyadan tefrik edilerek Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 2024/57890 sırasına kayıt edilen soruşturma dosyasının sonucuna göre yargılamanın yenilenmesi yoluyla her zaman değerlendirilebileceği anlaşılmıştır. Sanık hakkında tekerrüre esas alınan 5237 sayılı TCK'nın 165. maddesi kapsamındaki suçun 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesinde 7188 sayılı Kanun'un 26. maddesinde yapılan değişiklikle uzlaşma kapsamına alındığı ve kanun maddesinin Resmi Gazete de 24.10.2019 tarihinde yayımlandığı, 24.10.2019 tarihinden itibaren söz konusu suçun uzlaşma kapsamına alındığı, tekerrüre esas alınan suçun suç tarihinin 23.09.2020 olması nedeniyle uyarlama yargılamasına konu olamayacağından Tebliğnamenin tekerrüre esas alınan ilam yönündeki düşüncesine iştirak edilmemiştir. İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna, delillerin değerlendirilmesine, temel cezaların alt sınır aşılarak belirlenmesine, 5237 sayılı TCK'nın 188/4-a maddesinin uygulanmasına, 5237 sayılı TCK'nın 62. maddesinin sanık hakkında uygulanmamasına, ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. Parmak izi tespit edilmesi nedeniyle Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı Adli Emanet Memurluğunun 2023/7599 sırasında kayıtlı emanetlerin dosyada delil olarak saklanılması yerine müsaderesine karar verilmesi hukuka aykırı olduğu, değerlendirilmiş; bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303. maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün, Hüküm fıkrasının 6. maddesinde yer alan "TCK'nın 54/1 maddesi gereğince MÜSADERESİNE" ibaresinin hükümden çıkartılması ve yerine "dosyada delil olarak saklanılmasına" ibaresinin eklenilmesi, Suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılığın DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.01.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesince kargo yoluyla uyuşturucu ticaretinden mahkûm edilen sanığın istinaf başvurusu Antalya BAM 12. Ceza Dairesince esastan reddedilmiştir. Sanık, kargodaki uyuşturucuyu teslim edeceği kişi hakkında beyanda bulunmuş; bu kişiye ilişkin soruşturma Antalya Cumhuriyet Başsavcılığında ayrı bir dosyaya kaydedilerek tefrik edilmiştir. Yargıtay ayrıca tekerrüre esas alınan TCK 165 kapsamındaki suçun uzlaşma kapsamına alınmasının etkisini tartışmıştır.
Hukuki İlke: Etkin pişmanlığın uygulanıp uygulanmayacağı, tefrik edilen soruşturmanın sonucuna göre yargılamanın yenilenmesi yoluyla her zaman değerlendirilebilir; tekerrüre esas suç 7188 sayılı Kanun'un 26. maddesiyle CMK 253 kapsamında uzlaşmaya alınmış olsa da, değişikliğin yayımı olan 24.10.2019'dan sonra (23.09.2020) işlenen suç uyarlama yargılamasına konu olamaz. Parmak izi tespit edilen emanet eşyası ise müsadere edilemeyip delil olarak saklanmalıdır.
Uygulama Sonucu: BAM kararı CMK 302/2 gereği bozulmuş, ancak yalnızca emanetteki eşyanın müsaderesi yerine delil olarak saklanmasına hükmedilmek suretiyle hüküm CMK 303 kapsamında düzeltilerek onanmış; tebliğnamenin tekerrür ilamına ilişkin görüşüne iştirak edilmemiştir.
Dava Strateji Notu: Teslim alacak kişiyi açıklayan sanık yönünden etkin pişmanlık kapısı temyizle kapanmaz; tefrik dosyası mahkûmiyetle sonuçlanırsa yargılamanın yenilenmesi talep edilebilir, bu nedenle müdafiin tefrik soruşturmasını düzenli takip etmesi gerekir. Tekerrür itirazlarında ise uzlaşma değişikliğinin yürürlük tarihi ile tekerrüre esas suçun işlenme tarihi karşılaştırılmadan uyarlama talep edilmemelidir.